Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 25 Mart 2009 tarihinde gerçekleşen ve BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile yanındaki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına dair hukuki süreci detaylarıyla anlatan Destici, olayın bir suikast ve sabotaj olduğunu belirterek yürütülen soruşturmaya ilişkin dikkat çeken bilgiler verdi.
Soruşturmanın ilk dönemlerinde Malatya Özel Yetkili Mahkemesi Başsavcı Vekili ile görüştüklerini aktaran Destici, savcının kendisine olayın bir sabotaj ve suikast olduğunu, kısa sürede çözüleceğini söylediğini ifade etti.
‘BENİ BİR POLİS ARADI’
15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından yaşanan bir gelişmeyi payaşan Destici, "16 Temmuz'da beni İzmir'den bir polis kardeşimiz aradı. Marmaris'te Cumhurbaşkanımıza yapılan saldırıya mukavemet etmek için giden ekipten olduğunu ve yakalanan darbeciler arasında helikopterdeki cihazları söken astsubay ile yarbayın da bulunduğunu söyledi" açıklamasında bulundu.
Helikopterin düşüş nedenine ilişkin ana şüphelerin uçakların düşürme ihtimali, içeriye karbonmonoksit sızdırılarak pilot ve yolcuların şuurunun kaybettirilmesi, uçuş kayıtlarının silinmesi ve radarların karartılması olduğunu vurgulayan Destici, arama kurtarma çalışmalarını bilinçli olarak yanlış yönlendirenlerin ve buna göz yumanların üzerine kararlılıkla gidilmesi gerektiğini belirtti.
MUSTAFA DESTİCİ'NİN AÇIKLAMASINDAN ÖNEMLİ KESİTLER;
15 Temmuz'da gecesi darbe oldu. 16 Temmuz'da beni İzmir'den bir polis kardeşimiz aradı bizim çocuklardan. Dedi ki başkanım biz akşam, ben İzmir Emniyeti'nde görevli bir polisim. Biz de akşam Marmaris'e gittik. Sayın Cumhurbaşkanımıza yapılan saldırıya, suikaste mukavemet etmek için. Orada yakalanan darbecilerden iki tanesi birisi Astubay, birisi Yarbay ki onlar da tutuklu şu anda. Bu dosyadan da tutuklandılar. Yakalananlar arasında onlar da var.
Bunun üzerine biz benim talimatımla avukatlarımız gitti ve 18 Temmuz'da Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına yeni bir dilekçe vererek meseleye bu yönüyle de yani darbeciler ve FETÖ yönüyle de bakılmasını ve ve bir an önce takipçinin kaldırılması. Ama maalesef takipçinin kaldırılması iki sene sürdü. 2018'de kaldırıldı. Tekrar Adalet Bakanımızla ilgili bakan yardımcımız, Ceza İşleri Genel Müdürü, Başsavcılık bütün bunlarla görüşme yaptık. 9 kişilik bir kaza kırım ekibi kurulması gerekirken 3 kişilik bir ekip kurulmuştu.
Bu sadece bizim hadisemizde değil. Atlas jet'de de aynı yine 3 kişilik. Aynı kişiler hatta. Hatta onlar meclis araştırma komisyonuna gelip efendim biz görevlendirildik ama bizim uluslararası bu alanda belgemiz yok dediler. Şimdi ben işin başından itibaren hem devlet denetleme kuruluna hem meclis araştırma komisyonunun bütün toplantılarına katıldım ondan sonra. Ve burada her meseleyi, bir süreci anında eksiksiz bırakmadan takip ettik. Ve neticede ne oldu? Biz yeniden 9 kişilik bir komisyon kurdurduk.
Yani 2018 yılından sonra, 2019 yılında. Ve birkaç senede onlar çalıştı. Tekrar radar uçlarına gittiler, enkazı incelediler, olay yerine gittiler. Ama maalesef hukuken soruşturma neticeye ulaştırılmadı. Ankara'da daha geniş çaplı bir savcılar kurulu tarafından bu incelensin. Bizim derdimiz peşinen kimseyi suçlu ilan etmek değildi. Bunları da geçmişte ifade ettik. Biz şüpheler aydınlatılsın. Nedir bu şüpheler?
İşte Helikopterin düşüş nedeni. Çünkü burada uçakların düşürdüğü iddiası en önemli iddia. İçeriye karbonmonoksit sızdırılıp pilotun özellikle ve diğer yolcuların şuurunu kaybedecek şekilde etkilenmesi ve onun için helikopterin bir bulut şeyine girmesi, göre göre daha çakılması gibi daha başka da bir sürü şey var. Uçuş kayıtlarının silinmesi, radarların tam o 3-5 dakikada karartılması, helikopterin yerinin tespit edilememesi.
Bu ikinci operasyonda ise neyi görüyoruz? Arama kurtarmayı sekteye uğratanlar, yanlış yönlendirenler, yanlış yerde aratanlar. Bir de bunlara kayıtsız kalanlar, sorumluluk sahibi olduğu halde müdahale etmeyenler. Diyorlardı ki işte karbonmonoksit işte kan bekleyince artar. Kimisi diyor eksilir. Yani böyle tutarsız şeyler.
Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'in tabii bütün bu faili meçhul suçlarla ilgili yeni bir komisyon kurulması, bunlar tabii Adalet Bakanımızın, bakanlığımızın önerisiyle tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızın da takdirleriyle oluyor. Dolayısıyla da onun da hakkını teslim etmek lazım. Şüpheler orayı gösteriyor.
Fon Soruşturması ve Piyasa Denetimleri
Canlı yayında Borsa İstanbul ve yatırım fonlarına yönelik yürütülen fon soruşturmasına da değinen Mustafa Destici, konunun sığ bir siyasi polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini vurguladı. Ortada bir çeteleşme ve çıkar grubu oluştuğunu belirten Destici, küçük yatırımcıların yaşadığı mağduriyetin devlet hazinesinden değil, vurgunu yapan çıkar odaklarından misliyle tahsil edilerek giderilmesi gerektiğini söyledi.
Sermaye piyasalarındaki mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına önerilerini sıralayan BBP Lideri; portföy yönetim şirketlerinin denetimlerinin sıklaştırılmasını, şeffaflığın artırılmasını ve olağan dışı işlem hacimlerini suç oluşmadan tespit edecek erken uyarı sistemlerinin kurulmasını istedi. SPK, MASAK, Borsa İstanbul ve MKK arasındaki veri entegrasyonunun güçlendirilmesi gerektiğini savunan Destici, gayrimeşru finansal yapıların sermaye piyasalarına sızmasının doğrudan bir milli güvenlik meselesi olduğunu sözlerine ekledi.