Türk müziğinin usta ismi Soner Olgun'un pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından eski eşi Özlem Koldaş, canlı yayında tedavi sürecine dair ağır ihmal iddialarında bulundu. Koldaş, usta sanatçının kan şekerindeki aşırı yükselişe rağmen kök nedenin araştırılmadığını ve bu durumun 4. evre metastaz tespit edilene kadar gözden kaçırıldığını belirtti. Bir insanın, en sevdiğinin gözleri önünde erip gitmesine tanıklık ederken "Acaba zamanında müdahale edilseydi kurtulur muydu?" sorusuyla baş başa kalması, sadece bir sağlık tartışması değil, hepimizin ailemiz ve sevdiklerimiz adına yaşadığı o derin endişeyi yüzümüze çarpıyor; konunun günlük hayatımıza ve sağlık takibimizdeki sorumluluklarımıza olan etkilerini aşağıda detaylarıyla aktarıyoruz.
Soner Olgun'un tedavi sürecindeki ihmal iddiaları
Usta sanatçının vefatı sevenlerini yasa boğarken, Özlem Koldaş katıldığı televizyon programında teşhis aşamasında ciddi bir zaman kaybı yaşandığını savundu. Son üç yıldır konuyu detaylıca araştırdığını belirten Koldaş, sağlık sistemindeki takip süreçlerine dikkat çekti.
Kan tahlillerindeki kritik değişim: Sanatçının üç ay arayla yapılan tahlillerinde açlık kan şekeri ile hemoglobin A1c değerlerinde olağan dışı bir fırlama yaşandı.
Belirtilerin arka planı: Açlık kan şekeri değerinin 580'e, hemoglobin A1c seviyesinin ise %16,1'e yükselmesine rağmen sadece semptom odaklı hareket edildiği öne sürüldü.
Tetkik eksikliği: Değerlerdeki bu ani değişim sonrası usta sanatçıya insülin tedavisi başlandığı, fakat ani yükselişin arkasındaki pankreas kaynaklı olası nedenlerin detaylıca incelenmediği iddia edildi.
Zaman kaybı ve dördüncü evre tespiti
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ameliyat seçeneği masaya yatırılsa da yapılan detaylı incelemelerde uzak metastaz tespit edildi. Kanser vakalarında erken teşhis hayat kurtarıcı bir role sahipken, sürecin 4. evreye kadar fark edilmeden ilerlemesi tedavinin seyrini tamamen değiştirdi.
Sanatçı yaklaşık 1,5 yıl boyunca ağır bir kemoterapi süreci geçirdi. Koldaş, ilk aşamada gerekli derinlemesine tetkikler yapılsaydı çok daha farklı tedavi seçeneklerinin uygulanabileceğini ifade ederek yetkilileri ve sağlık camiasını bu tür tahlil kırılmalarını araştırmaya davet etti.