New York’taki Türkevi, uluslararası iklim diplomasisinin en kritik buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından düzenlenen Elektrifikasyon Günü-Bakanlar Toplantısı’nda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede radikal bir yol haritası paylaştı. Küresel emisyon hacminde devasa bir düşüş hedeflediklerini belirten Kurum, yeşil dönüşümün sadece çevre odaklı bir yaklaşım değil, ülkeler için doğrudan bir güvenlik stratejisi olduğunu vurguladı.
IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera ve COP28 Başkanı Sultan Ahmed Al Jaber’in de katıldığı zirvede; altyapı yetersizlikleri, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve finansman imkanları kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı.
2035 Target: 10 Gigatonluk Emisyon İndirimi

COP28’de alınan "yenilenebilir enerjiyi üç katına çıkarma" kararını bir adım daha ileri taşıdıklarını ifade eden Bakan Kurum, 2035 vizyonunun detaylarını aktardı. Dünyanın yıllık 50 ila 58 gigaton arasında emisyon ürettiğine dikkat çeken Kurum, geliştirdikleri stratejinin küresel ölçekteki etkisini şu sözlerle özetledi:
"2035’e kadar yüzde 35 elektrifikasyon seviyesine ulaşmayı, atık miktarını düşürmeyi ve binalardaki enerji yoğunluğunu yüzde 25 azaltmayı hedefliyoruz. Bu üç temel adımı hayata geçirdiğimizde, dünyadaki toplam emisyonu 8 ila 10 gigaton kadar geriletmiş olacağız. Bu da küresel salımların yaklaşık yüzde 20'sini ortadan kaldırmak anlamına geliyor."
"İklim Krizleri Tercih Değil, Milli Güvenlik Meselesidir"
Dünyanın dört bir yanında sıklığı ve şiddeti artan doğal afetlere değinen COP31 Başkanı, Nepal’de meydana gelen sel felaketini ve Dünya Meteoroloji Örgütü’nün aşırı sıcaklık verilerini hatırlattı. Yaşanan krizlerin insani ve ekonomik boyutunun her geçen gün ağırlaştığını belirten Kurum, uluslararası topluma şu sözlerle seslendi:
"Sıklaşan ve şiddetlenen afetlerde insanlar yaşamını yitiriyor, şehirlerimiz ağır zararlar görüyor. Gelinen noktada kararlılık göstermek bir seçenek olmaktan çıkmış, doğrudan bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür. Yaşanan pek çok küresel krizin temelinde enerji mekanizmaları yatıyor. Zamanında atılmayan adımların faturasını bugün tüm dünya ödemektedir."
Şebeke ve Altyapı Yatırımlarına Küresel Çağrı

Halen küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 21 seviyesinde kaldığına değinen Kurum, 2035’e kadar bu oranı yüzde 35’e çıkarma hedeflerini yineledi. Ancak bu hedefin sadece bir niyet beyanı olamayacağını, ciddi yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı:
"Birçok ülkede yenilenebilir enerji projeleri hazır olsa da bunları taşıyacak şebeke hattı ve depolama altyapısı bulunmuyor. Yeni şebekeler, depolama alanları ve güçlü altyapı yatırımları şart. Belirlediğimiz yüzde 35 hedefi, her ülkenin kendi ekonomik gerçekliğini, önceliklerini ve kalkınma modellerini gözeten fakat hepimizi aynı ortak istikamete yönlendiren esnek bir yaklaşımdır."
"Antalya'da Artık Proje ve Uygulamayı Konuşacağız"
New York’ta açıklanan COP31 Elektrifikasyon Taahhüdü’nün detaylarının Antalya’daki zirvede nihai aşamaya taşınacağını belirten Murat Kurum, kağıt üzerindeki vaatler döneminin kapandığını ifade etti. Toplantı kararlarının New York’taki salonlarda kalmayacağını altını çizerek vurgulayan Kurum, Antalya hedeflerini şu sözlerle tamamladı:
"Antalya'da sürpriz kararlar almayacağız. Bugün New York’ta neyi savunuyorsak, Antalya’da da aynı ilkeler doğrultusunda koşacağız. Artık soyut söylemleri geride bırakıp somut projeleri, altyapı finansmanını ve uygulamaları konuşmak, nihai sonuçlar almak istiyoruz."