Çağdaş sanatçı Sena ile takı tasarımcısı ve koleksiyoner Seda'nın ortak girişimi olan Sedna, döküm cam ve alaşım metalleri birleştiren giyilebilir heykel serisini 10. Çanakkale Bienali'ne taşıdı. İlk koleksiyonunu ArtSümer çatısı altında tanıtan ikili, "Medcezir / Ebb & Flow" başlığıyla düzenlenen bienal kapsamında Troya'nın kadim geçmişinden ilham alarak ürettikleri "İz" ve "TAÇ" adlı iki yeni çalışmayı sanatseverlerle buluşturdu.
Eserlerin üretim tekniği, her bir parçanın tek ve tekrarlanamaz olmasını sağlıyor. Döküm camın form alması için hazırlanan kalıplar, eser çıkarılma aşamasındayken kırılıyor; bu sayede üretilen hiçbir parça yeniden kopyalanamıyor ve kişisel birer koleksiyon nesnesine dönüşüyor. İki kardeşin çocukluktan bugüne taşıdıkları merak ve zanaat mirasını yansıtan tasarımlar, bütünüyle el işçiliğiyle şekillendiriliyor.
Troya Müzesi'nin arkeolojik hafızası ve eserlerin sembolizmi
1998 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Troya Antik Kenti'nin girişinde konumlanan ve 2020 Avrupa Yılın Müzesi Özel Takdir Ödülü sahibi olan Troya Müzesi, bienalin bu iki özel parçasına ev sahipliği yaparak antik katmanlar ile çağdaş sanat arasında bağ kuruyor.
Sergilenen parçalardan "İz", denizin kumsalda ve yaşamın beden ile ruhta bıraktığı izleri sembolize ediyor. Cama eşlik eden burgu formu, kardeşlik bağını ve dayanışmayı simgeliyor. "TAÇ" ise Troya Müzesi'nin bahçesinden toplanan yerel bitkileri, güneş sembollerini ve yaşam döngüsünü el yapımı cam panellerle bir araya getirerek dişil gücü ve kolektif hafızayı temsil ediyor. Eserler, 20 Kasım 2026 tarihine kadar Troya Müzesi'nde incelenebilecek.