Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), iklim mücadelesinde ezber bozmaya hazırlanıyor. Sıfır Atık Hareketi Kurucusu ve BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla uluslararası bir boyut kazanan sıfır atık yaklaşımı, Antalya’daki dev buluşmanın en kritik başlıkları arasında yer alacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum liderliğinde yürütülen hazırlıklar; kaynakların verimli kullanımı, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi ve atık oluşumunun henüz kaynağındayken önlenmesi stratejilerine odaklanıyor. Anadolu Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, zirvenin küresel iklim ajandası açısından tarihi bir dönüm noktası teşkil edeceğini belirtti.

Atık Yönetiminden Küresel İklim Diplomasisine
Geleneksel iklim zirvelerinde atık konusunun ikinci planda kaldığına dikkat çeken Samed Ağırbaş, Türkiye’nin ev sahipliğiyle bu algının kökten değişeceğini ifade etti. Sıfır atığın artık yalnızca teknik bir çevre temizliği ya da bertaraf modeli olmadığını vurgulayan Ağırbaş, bu yaklaşımın ana bir iklim politikası haline geldiğini dile getirdi.
Atık sahalarının sera gazı emisyonları ve özellikle metan salınımı üzerindeki olumsuz etkisine değinen Ağırbaş, COP31 süresince metan gazının azaltılması ve döngüsel ekonomi modellerinin uygulanması konularında somut adımlar atılacağını açıkladı.
Yasaklar Değil Toplumsal Uzlaşı ve Alternatif Ürünler
Plastik kirliliğiyle mücadelede yasakçı anlayışların ötesine geçilmesi gerektiğini savunan Ağırbaş, tüm paydaşları kapsayan ortak bir iradenin önemine işaret etti. Plastik üreticilerinden finans sektörüne, yerel yönetimlerden sivil topluma kadar geniş bir iş birliği ağı kurduklarını belirten Ağırbaş, çözümün temelinde toplumsal bilincin yattığını ifade etti.
Türkiye’nin doğada hızla çözünebilen çevreci alternatiflerin geliştirilmesinde öncü rol üstlenebileceğini kaydeden Ağırbaş, kurulan özel çalışma gruplarıyla bu süreci desteklediklerini belirtti. Ağırbaş ayrıca, "Geri dönüşüm hayati bir süreç ancak en efektif çözüm atığı henüz oluşmadan önlemektir" diyerek kaynağında engelleme ilkesine vurgu yaptı.
Türkiye’nin Dönüşüm Başarısı Küresel Sahaya Taşınıyor
2017 yılında Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin somut neticeler verdiğini aktaran Ağırbaş, Türkiye’deki geri dönüşüm oranının yüzde 10 seviyelerinden yüzde 30’a çıkarıldığını anımsattı. Bu saha tecrübesinin COP31 vasıtasıyla dünyaya aktarılacağını söyleyen Ağırbaş, uluslararası iş birliklerinin de başladığını duyurdu. Gelecek yıl COP32’ye ev sahipliği yapacak olan Etiyopya ile stratejik anlaşmalar imzalandığını ve Etiyopyalı personelin eğitim süreçlerinin üstlenildiğini ekledi.

Alınan Kararlar Kâğıtta Kalmayacak: Dijital Koordinasyon Merkezi Sahada
Geçmiş COP zirvelerinde alınan 70’ten fazla kararın çok azının sahaya yansıtılabildiğine dikkati çeken Ağırbaş, Antalya’da bu kısırdöngüyü kıracaklarını vurguladı. Alınan kararların toplum tarafından benimsenmesi amacıyla COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi'nin faaliyete geçirildiğini açıklayan Ağırbaş, şunları kaydetti:
1000’den fazla kurumun başvurduğu merkezde ekiplerimiz birebir temas kurarak talepleri dinliyor ve çözüm yolları üretiyor. Vatandaşın dahil olmadığı hiçbir politika sahada karşılık bulamaz. Biz, kararları halkımızla birlikte alarak iklim eylemini kalıcı kılmayı hedefliyoruz.
Zirve kapsamında Birleşmiş Milletler iş birliğiyle belediye başkanları ve yerel yönetimlerin katıldığı özel paneller düzenlenecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un liderliğinde gerçekleşecek bu oturumlarda, küresel atık yönetimi ve döngüsellik alanında dünyada ilk kez uygulanacak yenilikçi modeller kamuoyuna duyurulacak.