Türkiye’de 2017 yılında Sayın Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık Hareket, dar kapsamlı bir geri dönüşüm girişiminin ötesine geçerek küresel iklim politikalarını şekillendiren uluslararası bir ekosisteme dönüştü. Sıfır Atık Vakfı; kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kentleşme, gıda ve su güvenliği gibi alanları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak Türkiye’nin çevresel birikimini dünya sahnesine taşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesiyle ivme kazanan bu süreç, iklim krizine karşı dirençli bir gelecek inşa etmeyi hedefliyor.
COP31 Öncesi Antalya ve İstanbul Hattında Tarihi İklim Buluşması
Türkiye’nin 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 süreci, sıfır atık yaklaşımının küresel iklim eylemindeki yerini daha da sağlamlaştırıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından COP31 Başkanı olarak görevlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yürütücü vizyonu ve Vakıf Başkanı aynı zamanda COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın koordinasyonuyla sıfır atık, zirvenin ana omurgasını oluşturuyor. Bu vizyonun en güçlü adımlarından biri olan İstanbul Sıfır Atık Forumu, 183 ülkeden temsilciyi ve 120’den fazla bakanı bir araya getirerek COP31 öncesi çözümlerin ve uluslararası iş birliklerinin merkez üssü haline geldi.
Mahalle Muhtarlarından Çalıştaylara: 81 İlde Yerel Dönüşüm Seferberliği
Sıfır atık vizyonunun başarısı, küresel ölçekteki diplomatik temasların yanı sıra doğrudan yerele inen saha çalışmalarıyla pekiştiriliyor. 2026 yılı bünyesinde 81 ili kapsayan "Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları" ile her kentin kendi atık ve çevre haritası çıkarılıyor. İçişleri Bakanlığı iş birliğiyle başlatılan "Geleceğe İz Bırak Muhtarlar Buluşması" sayesinde sıfır atık kültürü vatandaşın günlük yaşamına en yakın temas noktası olan muhtarlıklar aracılığıyla mahalle ve köylere kadar yaygınlaştırılıyor.
Plastik Kirliliğine Karşı Yaşam Döngüsü ve Mavi Ekonominin Korunması
Karada yürütülen kararlı adımlar, deniz ve su ekosistemlerinin korunmasıyla tamamlanıyor. Ağustos 2026’da düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı kapsamında, Türkiye’nin 2053 plastik vizyonuna yön verecek bütüncül politikalar şekillendirildi. Ürünün tasarımından üretimine, kullanımından bertarafına kadar olan tüm süreç "yaşam döngüsü" anlayışıyla ele alınıyor. Aynı zamanda, Türkiye genelinde 120’den fazla sulak alanda yürütülen incelemeler ve Van Gölü Havzası gibi stratejik noktalardaki saha çalışmalarıyla karasal ve sucul biyoçeşitlilik güvence altına alınıyor.
Akademiden Kutup Araştırmalarına: Veriye Dayalı Geleçek Planlaması
Kalıcı ve ölçülebilir bir dönüşüm için bilimsel altyapıyı şart gören Sıfır Atık Vakfı; YÖK, TÜBİTAK ve üniversitelerle kapsamlı ortaklıklara imza atıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi çatısı altında kurulan Sıfır Atık Enstitüsü ve burs programları teknoloji odaklı çözümler geliştirirken, TÜİK iş birliğiyle kurulan Uluslararası Sıfır Atık Veri Merkezi uluslararası standartlarda güvenilir göstergeler üretiyor. Kutup seferlerinden elde edilen bulgularla hazırlanan "Kutuplarda Sıfır Atık" çalışması ise çevre politikalarının bilimsel derinliğini ortaya koyuyor. Gençlik ve Çocuk Hakları Komiteleri ile sürdürülen projeler ise sıfır atık fikrini gelecek nesiller için kalıcı bir yaşam kültürüne dönüştürmeyi sürdürüyor.