Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 4. Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında medya temsilcileriyle bir araya gelerek kültür ve turizm alanındaki stratejik gelişmeleri paylaştı. Yurt dışına kaçırılan varlıkların ülkeye iadesi konusunda yürütülen kararlı diplomasinin somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Ersoy, bu hafta ABD’den yeni tarihi eser grubunun Türkiye’ye getirildiğini belirtti.
Türkiye’nin kaçakçılıkla mücadele birimini daire başkanlığı düzeyine çıkararak kurumsal gücünü artırdığını aktaran Ersoy; 14 ülkeyle ikili protokol imzalandığını, arşiv kayıtları ve bilimsel analizlerle titiz bir takip süreci yürütüldüğünü kaydetti. Türkiye’nin bu alandaki uzmanlığının küresel ölçekte kabul gördüğünü ifade eden Bakan, “Kaçırılmasının üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin eserlerimizin izini sürmekten vazgeçmiyoruz. Şu anda pek çok ülkeyle eş zamanlı operasyonlarımız sürüyor” mesajını verdi.
Jeopolitik türbülansa rağmen turizmde 51 milyar dolarlık baraj aşıldı
Bölgesel gerilimlerin, hava yolu maliyetlerindeki yükselişin ve kaynak pazarlardaki daralmanın özellikle yılın ikinci çeyreğinde hissedildiğini hatırlatan Bakan Ersoy, pazarların çeşitlendirilmesi sayesinde krizin hızla aşıldığını bildirdi. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) aracılığıyla yürütülen agresif pazarlama hamlelerinin meyve verdiğini vurgulayan Ersoy, mali tablolara dair şu verileri paylaştı:
Çeyrek bazında büyüme: Yılın üçüncü çeyreğinde turizm geliri yüzde 5 artış göstererek 25 milyar 526 milyon dolara ulaştı.
9 aylık toplam hacim: Ocak-Eylül döneminde toplam gelir yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolar seviyesine yerleşti.
Kişi başı harcama ivmesi: Ortalama konaklama süresi 10,34 gece olarak ölçülürken, kişi başı gecelik yabancı harcaması 119,9 dolara, genel ortalama ise yüzde 4,6 artışla 107,7 dolara tırmandı.
Ersoy, yıl sonunda herhangi bir küresel olağanüstülük yaşanmaması durumunda 65 milyar doların üzerinde turizm gelirine ulaşılacağını öngördüklerini bildirdi.
Ayasofya'nın yer altı dünyası gün yüzüne çıkıyor
Mimar Sinan döneminden bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı güçlendirme ve restorasyon sürecinden geçen Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yer altı keşifleri hız kazandı. Kubbe ve yarım kubbelerdeki statik tahkimatın yanı sıra yer altı su yolları ve dehlizlerde geniş çaplı bir kazı-temizlik çalışması yapıldığını belirten Ersoy, şu ana kadar yaklaşık 3 bin tonluk balçık ve molozun dışarı taşındığını aktardı.
Kuzeydoğu yönündeki 4 odalı antik yer altı mezarı (hipoje) ile birbirine bağlanan tünellerin İstanbul’un kadim su altyapısına ışık tuttuğuna dikkat çeken Ersoy, güvenlik ve koruma altyapısı tamamlanan uygun kısımların etaplar halinde halkın ve basının ziyaretine açılacağını duyurdu.
Haydarpaşa, Sirkeci ve Diyarbakır projelerinde geri sayım
Tarihi yapıların işlevlendirilmesi ve korunmasına yönelik dev projelerde de sona yaklaşılıyor:
Diyarbakır Cezaevi: 47 dönümlük alanda 18 bin 500 metrekarelik kapalı alanı kapsayan hafıza müzesi, kütüphane ve 520 kişilik etkinlik salonu yıl sonuna kadar tamamlanacak.
Haydarpaşa ve Sirkeci garları: 2027 yılında ilk etapları açılacak alanlarda zemin sıvılaşmasına karşı kapsamlı güçlendirmeler yapılıyor. Haydarpaşa bünyesinde tren ulaşımı korunurken Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesi ve sanat atölyeleri yer alacak; Sirkeci ise Türkiye’nin göç tarihine odaklanan tematik bir müzeye ve arkeoparka ev sahipliği yapacak.
Antalya Arkeoloji Müzesi: Sergi alanı 3 kat büyütülerek 2027’de kapılarını açacak; zengin depolarındaki eserler gün ışığına çıkacak.
Formula 1 şehir festivaline dönüşüyor, gece müzeciliği dünyaya ihraç ediliyor
Türkiye’nin Formula 1 takvimine dönüşü, NATO Zirvesi ve Antalya’nın COP31 ev sahipliği gibi büyük uluslararası organizasyonların ülke prestijini güçlendirdiğini aktaran Ersoy, Formula 1’in sadece pistle sınırlı kalmayıp İstanbul’un tamamına yayılan kapsamlı bir eğlence ve kültür festivali şeklinde kurgulanacağını kaydetti.
Sıcak bölgelerde başlatılan ve yoğun ilgi gören "gece müzeciliği" modelinin İtalya ve Yunanistan gibi Akdeniz ülkeleri tarafından örnek alındığını belirten Ersoy, bu uygulamanın şehir merkezlerindeki ören yerlerinde yaygınlaştırılarak yerel esnafa doğrudan ekonomik katkı sağlamasının hedeflendiğini aktardı.
Dijital konaklama platformlarına komisyon sınırı ve temsilci zorunluluğu
TBMM gündemindeki yasa teklifine de değinen Bakan Ersoy, yabancı menşeli çevrim içi konaklama platformlarına yönelik yeni regülasyonları duyurdu. Yerli tüketiciyi ve konaklama tesislerini korumayı amaçlayan düzenlemeye göre:
Yabancı platformların Türkiye içi rezervasyonlarda alabileceği komisyon ve hizmet bedeli yüzde 17 ile sınırlandırılacak.
Platformlar için Türkiye'de tüzel temsilcilik açma zorunluluğu getirilecek.
İki yıl süreli, devredilemez izin belgesi şartı konulacak; belge harcı 5 milyon TL olarak uygulanacak ve bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenecek.
Bu kuruluşlar da Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına yasal turizm payını aktarmakla yükümlü olacak.