Türk futbolu bu kaostan nasıl kurtulur?

YAYINLAMA:

Türkiye A Milli Futbol Takımı 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na gitme başarısı gösterince bizim federasyon bundan inanılmaz gururlandı..

Sanki bu işi sahadaki Bizim Çocuklar değil de TFF ve başkanı başarmış gibi bir algı oluşturmaya kalktılar..

Ama kimse kalkıp da "Yahu, Dünya Kupası'na katılan 47 ülkenin de burada hakemi var, neden Türkiye'nin yok?" demedi..

Yıllardır Türkiye'de sadece bir takımın başarısına odaklı MHK'ler ve federasyonlar gelip gidiyor..

Arada Fenerbahçeli federasyon başkanları da oldu..

Ama onlar da kişisel egolarından, sırf Fenerbahçe başkanını başarısız göstermek için talimatla hareket ettiler..

Sonuçta değişen bir şey olmadı..

Türk futbolu yine aynı kaosun içerisinde kaldı..

UEFA Uluslar Ligi maçlarında görüyoruz, Milli Takımımız yıldızlarına rağmen yerlerde sürünüyor..

"Yerlerde sürünüyor" lafımı mecazi anlamda görün..

Çünkü Türkiye "sirk ligi"nde yere atlayarak faul, penaltı alan bazı futbolcular, Avrupalı hakemlere de bunu yediririz düşüncesiyle her pozisyonda kendilerini yere atıyorlar..

Türkiye'de güdümlü MHK ve onların atadığı hakemler bu pozisyonlara hemen faul, penaltı çalabilir..

Ama gerçekten adil hakemlerin verdiği kararlar ortada..

Avrupa'da aynı hareketleri yaptığınızda hakem oyunu devam ettiriyor, futbolcu ayağa kalkıp oyuna devam etmek zorunda kalıyor..

Biz ise yıllardır futbolcuyu yere atmaya, hakemi kandırmaya ve her pozisyonda düdük beklemeye alıştırıyoruz..

Sonra da Milli Takım Avrupa'da neden istediğimiz futbolu oynayamıyor diye şaşırıyoruz..

İşte son MHK operasyonunun ardından ortalığa saçılan ses kayıtlarını ve yazışmalarını görüyorsunuz..

Futbolumuzu nasıl yönettikleri, hakemlik sisteminin nasıl bir hale getirildiği ve Türk futbolunun nasıl "sirk ligi"ne çevrildiği ortada..

Başlığa dönersek, Türk futbolu bu kaostan nasıl kurtulabilir..

Birincisi, basketbolda, voleybolda olduğu gibi futbolun başına da futboldan gelme biri gelmeli..

Yönetimini iş adamlarından değil, yeşil sahaların tozunu yutmuş adamlardan oluşturmalı..

Futbolun içinden gelen, futbolun sorunlarını bilen ve bu düzenin nasıl işlediğini görmüş insanlardan oluşan bir yönetim kurulmalı..

Tekrarlamak gerekirse, siyasetten ve iş dünyasından TFF başkanı seçmeyelim..

Futbolu masa başında değil, sahada öğrenmiş insanların futbolu yönetmesini sağlayalım..

Hakemlere gelirsek, mevcut hakemlerimizin bir kalitesinin olmadığına UEFA da FIFA da karar vermiş olmalı ki doğru düzgün maç vermiyorlar..

Verdiklerini de görüyoruz, her maçın içine edip ülkeleri, takımları bize düşman ediyorlar..

VAR olmasa iyice rezil olacaklar..

Öyleyse, başta MHK başkanı olmak üzere yabancı birini seçip en az 5 yıl boyunca, başta derbilerimiz olmak üzere, maçlarımızı yabancı hakemler yönetmeli..

Bunun amacı Türk hakemlerini sonsuza kadar devre dışı bırakmak değil, Türk hakemliği için yeni ve temiz bir düzen kurmak olmalı..

Daha sonra alttan gelecek, gerçekten kaliteli, dil bilen, koşu mesafeleri hileli olmayan, forma rengine göre düdük çalmayan, adil ve torpilsiz Türk hakemlerine futbolumuzu emanet edelim..

Hakem sahaya çıktığında hangi takımı tuttuğu, kimden talimat aldığı, kiminle hangi ilişkisi olduğu konuşulmamalı..

Sadece verdiği karar konuşulmalı..

Futbolcu tarafında ise aslında bir sıkıntımız yok..

Avrupa'da pırıl pırıl gençlerimiz var..

Dünyanın önemli liglerinde oynayan, kendisini geliştiren, yeteneği ve potansiyeli tartışılmayacak oyuncularımız var..

Bize gereken, adil, forma rengine bakmadan, form durumuna göre futbolcu bulan bir teknik direktör..

Milli Takım'ı da böyle bir teknik direktöre emanet edelim..

Kim daha formdaysa, kim Milli Takım'a daha fazla katkı sağlayacaksa onu oynatsın..

Kulübüne, formasına, başkanına, geçmişine bakmadan karar versin..

O zaman gerçekten arkamıza yaslanıp izleyelim..

Bakın o zaman Türk futbolu Avrupa'da ilk 6'nın dışına çıkıyor mu..

Bakın bakalım o zaman her Dünya Kupası'na katılıyor muyuz, katılmıyor muyuz..

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...