Antalya Altın Portakal Film Festivali, zengin programı ve salonları dolduran sinemaseverlerin coşkusuyla büyük ödül gecesi öncesindeki son virajı döndü. Ulusal ve uluslararası uzun metraj kategorilerindeki kıyasıya yarış, cuma günü izleyiciyle buluşan çarpıcı yapımlarla doruk noktasına ulaştı. Belgesellerden kısa metrajlara uzanan geniş seçkinin yanı sıra, günün öne çıkan yapımları AKM salonlarında perdeye yansıdı; gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilerde ise çarpıcı itiraflar ve duygu dolu anlar yaşandı.
Kaçırılan Bir Uçak, Kara Mizah ve Zihni Göktay’a Veda: “Bekle Bizi Brüksel”
Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nın gösterim programındaki son filmi olan “Bekle Bizi Brüksel”, AKM Aspendos Salonu’nda izleyici karşısına çıktı. Yönetmen Necmi Sancak ile sanat yönetmeni Zeynep Koloğlu’nun yanı sıra Sermet Yeşil, Caner Cindoruk, Hande Doğandemir, Cem Sürgit ve Uğur Uzunel’in de aralarında bulunduğu kalabalık oyuncu kadrosu gösterim sonrası salondaydı.
Belediye seçimlerinin yapıldığı gün kaçırılan bir yolcu uçağını merkeze alarak medya stüdyolarından mahalle kahvelerine uzanan sosyolojik bir Türkiye portresi çizen yapım, gerçek bir anekdota dayanıyor. Yönetmen Sancak, projenin tohumlarının öğrencilik yıllarında yakın bir arkadaşının bulunduğu uçaktaki kaçırılma vakasıyla atıldığını belirterek, kitabının tanıtımını yapmaya çalışan akıl sağlığı yerinde olmayan bir şahsın eylemini “Ya bu olay televizyon haberlerine yansısaydı nasıl olurdu?” sorusu üzerinden bir kara mizaha dönüştürdüğünü aktardı. Senaryonun sette oyuncuların doğaçlamalarıyla devasa bir kurguya evrildiğini belirten Sancak, 105 dakika olarak planlanan filmin ilk kurgusunun 160 dakikayı bulduğunu ifade etti.
Başrol oyuncularından Caner Cindoruk ise metni ilk okuduğunda duyduğu heyecanı dile getirirken, kadroda yer alan ve yakın zamanda hayatını kaybeden usta tiyatrocu Zihni Göktay’ı andı. Cindoruk, “Böyle derinlikli karakterlere oyuncular daima açtır. Aynı tutkuyu ve heyecanı, aramızdan ayrılan ve ne yazık ki filmi izleyemeyen Zihni Göktay ağabeyimizin gözlerinde de gördüm. İlk işiymiş gibi heyecanlıydı ama bu onun son çalışması oldu,” diyerek salondan merhum sanatçı için güçlü bir alkış istedi.
Ringden Hastane Koridorlarına Bir Babanın Mücadelesi: “13. Raunt”
Festivalin Uluslararası Yarışma kanadında Tunus sinemasının dikkat çeken örneği “13. Raunt” (Round 13) izleyiciyle buluştu. Kariyerinin zirvesini geride bırakan eski bir boks şampiyonunun, ağır hasta evladının tedavi masraflarını karşılayabilmek adına hayatının en zorlu mücadelesine girişmesini konu alan film, salonda duygu dolu anlar yaşattı.
Gösterim sonrası yönetmen Muhammed Ali Nahdi ve oyuncu Afif bin Mahmud izleyicilerin sorularını yanıtladı. Hikâyenin köklerinin yıllar önce bir devlet hastanesinde şahit olduğu yaşam mücadelesine dayandığını anlatan Nahdi, çocuğunu kurtarmaya çalışan bir ailenin çaresizliğinden ilham aldığını söyledi. Bir seyircinin “Zor süreçlerde babalar genelde aileyi terk eder, bu filmdeki babanın direnci çok etkileyiciydi” şeklindeki tespitine yanıt veren yönetmen, “Hastanelerdeki sağlık görevlileri de genelde babaların gittiğini söyler. Ancak bizim hikâyemizde baba sonuna kadar kalıyor; çünkü aynı durumda ben olsaydım, ben de asla gitmezdim,” ifadelerini kullandı.
16 Yıllık Gişe Fenomeni Antalya Sahnesinde: “Çakallarla Dans 8”
Festivalin Gala Gösterimleri kapsamında ise Türk sinemasının uzun soluklu komedi serilerinden biri olan “Çakallarla Dans”ın son halkası “Şututgart Çıkarması” perdeye yansıdı. Gösterimin ardından yönetmen Murat Şeker, senarist Ali Tanrıverdi ve oyuncular Şevket Çoruh, Didem Balçın, Tim Seyfi, Timur Acar ile Hakan Bilgin sahneye çıkarak salonu kahkahaya boğan bir söyleşi gerçekleştirdi.
Serinin 16 yıllık geçmişini değerlendiren yönetmen Murat Şeker, ülkenin sosyolojik dönüşümünün kendi sinemalarına da yansıdığını belirterek, “2010’da çektiğimiz ilk filmde çok daha cesurduk; zaman içinde yaşanan değişimler hepimizi etkiledi, artık o kadar cesur davranamıyoruz. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu ekibin bir arada kalabilmesi en büyük umut kaynağımız,” değerlendirmesinde bulundu.
İlk filmden bu yana serinin parçası olan oyuncular Timur Acar ve Tim Seyfi ise projenin sekizinci filme ulaşmasının kendileri için de sürpriz olduğunu belirterek, seyircinin ilgisinin bu bağı canlı tuttuğunu vurguladı. Film ekibi, festival atmosferinde Antalyalı izleyicilerle buluşmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek gösterimi noktaladı.