Gelişen teknolojinin getirdiği fırsatlar ve tehditler, ulusal güvenlik konseptini yeniden şekillendiriyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) merkezinde gerçekleştirilen 4. Uluslararası Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) Kongresi, bu alanlardaki riskleri ve çözüm yollarını masaya yatırdı. "Yapay Zeka Çağında KBRN Tehditlerini Yeniden Tanımlamak" ana temasıyla toplanan kongrede, savunma ve müdahale mekanizmalarındaki dijital dönüşüm vurgulandı.

Yapay Zekanın İki Yüzü: Hem İmkan Hem Risk
Kongrenin açılışında konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yapay zekanın insanlığa büyük kolaylıklar sunarken yanlış ellerde yıkıcı bir araca dönüşebileceğine dikkati çekti. İlaç geliştirmek amacıyla kullanılan algoritmaların veya hayat kurtaran insansız araçların kötü niyetli aktörlerce biyolojik ya da kimyasal tehdide dönüştürülebileceğini belirten Çiftçi, bu risklere yine ileri teknolojiyle yanıt verdiklerini ifade etti. Erken uyarı sistemleri ve yapay zeka entegrasyonuyla güvenlik altyapısının sürekli güncellendiğini aktardı.
Sıcak Bölgelerde İnsan Hayatını Koruyan Robotik Sistemler
Geleceğin güvenlik mimarisinde en önemli Unsurun yetişmiş insan gücü ile kurumlar arası koordinasyon olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, KBRN unsurlarının tespitinde sensör teknolojileri ve yapay zeka analizlerinden faydalandıklarını belirtti. Radyolojik veya kimyasal kirlenmenin yer aldığı yüksek riskli sahalarda personelin can güvenliğini teminat altına almak adına; keşif, numune alma ve arındırma süreçlerinde insansız kara/hava araçları ile robotik sistemlerin kullanım kapasitesinin artırıldığını dile getirdi.

Yıllık 70’i Aşkın Tatbikatla Kesintisiz Hazırlık
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise Türkiye Afet Müdahale Planı dahlinde KBRN risklerini ana olay başlıklarından biri olarak ele aldıklarını kaydetti. Akkuyu Nükleer Santrali gibi kritik tesislerin güvenliği başta olmak üzere Ulusal Radyasyon Acil Durum Planı ve ilgili müdahale eylemlerinin kararlılıkla uygulandığını belirten Pehlivan, yılda ortalama 70 ila 75 tatbikat gerçekleştirerek sahadaki reaksiyon kabiliyetini sürekli test ettiklerini vurguladı. Otonom sistemlerin afet ve risk yönetimindeki önemine değinen Pehlivan, teknolojinin olumsuz kullanımına karşı uluslararası işbirliği ve bilgi paylaşımının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.