Osmanlı düşünce ve ilim tarihinin müstesna şahsiyetlerinden, mutasavvıf ve âlim İsmâil Hakkı Bursevî’nin kaleme aldığı Rûhu’l-Beyân fî Tefsîri’l-Kur’ân isimli anıtsal çalışması, kaleme alınışından 300 yıl sonra bir ilke konu oldu. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ve Bursa Valiliği ortaklığında yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, ünlü âlimin bizzat kendi el yazısını taşıyan 16 defterlik müellif nüshası ilk kez tıpkıbasım olarak kültür dünyasına kazandırıldı.
Rami Kütüphanesi’nde gerçekleşen AileFest programında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, büyük emeklerle hazırlanan bu tarihi yayını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundu.
23 Yıllık İlim Yolculuğu Gelecek Nesillere Taşınıyor

Eserin takdimine ilişkin detayları kamuoyuyla paylaşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bursevî’nin yaklaşık çeyrek asırda tamamladığı bu devasa mirası ilk günkü haliyle muhafaza edip yayımlamış olmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi’nde korunan orijinal el yazmasının sadakatle aktarıldığını ifade eden Bakan Ersoy, projenin İsmâil Hakkı Bursevî’nin vefatının 300. yıl dönümü anısına tamamlandığını vurguladı. Eserin sadece dini ve ilmi içeriğiyle değil, Osmanlı hat ve cilt sanatının zirve örneklerinden biri olması bakımından da eşsiz bir nitelik taşıdığı kaydedildi.
Erdoğan: “Milletlerin En Büyük Zenginliği Âlimleridir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da hazırlanan özel yayın için bir takdim yazısı kaleme aldı. Bir milletin hafızasını ve kültürel derinliğini inşa eden en temel unsurun mütefekkirler ve sanatçılar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursevî’nin Osmanlı coğrafyasını aşan etkisine dikkati çekti.
Eserin vefatın 300. senesinde bu formda basılmasının tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Erdoğan, 16 defterden oluşan bu müellif hattı yayının, geçmişten geleceğe bırakılmış en kıymetli sembollerden biri haline geldiğini altını çizerek ifade etti.
Bursa Ulucamii’nden Balkanlar ve Hicaz’a Uzanan Etki
İlk adımları Bursa Ulucamii kürsülerindeki derslerle atılan Rûhu’l-Beyân, zaman içerisinde sınırları aşarak Anadolu, Balkanlar, Şam ve Hicaz hattında geniş bir okur kitlesine ulaştı. Farklı dillere çevrilen ve matbu baskıları yapılan tefsirin, doğrudan yazarın kendi kaleminden çıkan nüshası ise bugüne kadar hiç basılmamıştı.
Tıpkıbasım süreci, alanında uzman akademisyenler, ilim insanları ve sanatçılardan oluşan geniş bir yayın kurulu tarafından yürütüldü. Dijital çekimlerinden kağıt dokusuna, renk tonlamalarından orijinal cilt ebatlarına kadar her aşamada aslına tam sadakat prensibi uygulandı.
Özel tasarlanmış ahşap bir koruma kutusuyla sunulan eserin dış yüzeyindeki hat istifleri ise hattat Mehmed Özçay’ın imzasını taşıyor. Yayına ayrıca Bursevî’nin hayatı ve tefsirin akademik analizlerini içeren ek bir inceleme kitabı da eşlik ediyor.