Dünya prömiyerini prestijli Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştirerek uluslararası sinema çevrelerinde dikkatleri üzerine çeken “Cinlerin Düğünü” (Djinn Wedding), Türkiye’deki ilk gösterimini 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında yaptı. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması seçkisinde yer alan yapım, festival salonunu dolduran sinemaseverlerden tam not aldı.
Gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşi, yoğun bir katılımla adeta bir sinema şölenine dönüştü. Yönetmen Ferit Karahan ve yapımcı Gülistan Acet Karahan’ın yanı sıra filmin güçlü oyuncu kadrosunda yer alan Demet Özdemir, Kaan Yıldırım, İlhan Şen, Helin Kandemir, Sarp Bozkurt, Evliya Aykan, Tuba Ünsal, Erol Babaoğlu, Kubilay Çamlıdağ, Mine Çayıroğlu, Hakan Salınmış ve Barış Hacıhan salondaki yerini alarak izleyicilerin merak ettiği soruları yanıtladı.
“Hafıza Gibi Çalışan Bir Kaos Yaratmak İstedim”
Yönetmen koltuğunda oturan ve filmin senaryosuna da imza atan Ferit Karahan, söyleşide filmin biçimsel yapısına ve zihinsel dinamiklerine odaklandı. Hikâyenin grotesk tonuna dikkat çeken Karahan, anlatının insan belleğiyle kurduğu bağı şu sözlerle aktardı:
"Cinlerin Düğünü, hafızanın kendisi gibi, daha grotesk bir tonda gidip gelen ve bazı şeyleri büyütüp bazı şeyleri küçülten bir yapıda. Hafıza gibi çalışan bir kaos yaratmak istedim aslında. Bütün filmin bir kâbus gibi insanın içine işlemesini istediğim bir çalışma oldu."
Oyuncuların Gözünden Karakterlerin İç Dünyası
Filmin başrollerini paylaşan isimler, canlandırdıkları karakterlerin ruhsal çatışmalarını ve motivasyonlarını samimiyetle izleyicilerle paylaştı.
Demet Özdemir: Canlandırdığı Ceren karakterinin travmatik dönüşümüne değinen Özdemir, "Ceren, küçük yaşta annesini yitirdikten sonra evin annesi olmak ve herkese bakmak zorunda kalan bir kadının hikâyesi. Toprak yemesiyle başlayan süreç, kendisine dayatılan toplumsal ahlak kodlarına karşı sessiz ama devasa bir direnişe dönüşüyor. Ceren benim için müthiş bir başkaldırı simgesi," ifadelerini kullandı.
Kaan Yıldırım: Karakterinin taşıdığı öfkenin köklerine inen Yıldırım, sevginin hayatın merkezindeki rolüne vurgu yaparak aile içinde en az değer gören ve sürekli ötelenen bir bireyin zamanla biriktirdiği sarsıcı öfkeyi perdeye yansıttıklarını belirtti.
İlhan Şen: Duygusal derinliği olan Deniz karakterini hüzün ve melankoli kavramları üzerinden tanımlayan Şen, "Bir şeyi kaybedip onu aradığınızda bunun adı hüzündür; ne kaybettiğinizi bile bilmeden arıyorsanız bu melankolidir. Deniz’in içsel yolculuğunun temel taşını bu arayış oluşturuyor," değerlendirmesinde bulundu.
Anadolu’nun Derinliklerinde Açığa Çıkan Aile Trajedisi
Film, kırsal bir Anadolu köyünde kız kardeşlerinin düğünü vesilesiyle yıllar sonra bir araya gelen dört kardeşin çözülme sürecini merkezine alıyor. Şenlikli bir düğün hazırlığı atmosferinde başlayan buluşma, kuşaktan kuşağa devredilen travmaların, gizli kalmış hatıraların ve üzeri örtülen suçluluk duygularının açığa çıkmasıyla karanlık bir hesaplaşmaya evriliyor.
Geniş oyuncu kadrosunda ayrıca Baki Davrak, Gürhan Altundaşar, Deniz Barut ve Hasibe Eren gibi deneyimli isimlerin de yer aldığı film; insan doğasının kırılganlığını, aile bağlarının boğucu taraflarını ve yüzleşilmemiş geçmişin ağırlığını çarpıcı bir sinematografiyle aktarıyor.
Vizyon Tarihi Belli Oldu: 6 Kasım’da Beyaz Perdede
Antalya’daki Türkiye prömiyerinde dakikalarca ayakta alkışlanan ve festivalin öne çıkan yapımları arasında gösterilen “Cinlerin Düğünü”, festival yolculuğunu tamamladıktan hemen sonra geniş kitlelerle buluşacak. Yapım, 6 Kasım itibarıyla Türkiye genelindeki sinema salonlarında izleyici karşısına çıkacak.