Orta Doğu'da tırmanan askeri ve ekonomik gerilimin gölgesinde, Washington ile Tahran hattında arabulucular üzerinden kritik bir diplomasi trafiği yürütüldüğü iddia edildi. İran hükümetinden ismi açıklanmayan üst düzey bir yetkili, Japon Kyodo Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, ABD'nin bölgesel abluka adımlarını geri çekmesi halinde stratejik Hürmüz Boğazı'nın 7 gün içinde yeniden trafiğe açılabileceğini belirtti.
İranlı yetkili, sunulan teklifin temel amacının iki ülke arasında sürdürülebilir bir ateşkes zemini oluşturmak ve durma noktasına gelen diplomatik temasları yeniden başlatmak olduğunu dile getirdi.
"Anlaşma İhtimali Var Ancak Washington Ciddiyet Göstermeli"
BM Genel Kurulu marjında ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında yüz yüze bir liderler zirvesinin gerçekleşme olasılığını reddeden yetkili, buna karşın kurumsal bir uzlaşı yolunun açık olduğunu savundu.
Görüşmelerin geleceğinin Beyaz Saray'ın atacağı somut adımlara bağlı olduğuna işaret eden kaynak, "Anlaşmaya doğru ilerleme kaydetme olasılığımız mevcut. Ancak diplomasinin işlemesi için Washington tarafının kararlılık ve samimiyet sergilemesi şart" değerlendirmesinde bulundu. Tahran, müzakere masasına dönüş için öncelikli koşul olarak ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasını şart koşuyor.
Tahran'ın Müzakere Masası İçin Belirlediği 7 Şart
Gerilimin düşürülmesine yönelik hamleler sürerken, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai de 19 Eylül'de yaptığı açıklamada, çatışmaları nihai olarak sonlandırabilecek bir süreç için Washington yönetimine 7 maddelik bir şart listesi ilettiklerini doğrulamıştı.
Rızai, bölgesel denklemde askeri senaryolara da hazır olduklarının altını çizerek, "Mevcut savaşı noktalamak adına İran'ın sunduğu koşulları kabul etmek ABD'nin kendi çıkarınadır. Tahran yönetimi olarak her türlü senaryoya ve savaşa tamamen hazırız" ifadeleriyle ülkesinin duruşunu net bir şekilde özetlemişti.