Dünya iklim diplomasisinin kalbi Antalya’da atmaya hazırlanırken, zirve alanı bugüne kadar görülmemiş ölçekte bir kültür-sanat projesine sahne oluyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen hazırlıklar kapsamında, COP31 yerleşkesinin tamamı dev bir açık ve kapalı galeri kompleksi kimliği kazanıyor. “COPArt: Hâlâ Mümkün / Still Possible” temasıyla hayata geçirilen proje, doğanın karşı karşıya olduğu tehditleri görsel sanatların çarpıcı diliyle küresel kamuoyunun gündemine taşımayı hedefliyor.
1,1 Milyon Metrekarede 1.000'i Aşkın Eser
Organizasyonun vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, zirvenin yalnızca siyasi müzakerelerle sınırlı kalmayacağını, sanatın evrensel gücüyle geniş kitleleri harekete geçireceğini vurguladı.
Kurum, 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda kurulacak platformun Türkiye’nin en büyük açık hava sanat sahnesi niteliği taşıyacağını belirterek; bini aşkın yapıt, 50’den fazla dev ölçekli açık hava yerleştirmesi ve kapsamlı söyleşiler aracılığıyla dünyaya “Gezegenimiz için hâlâ umut var” mesajı verileceğini kaydetti.
Klasik Başyapıtlardan Çağdaş Sanata Kültür Köprüsü
Küratörlüğünü Nagihan Özel’in üstlendiği COPArt seçkisi, Türk resim tarihinin mihenk taşlarını çağdaş sanatın öncü isimleriyle aynı çatı altında bir araya getiriyor. 6 bin 600 metrekarelik kapalı alanda planlanan “Altı Usta Altı İz” sergisinde; Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe’nin eserleri sergilenecek.

Program dahilinde ayrıca Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı gibi ustalara ait kimi yapıtlar ilk kez sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sergi alanında zirve süresince ekoloji ve sanat ilişkisini irdeleyen 48 ayrı panel ve oturum düzenlenecek.
Küresel Çevre Krizine Sanatsal Yansımalar
COPArt, uluslararası arenada ses getiren çağdaş sanatçıların çevre odaklı üretimlerine de ev sahipliği yapıyor. Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña ve Luke Jerram gibi küresel figürlerin imzasını taşıyan yerleştirmeler, insanın ekosistemle kurduğu ilişkiyi sorgulatacak.

Zaria Forman’ın eriyen buzulları tasvir eden çalışmaları, Eva Jospin’in mukavvadan oluşturduğu orman kompozisyonları, Todd Gray’in çevresel adalet anlatıları ve NILS-UDO’nun doğanın geçiciliğini belgeleyen fotoğrafları iklim krizinin boyutlarını doğrudan gözler önüne serecek.

"Gelecek, Bugün Korumayı Başardıklarımızla Şekillenecek"
Sanatın dönüştürücü rolüne dikkat çeken Küratör Nagihan Özel, serginin temel amacının ziyaretçilerde kalıcı bir sorumluluk bilinci uyandırmak olduğunu ifade etti. Sanatın uzaktaki bir kaybı insanın yanı başına getirme gücüne sahip olduğunu belirten Özel, "Hâlâ Mümkün" çağrısının bir türün veya bir ormanın varlığını sürdürmesi için bugünden adım atılması gerektiğini hatırlatan somut bir yüzleşme alanı sunduğunu dile getirdi.

9-20 Kasım tarihleri arasında Taraflar Konferansı ile eş zamanlı gerçekleşecek etkinliklerde; Yeşil Bölge kapsamındaki sergiler tüm vatandaşlar tarafından ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Mavi Bölge yerleşkesindeki sanat alanları ise BM nezdinde akredite edilen heyet ve delegasyonlara açık olacak.