Yeni Birlik Gündem Emine Erdoğan Semerkant'taki zirvede Gazze'deki çocukların durumuna dikkat çekti

Emine Erdoğan Semerkant'taki zirvede Gazze'deki çocukların durumuna dikkat çekti

Özbekistan’ın tarihi Semerkant kentinde düzenlenen Dünya Zirvesi'nde konuşan Emine Erdoğan, çocuk refahının dünün göstergeleriyle ölçülemeyeceğini belirterek, Gazze başta olmak üzere çatışma bölgelerindeki çocukların sesi olmanın insanlık görevi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Özbekistan’ın tarihi Semerkant kentinde gerçekleştirilen "Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol Dünya Zirvesi" kapsamında uluslararası kamuoyuna seslendi. 100’den fazla ülkenin temsilcilerinin bir araya geldiği zirvede yaptığı konuşmada Emine Erdoğan, çocuğun insanlığın kalbi olduğunu belirterek, savaş bölgelerindeki masumların hakkını savunmanın küresel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

İlim ve hikmet birikiminin sembol merkezlerinden Semerkant’ta çocuk refahını konuşmanın derin bir anlam taşıdığını kaydeden Emine Erdoğan, Biruni’den İbn Sina’ya uzanan kadim mirasa atıfta bulunarak esenlik dolu bir dünya gayesinin altını çizdi.

"Geleneksel Göstergeler Büyük Resmi Perdeleyebiliyor"

Hızla değişen dünyada çocuk refahını ölçen geleneksel istatistiklerin yetersiz kaldığını vurgulayan Emine Erdoğan, sadece okula gitme veya fiziksel ihtiyaçların karşılanması gibi verilerin tek başına yeterli bir tablo sunmadığına dikkat çekti.

Geleneksel verilerin toptancı bir yaklaşıma dönüşebildiğini dile getiren Erdoğan; iklim krizi, çatışma ortamları, zorunlu göçler, dijital şiddet ve dikkat sömürüsü gibi yeni nesil sorun alanlarının "çocuk refahı" tanımını yeniden şekillendirdiğini söyledi. Günümüz dünyasını dünün kriterleriyle değerlendirmenin eksik sonuçlar doğuracağını belirten Erdoğan, çok boyutlu zorluklara karşı çağın ruhunu okuyan politikalar geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin Sosyal Politikaları ve Dijital Koruma Kalkanı

Türkiye’nin çocuk refahı ve aile yapısını güçlendirmeye yönelik attığı öncü adımlardan bahseden Emine Erdoğan, çocuğun fiziksel gelişiminin yanı sıra zihinsel, ruhsal ve ahlaki bütünlüğünün korunmasını esas aldıklarını ifade etti.

Aile kurumunun güçlendirilmesi amacıyla 2025 yılının Aile Yılı ilan edildiğini ve 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus 10 Yılı" olarak planlandığını hatırlatan Erdoğan, uygulanmaya başlanan projeleri şu sözlerle özetledi:

Dijital Alan Düzenlemeleri: Türkiye’nin Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ilk adımları atan ülkelerden biri olduğu, 15 yaş altı bireyler için sosyal medya erişim sınırlandırmaları ve ebeveyn denetimi gibi yükümlülüklerin devreye sokulduğu belirtildi.

Gönül Elçileri Projesi: UNICEF tarafından örnek gösterilen proje sayesinde 11 binden fazla çocuğun koruyucu aile yanında sıcak bir yuvaya kavuştuğu ve savaş mağduru göçmen çocukların da bu sisteme dahil edildiği aktarıldı.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli: Çocukların yerel değerlerden kopmadan çağdaş donanımlarla yetiştirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze'deki Çocuk Trajedisi ve Savaşın Acı Bilançosu

Savaş bölgelerindeki çocukların yaşadığı insani drama geniş yer ayıran Emine Erdoğan, coğrafyalar arasındaki eşitsizliğe dikkat çekerek, bir yanda sınıflara koşan çocuklar varken diğer yanda siren seslerinden kaçan veya çadırlarda hayatını kaybeden çocukların varlığına değindi.

Gazze'deki tablonun vahim boyutlarını rakamlarla ortaya koyan Erdoğan, son 3 yılda 21 binden fazla çocuğun yaşamını yitirdiğini, 10 binden fazla çocuğun kalıcı sakatlık yaşadığını ve 700 bin öğrencinin eğitimden mahrum kaldığını belirtti. Bölgedeki sağlık altyapısının çökertildiğini ve 1 milyondan fazla çocuğun en temel haklarından yoksun bir şekilde yasadığını ifade eden Emine Erdoğan, "Kimsenin geride kalmadığı adil bir dünya, ancak savaş sirenleri sustuğunda mümkün olabilir" diyerek küresel topluma barış çağrısında bulundu.