Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Kültür Sanat Lütfü Kaplanoğlu'nun Arya sergisi Artmahall'de ziyarete açıldı

Lütfü Kaplanoğlu'nun Arya sergisi Artmahall'de ziyarete açıldı

Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu'nun sanatındaki 32. yılına özel hazırlanan 32. kişisel sergisi "ARYA", insanın doğa ve zamanla ilişkisini yansıtan eserleriyle Artmahall'de açıldı.

MUHABİR: Mesut Oymak

Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun sanat yaşamındaki 32. yılına ithafen hazırlanan 32. kişisel sergisi “ARYA”, sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Dr. Derya Aydoğan’ın üstlendiği sergi, insanın doğa, zaman ve kendi iç dünyasıyla kurduğu bağı resim sanatı üzerinden tartışmaya açıyor. Eserlerdeki dinginlik, duruş ve figürler, müzikte tek bir sesin öne çıkarak zamanı genişlettiği "arya" formunu görsel bir metafora dönüştürüyor.

Sergi, 23 Ekim – 13 Aralık 2026 tarihleri arasında pazar günleri hariç 13.00-19.00 saatlerinde sanatçının Kabataş'taki atölye ve gösterim alanı Artmahall'de ücretsiz olarak görülebilecek.

Doğa, zaman ve iç dünyaya dönüşün görsel dili

Kaplanoğlu’nun son dönem tuval çalışmalarında masalsı peyzajlar ile yüzü izleyiciye dönük olmayan figürler öne çıkıyor. Doğanın içine yerleştirilen bu figürler; modern yaşamın hız, tüketim ve sürekli üretim baskısından sıyrılarak alternatif bir zamansallık deneyimi sunuyor. Sergi, insanın doğayı dönüştürürken kendi öz varlığından ne ölçüde uzaklaştığını sorgulayan içsel bir denge kurmayı hedefliyor.

Küratör Dr. Derya Aydoğan, sergideki görsel dili "Mutasyona uğrattığımız dünya, Lütfü Kaplanoğlu’nun resimlerinde katıksız hâlini geri alarak insanı sonsuz bir aryanın ritminde kendi öz âlemine kavuşturuyor" sözleriyle tanımlıyor.

Felsefi arka plan ve kolektif üretim süreci

“ARYA”nın kavramsal omurgası; Johan Huizinga’nın oyunu kültürün önüne koyan kuramı ile Paul Lafargue’ın "Tembellik Hakkı" eserindeki mekanik çalışma eleştirisi üzerine inşa ediliyor. Eserler, insanın yaratıcı özgürlüğünü geri kazanma ve kendi zamanına sahip çıkma ihtiyacını sanatsal bir çıkış yolu olarak konumlandırıyor. Sanatçının Kabataş’taki atölye alanında şekillenen üretim pratiği, ziyaretçilerin ve paylaşılan fikirlerin enerjisinden beslenen kolektif bir karşılaşma zemini yaratıyor.

Prof. Dr. Kaplanoğlu'nun daha önceki "Sessizlik ve Zaman", "Yansımalar" ve "Hiçlikten Varlığa" gibi kişisel sergi dizilerinde sürdürdüğü varoluşsal arayış, "ARYA" ile daha yalın ve içsel bir anlatım evresine ulaşıyor. Danimarka, İtalya, İspanya, Makedonya ve Kanada gibi ülkelerde sergilere katılan sanatçı; TÜBİTAK ve bakanlık destekli uluslararası projelerin birikimini bu sergideki peyzajlara taşıyor.