Havaların soğumasıyla birlikte grip ve soğuk algınlığı vakalarında yaşanan artış, bilinçsiz antibiyotik kullanımını yeniden gündeme getirdi. Özel Midlene Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, grip ve soğuk algınlığına yakalanan vatandaşların doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanmamaları gerektiğini belirtti.
Antibiyotikler virüslere etki etmiyor
Grip ve soğuk algınlığına genellikle virüslerin neden olduğunu ifade eden Dr. Selim Özgül, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu hastalıklara virüsler neden olmakta. Antibiyotikler de bu virüslere etki etmemekte. Bu nedenle en fazla yapacağımız şey dinlenmek ve yeterli sıvı almaktan ibaret oluyor. Hekimin uygun gördüğü hastalarda grip virüsüne doğrudan etkili olan bazı ilaçlarımız mevcut.”
Grip ile soğuk algınlığını karıştırmayın
İki hastalık arasındaki belirtilere dikkat çeken Özgül, soğuk algınlığının genellikle yavaş başladığını, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve hapşırığın ön planda olduğunu söyledi. Gribin ise ani başlangıçlı ateş, kas ağrıları ve yoğun halsizlikle kendini gösterdiğini belirten Özgül, bu ayrımın hastalığın seyri ve tedavi kararı açısından önemli olduğunu kaydetti.
Günlük sıvı tüketimi nasıl olmalı?
Hastalık döneminde yeterli sıvı tüketiminin önemine değinen Özgül, günlük sıvı ihtiyacının kişinin kilosuna, mevsime, sıcaklığa ve sıvı kaybına göre değiştiğini belirtti. Yaklaşık 70 kilogram ağırlığındaki bir kişinin günlük sıvı ihtiyacının ortalama 2 litre olduğunu ifade eden Özgül, kış aylarında ise genel olarak 1,5-2 litre civarında sıvı tüketilebileceğini söyledi.
Gripten korunmanın en etkili yolu aşılama
Gripten korunmada yıllık aşılamanın önemine dikkat çeken Özgül, özellikle risk gruplarına sonbahar aylarında grip aşısı yapılmasını önerdiklerini belirtti. Grip aşısının hastalığa yakalanmayı tamamen engellemediğini ancak hastalığın daha hafif geçirilmesine önemli katkı sağladığını ifade etti.
Kapalı ortamları havalandırın, maske takın
Hastalıklardan korunmak için günlük hayatta alınabilecek önlemleri sıralayan Özgül, kapalı ortamların düzenli havalandırılması, el hijyenine dikkat edilmesi ve sosyal mesafenin korunmasının önem taşıdığını söyledi. Hastalık döneminde maske kullanımının bulaş riskini azalttığını belirten Özgül, şu ifadeleri kullandı:
“Unutmamak gerekir ki hastayken dinlenmek, kendimize karşı olduğu kadar çevremize karşı da sorumluluktur.”