İstanbul'u etkisi altına alan şiddetli sel felaketinin ardından, bazı sosyal medya platformlarında üç sigorta şirketinin mali darboğaza girerek iflas ettiğine yönelik spekülasyonlar gündeme taşındı. Sektörde güven kaybı ve vatandaşlarda endişe yaratma amacı taşıyan bu paylaşımlara yanıt vermekte gecikmeyen Türkiye Sigorta Birliği (TSB), iddiaların hiçbir gerçeklik payı taşımadığını duyurdu.
Açıklamada, Türk sigorta sektörünün kurumsal altyapısı, gelişmiş risk yönetim kapasitesi ve uluslararası ölçekteki reasürans teminatlarıyla her türlü doğal afetin getirdiği mali yükü karşılayabilecek güce sahip olduğu vurgulandı.
Hasar Tespit ve Tazminat Süreçleri Hızla İlerliyor
Sel felaketinin hemen ardından bölgedeki mağduriyetleri gidermek adına tüm imkanların seferber edildiğini belirten Birlik yetkilileri; poliçe kapsamındaki tazminatların en kısa sürede hak sahiplerine ulaştırılması için hasar ihbarlarının kesintisiz alındığını ve saha tespit çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. Sektörün tüm kurumlarıyla görevinin başında olduğu ve sigortalılara karşı yükümlülüklerin eksiksiz sürdürüldüğü kaydedildi.
Asılsız Haber Yayanlara Hukuki Yaptırım Uyarısı
TSB, açıklamasında 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 35’inci maddesine de dikkat çekti. İlgili mevzuat uyarınca; kapsama dahil kurumların itibarını zedeleyici, mali bünyesini olumsuz etkileyici ya da güvenilirliği hususunda kamuoyunda tereddüt uyandırıcı nitelikte asılsız haber yayan kişilerin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı hatırlatıldı. Şirket isimleri açıkça zikredilmese dahi, bilgi kirliliğine yol açan internet ve sosyal medya paylaşımlarının yakından takip edildiği ve gerekli hukuki girişimlerin başlatılacağı vurgulandı.
Resmi Kaynaklar Dışındaki Açıklamalara İtibar Edilmemeli
Vatandaşların ve işletmelerin sosyal medyadaki spekülatif içerikler yerine resmi makamların bildirimlerini dikkate alması gerektiğini belirten TSB, sigorta şirketlerinin finansal durumları ve faaliyetleriyle ilgili doğrulanmış bilgilerin başta Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) olmak üzere yetkili mercilerden takip edilmesi çağrısında bulundu.