Türkiye'nin çevreci dönüşüm yolculuğunda milat kabul edilen Sıfır Atık Hareketi, 9. yaşını küresel bir başarı hikayesiyle geride bırakıyor. 27 Eylül 2017 tarihinde Emine Erdoğan’ın öncülüğünde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen proje, bugün yerel bir farkındalık adımı olmanın çok ötesine geçerek uluslararası iklim diplomasisinin ana parametrelerinden biri haline geldi. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olması, bu yılki kutlamalara ayrı bir anlam katıyor. 9. yılın ana konsepti ise "0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte" olarak ilan edildi.
Sosyal medya üzerinden sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 9 yıl önce temelleri atılan bu vizyonun küresel ölçekte kabul gördüğünü vurguladı. Kurum, kaynak kullanımına dair bakış açısını kökten değiştiren "atma, dönüştür" ilkesinin, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile dünya genelindeki iklim hedeflerinin merkezine yerleştiğini ifade etti.
Antalya’da Düzenlenecek COP31 İçin Kritik Hedefler
Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi'nin eylem gündeminde Sıfır Atık, 10 öncelikli tematik başlıktan biri olarak yer alıyor. Küresel ölçekte döngüsel ekonominin ve geri dönüşümün en somut modellerinden biri kabul edilen proje, "2035 Küresel Uygulama Hedefleri" doğrultusunda uluslararası topluma rehberlik edecek.
COP31 bünyesinde belirlenen temel hedeflerden biri olan "Sıfır Atık ve Metan Azaltımı", dünya genelindeki atık üretimindeki artış ivmesini 2035 yılına kadar yarı yarıya düşürmeyi amaçlıyor. Bu yönüyle Türkiye, yalnızca kendi sınırları içerisinde değil, küresel ölçekte atık politikalarını şekillendiren bir aktör konumuna yükseliyor.
Birleşmiş Milletler Koridorlarından Küresel İradeye
Başladığı günden bu yana adım adım büyüyen Sıfır Atık Hareketi, uluslararası alandaki en büyük diplomatik başarısını Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda elde etti. Türkiye'nin ana sunuculuğunda 105 ülkenin desteğiyle 14 Aralık 2022'de kabul edilen kararla 30 Mart, tüm dünyada "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan edildi.
BM bünyesinde kurulan Danışma Kurulu’nun başkanlığını Emine Erdoğan üstlenirken, kurul küresel çapta politika yapıcılara yön vermeye devam ediyor. Bunun yanı sıra, Türkevi’nde imzaya açılan "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk imzayı atmasının ardından 136 ülkeden yüz binlerce çevreci gönüllünün ve çok sayıda devlet liderinin katılımıyla küresel bir taahhüde dönüştü.
9 Yılda 365 Milyar Liralık Dev Ekonomik Kazanım
Sıfır atık yönetim anlayışı, çevre koruma işlevinin yanı sıra ülke ekonomisine de muazzam bir katma değer sağladı. 2017 yılında yüzde 13 seviyesinde olan geri kazanım oranı, kararlı uygulamalar sayesinde 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53 seviyesine çıkarıldı. Türkiye, bu oranı 2035’te yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e yükseltmeyi hedefliyor.
Süreç içerisinde 220 bin bina ve yerleşkede sıfır atık sistemine geçilirken, 28 milyon vatandaşa eğitim verildi. 2025 sonu verilerine göre; 36,1 milyon ton kağıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam ve 9,6 milyon ton metalin de aralarında bulunduğu toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık ekonomiye kazandırıldı. Bu dönüşümün Türkiye ekonomisine doğrudan sağladığı katkı ise 365 milyar TL’ye ulaştı.
Doğal Kaynakların Korunmasında Tarihi Tasarruf Rakamları
Proje kapsamında elde edilen çevresel kazanımlar, doğal kaynakların korunmasında tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor. Atıkların dönüştürülmesi sayesinde:
54 milyon hanenin yıllık ihtiyacına denk gelen 270 milyar kWh enerji tasarrufu sağlandı.
İstanbul’un 2 yıllık su tüketimini karşılayacak 2 trilyon litre su korundu.
60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküplük atık depolama alanından tasarruf edildi.
Türkiye’deki orman varlığının yüzde 7’sine tekabül eden 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi.
Yaklaşık 36 milyon aracın yıllık karbon emisyonuna eşdeğer olan 180 milyon ton sera gazı salımı engellendi.
Toplumsal Seferberlik ve Farkındalık Projeleri Yaygınlaşıyor
Deniz ekosistemini korumayı amaçlayan "Sıfır Atık Mavi" projesi ve ambalajların yeniden kullanımını sağlayan Depozito Yönetim Sistemi (DOA) ile etki alanını genişleten hareket, Sıfır Atık Vakfı’nın kurulmasıyla kurumsal altyapısını güçlendirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı liderliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Milli Savunma Bakanlığı'na kadar tüm kamu kurumları ve belediyeler 81 ilde yeni projeler üretiyor. BM Kalkınma Programı (UNDP), Türk Kızılay, TEMA Vakfı ve spor federasyonları gibi paydaşlarla yürütülen ortak çalışmalar, sıfır atık bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymaya devam ediyor.