New York İklim Haftası kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından düzenlenen İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı, küresel iklim diplomasisinin en kritik buluşmalarından birine sahne oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılım sağladığı ve BM Genel Sekreteri António Guterres, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile Bloomberg Philanthropies kurucusu Michael R. Bloomberg’in açılışını yaptığı zirvede, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’in vizyonu paylaşıldı.
Kapanış oturumunda söz alan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dünyayı artık soyut taahhütler yerine sahadaki somut uygulamalara odaklanmaya çağırdı. COP31’i bir "Uygulama COP’u" olarak konumlandırdıklarını belirten Kurum, iklim krizine karşı atılacak adımların lafta kalmaması gerektiğinin altını çizdi.
Deprem Bölgesindeki Konut Modeli Dünya Sahnesinde
Bakan Kurum, Türkiye'nin afet sonrası hayata geçirdiği hızlı ve sürdürülebilir inşaat hamlesini küresel iklim mücadelesine somut bir örnek olarak sundu. 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 2 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini hatırlatan Kurum, bu konutların iklim dostu özelliklerine dikkat çekti.
Yapılan incelemelerde Sıfır Atık uyumlu ve enerji verimli inşa edilen yeni konutların, geleneksel yapılara kıyasla enerji kullanım yoğunluğunu yüzde 39 oranında azalttığının tespit edildiğini ifade eden Kurum, küresel topluma şu sözlerle seslendi:
"Geriye dönüp baktığımızda saatte 23, günde 550 konut ürettiğimizi görüyoruz. Bu konutlar iklim dirençli, daha az karbon salıyor ve çok daha yaşanabilir. İşte tam da bu yüzden 'uygulama' diyoruz. Yeterince konuştuk, kararlar aldık, müzakere ettik. Dünya artık bizden sonuç ve somut icraat bekliyor."
Küresel Emisyonu Yüzde 20 Azaltacak 6 Kritik Hedef
Toplantıda COP31 Eylem Gündemi’nin omurgasını oluşturan küresel hedefler de detaylandırıldı. Kurum, 2035 yılına kadar dünya genelinde elektrifikasyon oranını yüzde 35’e çıkarma, atık artışını yarı yarıya düşürme, binalardaki enerji kullanım yoğunluğunu yüzde 25 azaltma ve döngüsel malzeme kullanımını yüzde 15’e yükseltme gibi temel başlıkları sıraladı.
İklim farkındalığı ve finansmana erişimi kolaylaştıracak "Uygulama Köprüsü" ile birlikte bu 6 hedefin yakalanması durumunda küresel emisyonların yüzde 20 oranında azalabileceğini belirten Kurum; Afrika’dan Amerika’ya, Avrupa’dan Avustralya’ya kadar tüm coğrafyaların farklı ihtiyaçlarını gözeten adil ve kapsayıcı bir dönüşüm şartının altını çizdi.
Yapay Zeka Örneği ve Finansmana Erişim Vurgusu
Sürdürülebilir finansman ve teknoloji transferinin önemine değinen COP31 Başkanı, gelişmekte olan ülkelerin dönüşüm kapasitelerini artırmak için uluslararası finans kuruluşlarıyla temasta olduklarını dile getirdi. Konuşmasında yapay zeka kullanımının enerji maliyetlerine ve emisyon oranlarına etkisine de değinen Kurum, teknolojik imkanların iklime tehdit oluşturmayacak şekilde dengeli kullanılması gerektiğine işaret etti.
Mali kaynağın doğrudan sahaya aktarılması gerektiğini savunan Kurum, sanayi dönüşümü, istihdam ve sosyal politikaların iklim eylemleriyle entegre yürütülmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Antalya Zirvesi İçin Dünya Ülkelerine Çağrı
Adil geçişin sadece maliyetlerin paylaşıldığı bir süreç değil, yeni bir iktisadi kalkınma modeli olarak benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, Türkiye'nin Antalya'da gerçekleşecek COP31 Zirvesi'ne büyük bir kararlılıkla hazırlandığını söyledi.
"Adil geçişteki başarımızı tek bir soruyla ölçeceğiz: Dönüşümü hızlandırırken kimseyi geride bırakmadan hep birlikte ilerleyebiliyor muyuz?" diyen COP31 Başkanı Murat Kurum, Antalya'da bağlayıcı ve uygulayabilir kararlar almak üzere tüm taraf ülkeleri ve uluslararası kurumları iş birliğine davet etti.