Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi hazırlık süreçleri, Pasifik ada ülkesi Fiji'de düzenlenen Pre-COP toplantılarıyla hız kazandı. Zirveye COP31 Başkanı sıfatıyla katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, küresel iklim politikalarındaki eylemsizliğe ve finansman adaletsizliğine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gelişmiş ülkelerin taahhütlerini yerine getirmekte yavaş kalmasına dikkat çeken Kurum, iklim krizinin en ağır bedelini bu krizde hiçbir payı olmayan ada devletlerinin ödediğini vurguladı.

"Samimi Değilseniz Rol Yapmayın"
COP31 başkanlığı süresince şeffaf ve doğrudan bir iletişim stratejisi benimsediklerini belirten Kurum, küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlandırma hedefinin ancak emisyonların hızla düşürülmesiyle mümkün olabileceğinin altını çizdi. Uzun yıllardır fosil yakıtlardan çıkış konusunda yalnızca söylem üretildiğini ifade eden Kurum, uluslararası topluma net bir mesaj vererek şunları kaydetti: "Hedeflerimiz de, eylem gündemimiz de son derece açık. Eğer bu süreçte samimiyseniz, verilen sözleri hayata geçirmeniz gerekir. Şayet samimi değilseniz, lütfen rol yapmayın. Türkiye olarak 'gelin bunu birlikte başaralım' diyoruz ve bu kararlılığımızdan asla geri adım atmayacağız."
Afet Yönetiminde Türkiye İradesi: "İki Yılda İki Milyon İnsana Ev Yaptık"
Toplantıda, küresel sorunların çözümünde siyasi iradenin ve kararlılığın önemine değinilirken, Türkiye'nin 6 Şubat depremleri sonrası yürüttüğü devasa yeniden inşa süreci örnek gösterildi. Asrın felaketinin ardından 15. günde temellerin atıldığını ve sadece iki yıl içerisinde 455 bin konutun inşa edilerek 2 milyon insanın güvenli yuvalarına kavuşturulduğunu hatırlatan Bakan Kurum, "Kararlı olursanız ve gerçek bir irade ortaya koyarsanız yapılamayacak hiçbir şey yoktur. Biz bu iradeyi Avustralya ile birlikte iklim müzakerelerinde de gösteriyor, tüm dünyayı benzer bir sorumluluk almaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
NATO Bütçesi Kadar Önemli: İklim Finansmanında Adalet Vurgusu
Pre-COP Ana Oturumu'nda iklim finansmanına erişimdeki dramatik eşitsizlikler de masaya yatırıldı. Kurum, NATO ülkelerinin savunma harcamalarını bütçelerinin yüzde 5'ine çıkarma kararı aldığını hatırlatarak, aynı hassasiyetin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan ülkeler için de gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Çarpıcı istatistikler paylaşan COP31 Başkanı, en az gelişmiş ülkelere sağlanan yıllık 21 milyar dolarlık iklim finansmanının, dünyadaki bir haftalık gıda israfına denk geldiğini söyledi. İnsanların yalnızca kişisel lüks ürünlere yılda 410 milyar dolar harcadığı bir düzende kaynak veya teknoloji eksikliğinden söz edilemeyeceğini vurgulayan Kurum, "Sadece 1,5 milyar dolarlık bir finansmanla Pasifik adalarını, Tuvalu'yu kurtarmak mümkün. Bu kadar basit bir denklemde, bedeli krizde payı olmayan yoksul ülkelere ödetmek vicdanen kabul edilemez" dedi.

Çözüm İçin Dört Aşamalı Yol Haritası
İklim krizinin ön cephesinde yer alan ülkeler için "yardım var ama ulaşmıyor" tablosunun değişmesi gerektiğini ifade eden Kurum, finansmana erişimi kolaylaştıracak 4 somut adımlık bir plan önerdi:
Bürokrasinin Azaltılması: İklim fonlarında karmaşık başvuru süreçlerinin terk edilerek, özellikle küçük projeler için hızlı onay mekanizmalarının devreye sokulması.
Yerel İhtiyaçlara Odaklanma: Sağlanacak finansmanın donörlerin değil, ülkelerin kendi kalkınma planlarına, tarım ve su kaynaklarını koruma önceliklerine hizmet etmesi.
Borç Değil, Dayanıklılık: Kredi yerine hibe oranlarının artırılması ve yeni antlaşmalara afet anında borçları askıya alan acil durum maddelerinin eklenmesi.
Kırılgan Ülkelere Öncelik: Verilen finansman sözlerinin net bir takvime bağlanması ve 2035 hedefleri doğrultusunda uyum bütçelerinin en az üç katına çıkarılması.
Antalya'da "Uygulama COP'u" Dönemi Başlıyor
Fiji'den çıkan kararların Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesinde doğrudan uygulamaya dönüştürüleceğini duyuran Bakan Kurum, Türkiye'nin bu süreci "Uygulama COP'u" olarak tanımladığını hatırlattı. COP31 eylem gündemi kapsamında hayata geçirilecek 'İklim Uygulama Köprüsü'nün, kağıt üzerindeki projeleri sahaya taşıyacağını belirten Kurum, yerel halkın yaşamına, bir köyün tarlasına ya da dalgalarla boğuşan bir kıyıya ulaşmayan hiçbir küresel taahhüdün başarı sayılamayacağını ifade etti. Taraflara "söz değil, sonuç odaklı" bir Antalya buluşması için çağrı yapıldı.