Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunduğu sırada yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun sır perdesiyle kaplı ölümüne ilişkin soruşturmada kritik bir eşik aşıldı. Yıllar sonra gerçekleştirilen fethi kabir (mezar açma) işlemi neticesinde tamamlanan adli incelemeler, dosyadaki suikast iddialarını çok daha somut bir zemine taşıdı.
Mezar toprağı temiz, saç ve tırnakta toksik madde yoğun
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çok yönlü tahkikat kapsamında, geçtiğimiz aylarda Kozinoğlu’nun kabri açılarak detaylı laboratuvar incelemesi için örnekler alınmıştı. Adli Tıp Kurumu uzmanlarınca hazırlanan otopsi ve laboratuvar raporu soruşturma dosyasına girdi.
Rapordaki en çarpıcı ayrıntı, dış etken kontrolü amacıyla taranan mezar toprağında hiçbir zararlı ya da zehirli kalıntıya rastlanmaması oldu. Buna karşılık Kozinoğlu’na ait saç ve tırnak numunelerinde yüksek oranda toksik madde varlığı saptandı. Çevresel bulaşma ihtimalini zayıflatan bu tablo, eski istihbaratçının cezaevindeyken zehirlenerek hedef alınmış olabileceği yönündeki değerlendirmeleri kuvvetlendirdi.
Gözler Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'nun nihai kararında
Olayın ardındaki üçüncü şahıs parmağını ve kesin ölüm sebebini aydınlatmayı amaçlayan savcılık makamı, adli tıp birimlerinden gelecek son değerlendirmeye kilitlendi. Toksik maddelerin türü, ölümcül etki düzeyi ve maruz kalma zamanlamasına dair kapsamlı tespitlerin yer alacağı Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu nihai raporunun teslim edilmesiyle birlikte hukuki sürecin yeni bir aşamaya geçmesi bekleniyor.
Kalp krizi iddiasından tutuklamalara uzanan 15 yıllık süreç
Odatv davası kapsamında tutuklu bulunan Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki koğuşunda aniden rahatsızlanmış, sevk edildiği hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Kamuoyuna ilk etapta "kalp krizi" olarak yansıyan ölüm, aradan geçen yıllar boyunca soru işaretleriyle anıldı.
Yeniden derinleştirilen soruşturma dalgasında daha önce dikkat çekici adımlar atılmış; dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan'ın da aralarında yer aldığı 9 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Ortaya çıkan yeni toksikoloji verileriyle birlikte dosya, bir infaz ve suikast soruşturması ekseninde derinleşmeye devam ediyor.