Başkent Üniversitesi İyi Klinik Uygulamalar Mükemmeliyet Merkezi (BİKUMM) tarafından düzenlenen "Tıbbi Cihaz Klinik Araştırmalar İstişare Toplantısı", Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Yerleşkesinde gerçekleştirildi. Toplantıda kamu, akademi ve tıbbi cihaz sektörü temsilcileri bir araya gelirken Türkiye’nin tıbbi cihaz klinik araştırmalarında uluslararası rekabet gücünün artırılması, bilimsel kanıt üretiminin geliştirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi için atılması gereken adımlar ele alındı.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, üniversite hastanelerinin sağlık hizmeti sunumu ve eğitimin yanı sıra araştırma konusunda da kritik sorumluluklar üstlendiğine işaret etti. Merkezlerinde ilaç alanında 50’den fazla faz 3 klinik araştırmanın yürütüldüğünü aktaran Özer, şu ifadeleri kullandı:
“Merkezimizde ilaç alanında 50’den fazla faz 3 klinik araştırma yürütülüyor. Bu alanda önemli bir deneyim kazandık ve benzer araştırma iş birliklerini tıbbi cihaz alanına da taşımak istiyoruz.”
Özer, toplantıdan çıkacak değerlendirmelerin tıbbi cihaz klinik araştırmalarında yeni iş birliklerinin kurulmasına ve araştırma kapasitesinin artırılmasına katkı sunmasını beklediklerini kaydetti.
Bölgesel mükemmeliyet merkezi hedefi
Toplantının açılışında konuşan BİKUMM Proje Direktörü Prof. Dr. Simten Malhan, tıbbi cihaz sektörünün küresel ölçekte yapısal bir dönüşüm yaşadığını belirtti. Avrupa’daki yeni düzenleyici çerçevenin, yapay zeka ve dijital sağlık teknolojilerinin klinik araştırmalara dahil edilmesinin ve gerçek yaşam verilerinin önem kazanmasının Türkiye açısından fırsatlar sunduğunu belirten Malhan, şöyle konuştu:
“Türkiye olarak hedefimiz yalnızca küresel standartları takip eden bir uygulayıcı olmak değil, küresel alanda kanıt üreten bölgesel bir mükemmeliyet merkezi ve uluslararası klinik araştırmaların odağı haline gelmektir.”
Klinik araştırmaların sadece bir onay prosedürü şeklinde görülmemesi gerektiğini kaydeden Malhan; bu çalışmaların hastaların yenilikçi tedavilere erişimini kolaylaştıran, yerli üreticinin küresel rekabet gücünü artıran ve ülke ekonomisine katma değer kazandıran stratejik bir alan olduğunu söyledi.
Sektörel büyüme ve bilimsel kanıt
TOBB Meclis Başkanı Mete Özgürbüz ise Türkiye’nin tıbbi cihaz sektöründe kaydettiği gelişmeye değinerek, sürdürülebilir bir rekabet için salt üretim artışının yeterli olmadığını, sürecin yenilikçi ve nitelikli üretim modelleriyle beslenmesi gerektiğini bildirdi. Araştırma, geliştirme ve belgelendirme süreçlerinin ciddi yatırım gerektirdiğine işaret eden Özgürbüz; yapay zeka ve robotik teknolojilerin rekabet dinamiklerini değiştirdiği ortamda, Türkiye’nin özgün ve yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini ifade etti.
Ortak değer üretimi vurgusu
TİTCK Başkanı Hüseyin Çelik, Türkiye’nin tıbbi cihaz alanındaki potansiyelini katma değere dönüştürmek amacıyla kamu, akademi ve sanayi ortaklığının güçlendirilmesinin şart olduğunu dile getirerek şu açıklamayı yaptı:
“Sağlık teknolojileri alanındaki araştırma, geliştirme, üretim ve geri ödeme süreçlerinde yeni imkanlar ortaya çıktı. Tıbbi cihaz alanında hem ülkemiz hem insanlık için çok daha iyisini başarmak için mazeretimiz kalmadı. Sektörün gelişmesinde yalnızca rekabet değil, birlikte çalışarak ortak değer üretmek de belirleyici. Kamu, özel sektör, üniversiteler ve sanayinin ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerek.”
Konuşmaların tamamlanmasının ardından program kapsamında "Küresel Eğilimler ve Uluslararası Uygulamalar", "TİTCK Perspektifi Türkiye’de Tıbbi Cihaz Klinik Araştırmalarının Mevcut Durumu" ve "Araştırmacı Gözünden Klinik Araştırmalar" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi.