Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Bölgesi’ndeki deprem tehlikesine ilişkin yeni bir değerlendirmede bulundu. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremine dikkat çeken Bektaş, İstanbul ile İzmit’te hissedilen sarsıntıların aynı özellikleri göstermeyebileceğini ifade etti.
Bektaş, deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde yalnızca depremin büyüklüğünün değil, yer hareketinin frekans içeriğinin ve süresinin de dikkate alınması gerektiğine vurgu yaptı.
Bektaş’tan “hangi frekansta sallanacak?” uyarısı
Prof. Dr. Osman Bektaş, 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin fayın daha yavaş ve segmentli kırılması ile Marmara’nın kalın genç sediman örtüsünün yer hareketinin frekans içeriğini etkileyebileceğini gösterdiğini belirtti.
Uzun periyotlu hareketlerin özellikle yüksek ve esnek İstanbul yapıları açısından önem taşıdığını ifade eden Bektaş, Marmara’daki deprem riskinin yalnızca büyüklük üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını kaydetti.
Bektaş, değerlendirmesinde “Asıl soru: İstanbul hangi frekansta ve ne kadar süre sallanacak?” ifadelerini kullandı.
Yüksek ve alçak binalar farklı etkilenebilir
Bektaş, farklı yükseklik ve yapısal özelliklere sahip binaların aynı deprem hareketine karşı aynı tepkiyi vermeyebileceğine dikkat çekti.
İzmit depreminde yüksek frekanslı ve kısa periyotlu hareketlerin daha belirgin olması halinde yüksek binaların görece daha az etkilenebileceğini belirten Bektaş, İstanbul'da uzun periyotlu hareketlerin öne çıkması durumunda ise yüksek ve esnek binaların maruz kalacağı talebin artabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Bektaş ayrıca alçak ve rijit binaların uzun periyotlu hareketlere farklı tepki verebileceğini belirterek, Marmara'daki deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde zemin, yer hareketinin özellikleri ve yapıların dinamik davranışlarının birlikte ele alınması gerektiğine işaret etti.