26 versiyonu…
Bu hafta köşemde sinema filmleri var. Vizyona giren ve önümüzdeki günlerde gösterime girecek birkaç filme bakalım.
İlk filmimiz “Hasip ile Nasip”. 1976 yılında Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın başrollerini paylaştığı Yeşilçam klasiği, 50 yıl sonra yeniden sinemaya uyarlanmış. Yeni film 16 Ekim’de vizyona giriyor. Bu kez Hasip’i Toygan Avanoğlu, Nasip’i Alper Kul, Perihan’ı da Didem Balçın oynuyor. Ufuk Özkan ve Selim Erdoğan da kadroda. Yönetmen Özgür Bakar, yapımcı Vahdet Erdoğan.

Hikâyede Hasip ile Nasip, belediye başkanlığı koltuğunu yıllardır sırayla paylaşıyor. Derken ikisinin de çocukluk aşkı Perihan kasabaya dönüyor ve o da başkanlığa aday oluyor. Bizimkiler hem koltuğu hem Perihan’ı kazanmak için birbirine giriyor. Film Çorum ve İskilip’te çekilmiş.
Şimdi Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın karşısına kimi koyarsanız koyun, işi zor. Alper Kul ve Toygan Avanoğlu komediye yabancı isimler değil, eyvallah. Ama insan ister istemez o iki ustayla karşılaştıracak. Bir de eski filmleri yeniden çekmek bana hep riskli geliyor. Çünkü seyircinin hafızasında çok sevdiği bir film var. Onun üzerine çıkamıyorsanız bari hatırasını bozmayın. Umarım bu kez eski filmin adından faydalanmakla yetinmeyip, gerçekten güzel bir komedi yapmışlardır.
Ters köşe!
Bir de “Öldür Beni” var. Bu film henüz çekim aşamasında ama konusu benim ilgimi çekti. Hayatına son vermek isteyen bir kadın, bindiği korsan taksinin şoföründen kendisini öldürmesini istiyor. Üstelik şoför geçmişte birinin ölümüne neden olmuş. Ama adam bu kez birini öldürmek yerine hayatta tutmaya çalışıyor. Şimdi bu hikâyede gerçekten güzel bir ters köşe var. Sonrasını nasıl anlatacaklar bilmiyorum ama en azından daha önce defalarca izlediğimiz hikâyelerden biri değil.

Filmi Sinan Öztürk yönetiyor. “Çukur”, “Gaddar” ve “Veliaht”tan tanıdığımız yönetmenin ilk sinema filmi olacak. Başrollerde Nezaket Erden ve Ozan Çelik var. İşin Aslı astarını söyleyecek olursam; ikisi de oyunculuklarına güvendiğim isimler. Özellikle böyle iki karakterin karşı karşıya geldiği bir hikâyede oyunculuk çok önemli. Ben bu ikiliyi yan yana merak ettim.
Çekimler Eylül sonunda İstanbul'da başladı, Ekim sonunda bitmesi planlanıyor. Vizyon tarihi henüz açıklanmadı. Ama şimdiden söyleyeyim, bu filmi izlemek isterim.
Marketten festivale…
Bu hafta ilgimi çeken filmler arasında “Yakın” da var. Buse Halaçoğlu’nun yönettiği kısa film, Adana Altın Koza Film Festivali’nde seyirciyle buluştu. Başrollerde Asiye Dinçsoy ve Manolya Maya var. Hikâye bir süpermarkette geçiyor. Maddi sıkıntı yaşayan üç çocuklu bir kadın, alışveriş yapabilmek için genç bir kadından yardım istiyor. Ama bu yardım meselesi, iki kadının birbirini sorguladığı, gerilimin giderek arttığı bir karşılaşmaya dönüşüyor.

Benim bu filmde asıl ilgimi çeken Asiye Dinçsoy. Daha yakın zamanda HBO Max’te “Yüzleşme” filmini izledim. Kadın bu işi gerçekten çok iyi biliyor. Zaten “Toz Bezi”ndeki performansıyla da ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu göstermişti. Özellikle psikolojik derinliği olan karakterleri oynamayı çok iyi biliyor. Bir bakışıyla, yüzündeki küçücük bir değişiklikle bile karakterin iç dünyasını anlatabiliyor. Oynadığı her karaktere ayrı bir derinlik katıyor. Üstelik her rolünde başka bir kadın çıkıyor karşımıza. Ben böyle oyuncuları çok seviyorum. Açıkçası Asiye Dinçsoy var diye bu filmi izlerim. Manolya Maya’yla karşılıklı sahnelerini de ayrıca merak ediyorum.
“Yakın”ın henüz açıklanmış bir genel vizyon tarihi yok. Umarım festival gösterimleriyle sınırlı kalmaz da filmi ya sinemalarda ya da bir dijital platformda izleme fırsatımız olur.