Yeni Birlik Gündem 'Trablusgarp'tan Mavi Vatan'a uzanan tarihi yürüyüş': MHP lideri Bahçeli’den Libya mesajı

'Trablusgarp'tan Mavi Vatan'a uzanan tarihi yürüyüş': MHP lideri Bahçeli’den Libya mesajı

Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019 Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’nı onaylamasını değerlendiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşı öncesindeki Trablusgarp savunmasından günümüzün Mavi Vatan stratejisine katettiği mesafeye dikkat çekti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması üzerine yazılı bir değerlendirme yayımladı. Alınan kararı Doğu Akdeniz’deki milli hak ve menfaatlerin korunması açısından dönüm noktası olarak nitelendiren Bahçeli, sürecin Türkiye'nin diplomasi ve askeri gücündeki tarihsel gelişimini gözler önüne serdiğini kaydetti.

Hukuki zemin pekişti, Doğu Akdeniz’deki konum güçlendi

Libya Temsilciler Meclisi’nin onayıyla birlikte mutabakatın yeni bir aşamaya geçtiğini ifade eden Bahçeli, bu adımın Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin tezlerini hukuki ve siyasi açıdan sağlamlaştırdığına vurgu yaptı. Türkiye’nin meşru haklarını koruma iradesini kararlılıkla sürdürdüğünü belirten MHP lideri, kararın bölgesel dengeye olumlu yansıyacağını dile getirdi. Söz konusu adımın yalnızca ikili ilişkileri geliştirmekle kalmayıp, Akdeniz’in genel huzuruna ve Avrupa’nın enerji tedarik hatlarının güvenliğine de hizmet edeceğini belirtti.

Bahçeli konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Mavi Vatan doktrini, uluslararası hukuktan doğan meşru hak ve menfaatlerimiz istikametinde emin, kararlı ve hukukî bir zeminde ilerlemektedir.

2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanarak yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı, 20 Ekim 2026 tarihinde Libya Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanarak yeni bir aşamaya ulaşmıştır.

Bu karar, mevcut mutabakatın hukukî ve siyasi zeminini pekiştirirken Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin dayanağını da güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur.

Bu gelişme Türkiye-Libya münasebetlerinin güçlenmesinin ötesinde, Akdeniz’in huzur ve istikrarına, gönül ve kültür coğrafyamızın güvenliğine ve Avrupa’nın enerji arz hatlarının daha güvenli hâle gelmesine katkı sağlayabilecek bir adımdır.

Bugünkü Türkiye’yi anlamanın yolu, dünün Türkiye’sini hatırlamaktan geçmektedir.

1911’de Trablusgarp’ta vatan toprağını savunmak için deniz aşırı bir mücadele vermek zorunda kalan; İtalyan donanmasının Akdeniz’deki üstünlüğü karşısında Libya’ya asker ve mühimmat ulaştırmakta büyük güçlükler yaşayan bir Türkiye’den, bugün Akdeniz’de harp gemileriyle varlık gösteren, deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde savunan ve millî haklarını hem sahada hem de masada kararlılıkla koruyan bir Türkiye’ye ulaşılmıştır.

Bir asır önce denizlere ulaşamamanın ağır bedelini ödeyen Türkiye, bugün denizlerdeki varlığını milli güvenliğinin, egemenlik haklarının ve bölgesel menfaatlerinin ayrılmaz bir unsuru hâline getirmiştir.

Trablusgarp’tan Mavi Vatan’a uzanan bu tarihi yürüyüş Türkiye’nin ufkunun, diplomatik kudretinin ve milli iradesinin de nasıl güçlendiğinin açık bir göstergesidir.

Dün Trablusgarp’a ulaşmanın yollarını arayan Türkiye’den, bugün Akdeniz’de kendi hak ve hukukunu savunan, kendi rotasını belirleyen ve kendi geleceğine yön veren Türkiye’ye…

Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir.

Mavi Vatan Türkiye’nin tarihî mirasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarının ve güçlü Türkiye idealinin ifadesidir.

Denizlerde güçlü olmak, devletin ufkunu genişletmek; millî haklara sahip çıkmak, istikbali güvence altına almaktır.

Türkiye’nin Akdeniz’deki varlığı; huzurun, istikrarın ve karşılıklı menfaatlerin teminatı olmalıdır.

Mavi Vatan doktrinimizin bugünlere ulaşmasında emek verenlere; Libya tarafında ise bölgenin huzuru, istikrarı ve insanlığın barış içinde geleceği adına söz konusu mutabakata imza atan yasama ve yürütme makamlarındaki tüm yetkililere takdir ve teşekkürlerimi iletiyorum."