Yönetmen Ferit Karahan’ın yazıp yönettiği ve 6 Kasım’da vizyona girecek olan "Cinlerin Düğünü" filmi, sinemanın sınırlarını aşarak plastik sanatlarla buluştu. Londra Royal Academy of Arts Hugh Casson Desen Ödülü sahibi ressam Sait Mingü, yönetmenle birlikte izlediği yapımdan yola çıkarak "Perdeden Tuvale: Bir İzleme Deneyiminin Resme Dönüşmesi" projesi kapsamında yeni bir tablo üretti. Geleneksel teknikleri dijital olanaklarla harmanlayan sanatçının 150 x 90 cm boyutlarındaki C-Print Diasek Mount formatındaki eseri, Nişantaşı’ndaki atölye ve galerisinde ilk kez sergilendi.
Sinematik hafıza ve resim sanatının ortak dili
Eserin üretim sürecini değerlendiren Sait Mingü, sinema sanatına her zaman ilgi duyduğunu belirterek filmdeki dramatik ve görsel unsurları kendi resim diline aktardığını ve teknik benzerlikler sayesinde anlatıyı tuval üzerinde yeniden inşa ettiğini dile getirdi. Yönetmen Ferit Karahan ise ortak paydalarının tarih, psikoloji ve bireysel hafıza olduğunu vurguladı. Eserin temel çıkış noktasını aktaran Karahan, filmin merkezinde yer alan "Kendi karanlığıyla yüzleşen insan kendi kaderini aşabilir mi?" sorusunun Mingü’nün portrelerindeki içsel çatışmalarla doğrudan örtüştüğünü belirtti.
Film ile plastik sanatlar arasındaki bu etkileşim, modern sanat tarihinde edebiyat veya sahne uyarlamalarının ötesinde "ekfrasis" (bir sanat eserinin başka bir sanat dalı tarafından betimlenmesi ve yeniden üretilmesi) geleneğinin çağdaş bir örneğini oluşturuyor. Görsel anlatıların farklı disiplinler arasında taşınması, anlatının katmanlarını zenginleştirirken iki bağımsız sanatçının yaratım sürecini ortak bir hafıza alanında buluşturuyor.
Toronto ve Altın Portakal'ın ardından 6 Kasım'da vizyonda
Dünya prömiyerini Toronto Uluslararası Film Festivali’nin Ana Yarışma Bölümü’nde yapan "Cinlerin Düğünü", Türkiye prömiyerini ise 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Demet Özdemir, Kaan Yıldırım, İlhan Şen, Helin Kandemir ve Sarp Bozkurt’un başrollerini paylaştığı yapım, uzak bir Anadolu köyünde kız kardeşlerinin düğünü vesilesiyle buluşan dört kardeşin yıllardır gizlenen aile sırlarıyla yüzleşmesini konu alıyor. Kuşaklararası aktarılan travmaları ve aile bağlarını beyazperdeye taşıyan film, 6 Kasım itibarıyla Türkiye genelinde sinemalarda gösterime giriyor.