Aileyi yeniden keşfetmek
Sosyologların yıllardır üzerine sayfalarca rapor yazdığı bir gerçek var: Dünya değişiyor, toplum değişiyor ve doğal olarak geleneksel aile yapımız da kabuk değiştiriyor. Artık o büyük anneannelerin, dedelerin, amcaların aynı çatı altında, hatta aynı mahallede yaşadığı geniş aileler maalesef geride kalıyor. Bugünün gerçeği; şehir hayatının merkezindeki günümüz çekirdek ailesi. Bu küçülme, beraberinde ciddi bir sosyolojik ve psikolojik yalnızlığı da getiriyor.
Aynı oturma odasında, aynı koltukta yan yana oturup, birbirinin sesini duymayan insanlar topluluğuna dönüşmek... Babanın elinde telefonla haberlere bakması, annenin sosyal medyada gezinmesi, çocukların ise tablet ekranında yapay bir dünyanın içinde kaybolması... Günümüzün aile fotoğraflarından birkaç tanesi bunlar. Birçok insanımız fiziksel olarak bir arada ama psikolojik olarak kilometrelerce uzakta... Birlikte olmak ama yalnız kalmak çok hazin değil mi?
Modernleşme süreçleri ve dijitalleşme, toplumsal yapının en temel taşı olan aile kurumunu ciddi anlamda bir dönüşüme uğratıyor. Geçmişin geniş, dayanışmacı ve geleneksel aile yapısı, günümüzde yerini daha bağımsız, küçük ölçekli ve günümüz çekirdek aile modeline bırakıyor. Bu dönüşüm, bireysel özgürlükler alanını açıyor gibi gözükse de sosyolojik ve psikolojik anlamda "birlikte vakit geçirme" eksikliği, kuşaklararası kopukluk ve yalnızlaşma gibi krizleri de beraberinde getiriyor.
Bu değerlendirmeler ışığında, İstanbul’da, Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen Aile Festivali gibi kitlesel ve tematik etkinlikler, modern çekirdek ailenin ihtiyaç duyduğu toplumsal vahalar olarak öne çıkıyor. AileFest etkinliği; sosyoloji, psikoloji, çocuk gelişimi ve aile değerleri ekseninde pozitif bir yaklaşımla dikkat çekiyor. Festival bir yandan aileyle vakit geçirme imkanları sunarken bir yandan da aileyi yeniden keşfetmenin kapıların aralıyor.
AİLE DEĞERLERİ
Sosyolojik açıdan aile, bireyin toplumsallaşma sürecinin başladığı, kültürel kodların ve aile değerlerinin kuşaktan kuşağa aktarıldığı ortamdır. Günümüz çekirdek ailesi ise iş yaşamının yoğunluğu ve dijital ekranların ev içinde bağımsızlığı nedeniyle büyük bir imtihanla karşı karşıya.
AileFest, kolektif yaşam alanıyla geleneksel ailenin o sıcak, bir arada olma, faaliyetlerde bulunma ve sohbet etme kültürünü modern bir formatta sunuyor. Festival alanında; büyükanne – büyükbaba, dede – nine, anne - baba ve çocuk gibi farklı kuşakların aynı sanatsal veya kültürel etkinlikte buluşması, toplumsal hafızanın sürekliliğine hizmet ediyor. Etkinlik, bireyselleşen günümüz insanını bencil alanından çıkararak aile ortamında sosyalleşmesine vesile oluyor.
BİRLİKTE NİTELİKLİ VAKİT GEÇİRMEK
Sağlıklı bir bireyin yetişmesindeki en temel yapı taşı çocuk ve aile arasındaki nitelikli bağlardır. Günümüzde ailelerin en büyük yanılgısı, aynı çatı altında bulunmayı "birlikte vakit geçirmek" ile karıştırmasıdır. Günümüzde aynı çatı altında olmanın birlikte nitelikli vakit geçirmek anlamına gelmediğini ifade etmek gerekiyor. Öyle ya herkesin kendi ekranına gömüldüğü bir ev ortamı, sadece çocukta mı psikolojik yalnızlığa yol açıyor? Mesele; ailede aynı ortamı paylaşmanın ötesinde aynı düşünceyi üretme, aynı duyguyu yaşama meselesidir…
AileFest'in oluşturduğu pozitif katma değer; ailelere "birlikte nitelikli vakit geçirme" laboratuvarı sunmasıdır. Festival bünyesindeki atölyeler, oyunlar, kitap fuarı, söyleşiler aslında kelimenin tam anlamıyla “aile olmaya” hizmet etmektedir.
Ailelerin birbirlerinin gözlerinin içine bakarak anı biriktirmeleri her dönem önemli olduğundan daha fazla günümüzde önem ifade etmektedir.
SONUÇ
Günümüz çekirdek ailesinin karşı karşıya kaldığı yalnızlaşma tehdidine karşı Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Bilal Erdoğan’ın vizyoner sorumluluğu ile gerçekleştirilen AileFest, ziyaretçilerine yeni fikirler vermektedir. Sosyolojik açıdan toplumsal yapıyı güçlendiren, psikolojik açıdan bireysel iyi oluşu destekleyen bu etkinlik; gelenekselin güven veren değerleri ile modern hayatın dinamizmini harmanlamaktadır.
Aileyi korumak; bireyi korumanın yanı sıra toplumun hem bugününü hem de geleceğini korumaktır. Bu da sadece bir kişinin, bir kurumun değil toplum olarak her birimizin ayrı bir görevi, önemli bir sorumluluğudur…