Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanı Anlaşması’nın onaylanması, başta Yunanistan olmak üzere pek çok ülkede geniş yankı buldu. Yunan makamları ve siyâsetçiler gelişme karşısında ikiye bölündü. Bir kesim anlaşmanın uluslararası deniz hukukunu ihlal ettiğini ileri sürerken diğer kesim ise Atina için “çok olumsuz bir gelişme” değerlendirmesini yaptı.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı: Mutabakat hükümsüz ve geçersiz
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye-Libya Mutabakatı’nın Uluslararası Deniz Hukuku’na aykırı olduğu iddia edilirken Libya’ya “uluslararası hukuka aykırı olan ve Doğu Akdeniz’deki istikrarı baltalayan her eylemden kaçınması” yönünde çağrı yapıldı. Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:
Yunanistan, Libya Temsilciler Meclisi’nin deniz bölgelerinin sınırlandırılmasına ilişkin 2019 yılına ait sözde Türkiye-Libya Mutabakatı’nın onaylanmasını reddediyor.
Bu karar, Uluslararası Deniz Hukuku’na aykırı olan ve bölgedeki devletlerin egemenlik haklarını ihlal eden mutabakatın yasa dışı, geçersiz ve hükümsüz yapısını değiştirmiyor.
Buna ek olarak, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis bugün (21 Ekim 2026) Mega News radyo kanalına verdiği röportajda şunları söyledi:
Yunanistan spazmodik tepki vermiyor. Yunanistan ulusal menfaatlere hizmet için projeyi baz alarak tepki veriyor. Geçen on yıllarda olandan temel fark budur. Son 7 yılda meydana gelenlerin tümü, sınırlandırma hakkındaki anlaşmalarımız, İyon Denizi’ndeki kara sularımızın genişletilmesi, deniz parkları, denizcilik planlaması, sermayemizin değerlendirilmesi, tümü öncelikli olarak gerçekleşti. Çünkü planlamamız var. Tamamıyla geçersiz olan ve herhangi bir sonuç üretmeyen bir eylemden etkilenmeyeceğiz.
Cihat Yaycı’dan AB’ye tepki: Açıklamaları hukukun yerine geçemez!
Anlaşmanın ilanını takiben Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya üzerinden taraflı bir açıklamada bulundu. Mutabakatın onaylanmasını derin bir üzüntüyle karşıladıklarını belirten Leyen, anlaşmanın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve Deniz Hukuku’na aykırı olduğunu iddia etti. Bununla birlikte, Yunanistan ve Kıbrıs (GKRY) ile dayanışmalarını yineledi.
“Mavi Vatan Doktrini”nin ve Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanı Anlaşması’nın mimarı olan Amiral Cihat Yaycı ise mutabakatın bağlı olduğu ilkelerin Uluslararası Deniz Hukuku’nda ve uluslararası yargı kararlarında dikkate alınan ilke ve ölçütler olduğunun altını çizerek “Avrupa Birliği’nin siyâsi açıklamaları, uluslararası deniz hukukunun yerine geçemez!” dedi.

Eski Yunanistan Başbakanı Samaras’tan Miçotakis’e sert çıkış
Eski Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras, Türkiye-Libya Muhtırası üzerinden Yunan Başbakan Kiryakos Miçotakis ve Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis’i sert sözlerle eleştirdi. İki ismin de şimdiye dek tam tersini vadettiğini belirten Samaras şu ifadeleri kullandı:
Libya’daki dramatik olaylar, son zamanlarda bize tam tersini garanti eden sayın Gerapetritis’in gerçek yüzünü geri döndürülemez şekilde ortaya koyuyor. Onu çoktan görevden almak yerine, her konuda onunla aynı fikirde olan Başbakan’ı da gözler önüne seriyor.
Libya’dan gelen yasa dışı göçmen dalgaları Girit’i hedef alırken Sina Manastırı için bile bulutlar yoğunlaşıyor.
Aynı zamanda Türkiye’nin sürekli olarak, Bulgar şirketler aracılığıyla, Trakya’da gayrimenkuller satın aldığını görüyoruz.
Ve Erdoğan ile kucaklaşan Rama’yı.
Ve biz uyurken, daima Türkiye ile sözde sakin sularda yüzüyoruz…
Sayın Miçotakis, kendisinin sayın Gerapetritis ile Yunanistan’da yarattığı yeni problemlerin büyüklüğünü anlamak zorunda.

Yunan muhalefeti: Çıkarlarımız için çok olumsuz bir gelişme
Yunan ana muhalefeti Panhelenik Sosyalist Hareket Partisi (PASOK) Dışişleri Temsilcisi Dimitris Mantzos ve Avrupa Parlamentosu’nda sosyal demokratların başkan vekili olan Yannis Maniatis ise yayınladıkları ortak bildiride konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
Ülkemizin jeopolitik konumu ve ulusal çıkarlarımız için bariz kötü etkileri olan çok olumsuz bir gelişme.
