Dünya tarihinin seyrini değiştiren Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına yüzyıllar boyunca ev sahipliği yapan İstanbul, bu kez büyüleyici kültür mirasıyla Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’ya konuk oluyor. Dünyanın önde gelen sanat ve tasarım merkezlerinden Victoria and Albert Müzesi (V&A), kentin MS 330 yılından 1922 yılına uzanan serüvenini "Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk" başlıklı kapsamlı sergiyle mercek altına alıyor.
Sergiyi yerinde inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin evrensel kültür sahnesindeki etkinliğini artırmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirterek, İstanbul’un iki imparatorluklu benzersiz kimliğinin 200’ü aşkın tarihi şaheserle küresel ölçekte tanıtıldığını kaydetti.
Büyük Saray mozaikleri keşfinden bu yana ilk kez yurt dışında

Serginin kuşkusuz en heyecan verici ve tarihi nitelik taşıyan ayrıntısı, 6. yüzyıl Bizans dönemine ışık tutan Büyük Saray mozaikleri oldu. 1935 yılındaki arkeolojik kazılarda gün ışığına kavuşturulan bu paha biçilmez mozaikler, keşiflerinden bu yana geçen yaklaşık bir asırlık sürede ilk kez İstanbul sınırlarının dışına çıkarılarak uluslararası izleyicinin beğenisine sunuldu.
Sergilenen nadide seçkide mozaiklerin yanı sıra Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonunda muhafaza edilen Sultan II. Selim’e ait 16. yüzyıl ipekli kaftanı, Rönesans ustası Gentile Bellini fırçasından çıkan ikonik Fatih Sultan Mehmed portresi ve Türk resim sanatının mihenk taşlarından Osman Hamdi Bey’in “Gezintide Kadınlar” adlı tablosu dikkat çekiyor.
Küresel müzelerin nadide parçaları ortak hafızada birleşti

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Cumhurbaşkanlığı Millî Saraylar Başkanlığı ile yurt içi ve yurt dışındaki saygın kurumların katkılarıyla hayat bulan uluslararası proje; Koç Holding iş birliği ve Huo Family Foundation desteğiyle hayata geçirildi.

Türkiye’den Topkapı Sarayı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Ayasofya Tarihi Müzesi, Harbiye Askerî Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi ve Yapı Kredi Koleksiyonu gibi köklü arşivler sergiye güçlü bir katılım sağladı. Sergiye uluslararası alandan ise British Museum, British Library, National Gallery, Vatikan Müzeleri, Atina Benaki Müzesi ve Venedik San Marco Hazinesi paha biçilmez koleksiyonlarıyla eşlik etti.
Saray protokolünden sokaktaki hayata dört ayrı tema

Ziyaretçilerini zamansal ve tematik bir yolculuğa çıkaran sergi kurgusu; "Roma Döneminde Başlangıç", "Gök ve Yer", "Yeniden Doğan Başkent" ve "Şehirde Yaşam" olmak üzere dört ana bölümden meydana geliyor.
I. Konstantin’in kenti yeniden inşa ettiği 330 yılından Osmanlı döneminin nihayetine dek uzanan anlatı; yalnızca mimariyi, din ve iktidar ilişkisini ya da saray törenlerini işlemekle kalmıyor. Zırhlar, heykeller, el yazmaları, saray mücevherleri ve çinilerin yanı sıra; dönemin kahvehaneleri, hamam ritüelleri, müzik pratikleri ve kıyafet zenginliği üzerinden Boğaz kıyısındaki gündelik hayatın tüm renkleri Londra’ya taşınıyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ettiği uluslararası sergi, 7 Kasım 2026 ile 9 Mayıs 2027 tarihleri arasında Londra Victoria and Albert Müzesi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık kalacak.