Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan yoksulluk nafakasına dair düzenlemede tarihi bir adıma imza atarak "süresiz olarak" ibaresini iptal etti. Milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren bu kararın ardından, hukuki boşluğun nasıl doldurulacağı ve yeni yasal çerçevenin hangi kriterlere dayanacağı kamuoyunda geniş çapta tartışılmaya başlandı. Meclis'in gündemine gelmesi beklenen yeni kanun teklifi için şimdiden beş farklı model üzerinde duruluyor.
AYM Yoksulluk Nafakasında 'Süresiz' İbaresini İptal Etti mi?
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının süresiz talep edilebilmesine imkan tanıyan düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı buldu. Yüksek Mahkeme oy çokluğuyla aldığı kararda, nafaka hakkının tamamen ortadan kaldırılmadığını ancak ömür boyu sürecek şekilde sınırlandırılmaksızın istenmesini hukuki ölçülülük ilkelerine aykırı gördü. Kararın gerekçesinde, tarafların ekonomik durumları, yaşları, evlilik süreleri ve yeniden geçim sağlama potansiyellerinin dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
İptal hükmünün yürürlüğe girmesiyle birlikte ortaya çıkabilecek yasal boşluğun önüne geçilmesi hedefleniyor. Yasama organına yeni bir kanuni düzenleme hazırlaması için tanınan dokuz aylık süre sonucunda, iptal kararı yaklaşık 30 Haziran 2027 tarihinde resmi olarak yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar olan geçiş sürecinde yerel mahkemeler mevcut kanun maddesini uygulamayı sürdürecek.

Yeni Yasal Düzenleme Ne Zaman Yürürlüğe Girecek ve Mevcut Nafakalar Kaldırılacak mı?
Kamuoyunda oluşan yanlış anlamaların aksine iptal kararı yoksulluk nafakası müessesesini tamamen ortadan kaldırmıyor, yalnızca süre sınırının bulunmamasını esastan inceliyor. Halen ödenmekte olan veya daha önce mahkemelerce karara bağlanmış olan nafakalar, Resmî Gazete yayınlanmasıyla kendiliğinden sona ermeyecek.
Mevcut hukuk sisteminde nafaka borcu; alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin vefatı halinde zaten kendiliğinden ortadan kalkıyor. Yoksulluğun sona ermesi, haysiyetsiz yaşam sürme veya evlilik bağı olmaksızın fiilen birlikte yaşama durumlarında ise kaldırma işlemleri Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesindeki şartlara tabi olmaya devam edecek. Ayrıca boşanma sürecinde çocuklar için hükmedilen iştirak nafakası ödemeleri bu iptal kararının tamamen dışında tutuluyor.

Yoksulluk Nafakası İçin Masadaki 5 Seçenek Nelerdir?
TBMM'ye sunulacak kanun teklifi öncesinde Adalet Bakanlığı ve teknik ekiplerin üzerinde çalıştığı beş ana formül öne çıkıyor. Meclis’in dokuz aylık yasal süre içerisinde şekillendireceği bu modeller, uygulamanın somut verilere dayanmasını amaçlıyor.
1. Evlilik Süresine Göre Nafaka Belirlenmesi
İlk seçenek, nafaka süresinin doğrudan nikahlı kalınan süre ile orantılı olması esasına dayanıyor. Bu modele göre kısa süren evliliklerde daha kısıtlı bir zaman dilimi için ödeme yapılması, uzun süreli evliliklerde ise nafakanın daha uzun yıllara yayılması öngörülüyor.
2. Kademeli Süre Modeli ve Hakim Takdiri
İkinci formülde hakime geniş bir takdir yetkisi tanınıyor. Mahkeme başkanı; tarafların yaşını, çalışma imkanlarını, mesleki durumlarını ve evliliğin süresini bütüncül olarak değerlendirerek kanunda belirlenecek kademeli sürelerden en uygun olanına karar verebilecek.
3. Ömür Boyu Ödemenin Sona Ermesi ve Birebir Süre
Üçüncü seçenekte, nafakanın otomatikman ömür boyu devam etme niteliği tamamen siliniyor. Boşanma kararı sonrası bağlanacak mali destek, doğrudan çiftlerin evli kaldığı süre kadar devam edecek ve süre tamamlandığında kendiliğinden bitecek.
4. Belirli Süre Sonunda Durum Değerlendirmesi
Dördüncü model, esnek bir denetim mekanizmasını içeriyor. İlk etapta belirli bir süre için bağlanan nafakanın bitiminde tarafların mali ve sosyal koşulları yeniden incelemeye alınacak. Koşullarda bir iyileşme yoksa veya yoksulluk riski sürüyorsa kanundaki artırma, azaltma ya da kaldırma araçları devreye sokulacak.
5. Özel Ve İstisnai Hallerde Süresiz Nafakanın Korunması
Beşinci formül ise sosyal devlet ilkesinin gereği olarak istisnaları korumayı hedefliyor. İleri yaşta olan, kronik rahatsızlığı bulunan, çalışma imkanından tümüyle yoksun olan veya boşanma sonrası kendi geçimini sağlaması mümkün görünmeyen kişiler için nafakanın istisnai olarak süresiz devam etmesine imkan tanınacak.