Bolu Belediyesine yönelik yürütülen "irtikap" soruşturması kapsamında açılan davada esasa ilişkin mütalaa açıklandı.
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan mütalaada, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da bulunduğu 4’ü tutuklu 19 sanık hakkındaki sevk maddeleri ve ceza talepleri yer aldı. Cumhuriyet savcısı, yargılama sürecindeki deliller, ifadeler ve dosya kapsamını değerlendirerek hazırladığı mütalaada, belediyedeki çeşitli uygulamaları 6 farklı başlık altında inceledi.
Market sözleşmeleri ve baskı iddiaları
Mütalaada, Bolu Belediyesi ile şehirde faaliyet gösteren bazı zincir marketler arasında "BolSev AŞ"ye gelir sağlamak amacıyla reklam sözleşmeleri yapıldığı kaydedildi. Tanju Özcan ve eski Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın market temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde teklifleri yüksek bulan ve reddeden işletmelere tehdit ve baskı uygulandığı öne sürüldü. Reklam sözleşmesini kabul etmeyen marketlere zabıta denetimleri ve idari yaptırımlar uygulandığı, ardından BİM, Nuhmar/1N, Carrefoursa ve Avantaj marketlerin toplam 8 milyon 712 bin liralık reklam sözleşmesi imzaladığı belirtildi. A101 ve ŞOK’un ise sözleşmeyi imzalamadığı aktarıldı. Bu eylemler "zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap" kapsamında değerlendirildi.
Türk Ceza Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen irtikap suçu, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına muhatabını mecbur kılması veya aldatmasıyla oluşur. Kanuna göre icbar (baskı) suretiyle irtikap suçunu işleyen kamu görevlileri hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Kurban bağışları ve ruhsat devri işlemleri
Mütalaanın diğer bölümlerinde ise müteahhitlerden iş takibi karşılığında para istenmesi, ruhsat devri için kooperatif başkanı aracılığıyla rüşvet talep edilmesi ve kurban bağışlarında yaşanan usulsüzlükler detaylandırıldı. 2025 yılında BolSev kurban bağışı hesabına 34 bağışçı tarafından 845 bin lira yatırıldığı ancak kayıtlarda kurban kesimine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı kaydedildi. Vatandaşların dini duygularının istismar edildiği vurgulanırken, mağdur zararlarının giderilmesi nedeniyle bu iddia yönünden "nitelikli dolandırıcılık" suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması istendi. Ayrıca 100. Yıl Cumhuriyet Parkı yapımı ve beton alım süreçlerindeki zorlamalar da mütalaaya girdi.
Sanıklar hakkında istenen cezalar
Cumhuriyet savcısı, Tanju Özcan hakkında 32 mağdura karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak; "zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap", "icbar suretiyle irtikap", "icbar suretiyle irtikapa teşebbüs" ve "rüşvet alma" suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası talep etti. Soruşturmanın başlangıcında hazırlanan iddianamede Özcan için 263 yıl 6 aya kadar hapis isteniyordu. Diğer 18 sanık hakkında ise "irtikap", "rüşvet", "yalan tanıklık" ve "suçluyu kayırma" suçlarından değişen oranlarda hapis cezası istenirken, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamı talep edildi.