Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yaklaşık 3 saat süren Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin iç huzuru, Doğu Akdeniz'deki dengeler, bölgesel diploması ve ekonomik hedeflere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Küresel gelişmelerin istikrarı daha hayati kıldığını belirten Erdoğan, "Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyoruz. Milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum" dedi.
Türkiye'nin toplumsal barışına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'daki sokak hareketlerine atıfta bulunarak, "Türkiye, her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, basın özgürlüğü konusunda ise "Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de gazetecilerle bir sorunumuz yoktur. Türkiye'de yüzlerce her çeşitten kanallar var ve hepsi özgürce yayın yapıyor. Yalan içermediği sürece herkes istediğini konuşuyor. Biz de bu farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Doğu Akdeniz dengeleri ve Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi
Dış politikada Türkiye'nin milli çıkarlarını öncelediklerini vurgulayan Erdoğan, Libya ile yürütülen deniz yetki alanları politikasına işaret etti.
Erdoğan, "Biz Doğu Akdeniz'de tabiricaizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye'nin çıkarlarıdır. Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye, Türk milleti için doğru, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz" diye konuştu.
Erdoğan'ın işaret ettiği deniz yetki alanları mutabakatı, 2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanmasının ardından, geçtiğimiz günlerde Libya Temsilciler Meclisi tarafından da resmen onaylanarak Doğu Akdeniz'deki meşruiyet zeminini pekiştirdi.
Mutabakata yönelik geçmiş eleştirilere değinen Erdoğan, "Mutabakat dolayısıyla bizi kıyasıya eleştiren, 'Libya'da ne işimiz var' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli buluyorum" dedi. Yaklaşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi öncesi birlik mesajı veren Erdoğan, "Türk dünyası olarak, sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz" açıklamasını yaptı.
2027 yılı bütçesiyle ekonomik dayanıklılık hedefi
Hükümetin ekonomi vizyonuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hazırlıkları tamamlanan yeni bütçenin temel parametrelerini paylaştı. Erdoğan, "Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara daha dayanıklı hale getireceğiz" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.