Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar, Samsun Kitap Fuarı kapsamında okurlarıyla bir araya gelerek kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi ve kitaplarını imzaladı. Samsun Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Büyükşehir Belediyesi Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte Sayar, etkinlik öncesinde değerlendirmelerde bulundu.
Modern insanın sürekli bir yerlere yetişme, aralıksız üretme ve mutlak başarı elde etme telaşı içinde yaşamasını ele alan Sayar, insanların esasında düşünmekten kaçındıkları için kontrolsüzce hızlandıklarını belirtti.
Modern insanın telaşı ve durmanın önemi
İnsanın yavaşladığı anda zihnindeki sorgulamalarla baş başa kaldığına dikkat çeken Sayar, "Çünkü durduğumuz zaman geçmişle ilgili bir sürü düşünce zihnimize üşüşüyor. Bakmak istemediğimiz acılar, kederler gözümüzün içine bakıyor. Ölüm fikriyle boğuşmak zorunda kalıyoruz. Hızlanmak bize günlük hayattaki dertlerimizi ve en temel meselemiz olan ölümü unutturuyor. Unutmak için hızlanıyoruz. Halbuki durmak cesaretini gösterebilsek, birazcık durabilsek düşüneceğiz de. Çünkü durmak düşünmektir aynı zamanda. Düşünmekten kaçtığımız için hızlanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Klinik psikoloji ve psikiyatri literatüründe "zaman yoksulluğu" (time poverty) ve kronik hız tutkusu, bireylerin kendi duygusal dünyalarıyla yüzleşmesini engelleyen modern bir savunma mekanizması olarak kabul ediliyor. Sayar'ın vurguladığı bu durum, bireylerin içsel boşluklarını ve varoluşsal kaygılarını bastırmak adına sürekli bir koşturmaca üretmesiyle doğrudan örtüşüyor.
Dijital perhiz ve organik ilişki vurgusu
Sosyal medya mecralarının ve dijital ekranların insan ilişkileri üzerindeki dönüştürücü etkilerine değinen Sayar, dijital perhiz yapılmasının gerekliliğini savundu. Fazla dijitalleşmenin gerçek ilişkileri zedelediğini söyleyen Sayar, "Çok fazla dijital hayatlar yaşadığımız zaman bir defa gerçeği kaybediyoruz, gerçek ilişkiyi kaybediyoruz. İnsanlarla yüz yüze, ruh ruha karşılıklı oturamaz, birbirimize konuşamaz hale geliyoruz. Halbuki insanı en çok rahat ettiren şey anlaşılmaktır. Anlaşılmadığımızı hissettiğimiz her ilişkide kendimizi eksik bırakılmış hissederiz. Dolayısıyla mümkün olabildiğince organik ilişkiler geliştirmeye gayret etmeliyiz" diye konuştu.
Gençlere yönelik tavsiyelerde de bulunan Sayar, doğada vakit geçirmeyi, spor ve sanatla ilgilenmeyi önererek zihnin gereksiz uyaranlardan arındırılması gerektiğini söyledi. Fuar programındaki oturumuna değinen Sayar, söyleşide anlamlı bir hayat ile mutlu bir hayat arasındaki farkı, insanın hangi yönde yürürse daha doyumlu bir ömür sürebileceğini ele alacağını belirterek fuarların okurlarla kurulan çok kıymetli bir zenginleşme zemini olduğunu dile getirdi.