Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türk sinemasının uluslararası rekabet gücünü artırma vizyonu doğrultusunda kapsamlı bir panele ev sahipliği yaptı. “Beyond Location: How Talent Attracts International Co-Productions” (Mekânın Ötesinde: Yetenek, Uluslararası Ortak Yapımları Nasıl Çeker?) başlıklı oturum; küresel cast direktörleri, sektör temsilcileri ve oyuncuları bir araya getirerek Türk yeteneklerin dünya vitrinine çıkış stratejilerini ayrıntılarıyla ele aldı.
Dünya Sineması Türk Yeteneklerin Peşinde

Panelde söz alan 35 yıllık tecrübeli uluslararası cast direktörü Lucinda Syson, sektörün geçirdiği dönüşümün altını çizdi. Sınır ötesi ortak yapımların çoğalmasıyla birlikte oyuncu seçim havuzunun küresel ölçekte genişlediğini belirten Syson, yerel ağların kıymetine dikkat çekti. Türkiye’deki zengin yetenek havuzuna ulaşmada Harika Uygur gibi yetkin isimlerle kurulan iş birliklerinin hayati bir köprü görevi gördüğünü vurgulayan Syson, kurulan bu Avrupa merkezli ağın yeni kapılar araladığını aktardı.
Küresel Arenada Egonun Yeri Yok: Audition Kültürü

Başarılı cast direktörü Harika Uygur, dünya çapında temsil zincirinin kırılma noktalarını aktarırken oyuncuların seçme (audition) süreçlerine bakışını değiştirmesi gerektiğini hatırlattı. Geçmişte Türk rollerinin dahi yabancı aktörler tarafından canlandırıldığını, bu ezberi "The International" projesinde Haluk Bilginer tercihiyle yıktıklarını ifade eden Uygur, Bilginer gibi usta bir ismin dahi seçmelere girerek rolü aldığı örneğini verdi. Uygur ayrıca, Romanya merkezli bir karakter arayışında olan popüler dijital dizi "Nine Perfect Strangers" projesine Türk oyuncu Aras Aydın’ı dahil ederek küresel bakış açısını nasıl genişlettiklerini katılımcılarla paylaştı.
Avrupa ile Türkiye Arasındaki Eksik Köprü

Avrupa genelinde 160 binden fazla oyuncuyu ve 3 bini aşkın ajansı birbirine bağlayan Filmmakers Europe Yöneticisi David Zitzlsperger, dijital entegrasyonun gücüne odaklandı. Artık Avrupalı yapımcıların Türk karakterler için doğrudan Türkiye’deki isimleri araştırdığını belirten Zitzlsperger, Türk oyuncuların uluslararası platformlardaki görünürlüğünün henüz yeterli seviyede olmadığını dile getirdi. Fon ve ortak yapım kriterlerinde farklı coğrafyalardan gelen oyuncu şartlarının bulunmasının, Türk oyuncular için benzersiz bir fırsat sunduğu ifade edildi.
Sahne Önündeki Başarı, Set Arkasındaki Adaletle Mümkün
Panelde yalnızca küresel kariyer adımları değil, sektörün iç dinamikleri ve set koşulları da geniş yer buldu. Kadın oyuncuların karşılaştığı yaş ayrımcılığına işaret edilirken, Oyuncular Sendikası öncülüğünde hayata geçirilen "Set Çalışma İlkeleri" ve yakınlık koordinatörlüğü uygulamalarıyla setlerdeki standartların yükseltildiği kaydedildi. Çocuk ve bebek oyuncuların geçmişte maruz kaldığı ağır çalışma şartlarının pedagoglar ve sendikal denetimlerle aşılmaya başlandığı belirtilerek, sürdürülebilir bir uluslararası başarının ancak insani set standartlarıyla var olabileceği mesajı verildi.