İstanbul’un simge yapılarından biri olan tarihi Haydarpaşa Garı, inşa edildiği 1909 yılından bu yana geçirdiği en büyük ve kapsamlı restorasyon sürecinden geçiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TCDD ortaklığında yürütülen dev projede, yapının temellerine dair oldukça kritik bir teknik gerçek gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan jeoradar ve zemin analizleri, asırlık garın yükünü taşıyan ahşap altyapının büyük ölçüde tahrip olduğunu ortaya koydu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tarihi binanın orijinal mimari projeleri üzerinden yürütülen incelemelerde, temel sisteminde yer alan yaklaşık 1000 ahşap kazıktan yalnızca 200’ünün yerinde tespit edilebildiğini duyurdu. Teknik ekibin elde ettiği bulgular, kazıkların yaklaşık yüzde 80’inin geçen 117 yıllık süreçte yok olduğunu gösterdi.

Zemin Sıvılaşması ve Çökme Riski Mühendislik Operasyonuyla Önleniyor
Ahşap kazıkların kaybolmasının yanı sıra alanın jeolojik yapısına dair yapılan detaylı testler, gar binasının oturduğu zeminde ciddi riskler bulunduğunu gösterdi. "ZF" sınıfı olarak tanımlanan; gevşek, suya doygun ve dolgu malzemeden oluşan zemin yapısının yüksek oranda sıvılaşma potansiyeline sahip olduğu belirlendi. Olası bir sarsıntı veya yük değişiminde yapıda yanal kayma ve oturma risklerinin doğabileceğini tespit eden uzmanlar, vakit kaybetmeden koruyucu önlemleri devreye soktu.
Akademik heyetler ve Danışma Kurulu onaylı hazırlanan zemin iyileştirme projesi kapsamında, gar binasının çevresi fore kazıklarla kuşatıldı. Binasal bütünlüğü korumak adına bodrum katları da dahil olmak üzere yapı genelinde kompaksiyon ve polimer enjeksiyon teknikleri uygulanarak zemin sağlamlaştırıldı. İmalat sürecinin her anında hassas ölçüm cihazlarıyla binanın mikro düzeydeki hareketleri ve davranışı milim milim takip edildi.

Açılış Takvimi Neden Ertelendi? İlk Etap İçin Yeni Hedef 2027
Geniş çaplı mühendislik müdahaleleri, binanın tarihi dokusuna zarar vermeden yürütülen hassas çalışmalar ve üstyapı ile kurulan eş zamanlı koordinasyon, iş programında zorunlu bir revizyonu beraberinde getirdi. Projenin açılış takvimindeki gecikmenin ana nedenlerini açıklayan Bakan Ersoy, önceliklerinin tarihi mirası sıfır riskle geleceğe aktarmak olduğunu vurguladı.
Daha önce İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında açılması planlanan ilk etabın, zemin güçlendirme süreçlerinin beklenenden detaylı ilerlemesi, alandaki kurumların tahliye işlemlerinin zaman alması ve Arkeopark alanında ortaya çıkan yeni buluntular sebebiyle 2027 yılına ertelendiği kaydedildi.
Arkeopark’ta Heyecan Veren Yeni Buluntular Projeyi Genişletti
Haydarpaşa Gar Sahası’ndaki çalışmalar sadece binanın restorasyonuyla sınırlı kalmıyor. Bölgedeki Arkeopark kazıları sırasında altyapı ve drenaj hatlarının yapımı esnasında yeni tarihi kalıntılara ulaşıldı. Kültür varlıklarının yerinde korunması amacıyla ziyaretçi dolaşım rotaları, yürüyüş yolları ve altyapı projeleri sıfırdan revize edildi.
Alanda yapılan yeni keşifler, yürütülen arkeolojik koruma ve restorasyon uygulamalarının süresini uzatsa da bölgenin tarihsel derinliğini artıracak önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Anadolu Yakası’nın Yeni Kültür Vadisi Doğuyor
Restorasyon tamamlandığında Haydarpaşa Garı ve etrafındaki alan yalnızca bir ulaşım merkezi değil, İstanbul’un en canlı kültür ve sanat noktalarından biri haline gelecek. 15 Ağustos 2024’te imzalanan protokol doğrultusunda hayata geçirilecek dev komplekste şunlar yer alacak:
Anadolu Yakası’nın ilk kapsamlı Arkeoloji Müzesi,
Çağdaş performans sanatları merkezi ve sergi salonları,
Zengin bir içerikle tasarlanan kütüphane ve sanat-tasarım atölyeleri,
Tarihi kalıntıların sergileneceği açık Arkeopark ve geniş peyzaj alanları.
Tarihi garın tüm bu donatılarıyla birlikte 2027 yılında kapılarını ziyaretçilerine tam donanımlı şekilde açması planlanıyor.