Yeni Birlik Sağlık Bilinçsiz tüketilen bitki çayları böbrek yetmezliğine yol açabiliyor

Bilinçsiz tüketilen bitki çayları böbrek yetmezliğine yol açabiliyor

Uzmanlar, doğal sanılarak kontrolsüz içilen bitki çayları ve detoks kürlerinin böbrek fonksiyonlarını bozarak akut organ hasarına neden olabileceği uyarısında bulundu.

MUHABİR: Coşkun Çelik

Soğuk havaların etkisiyle bağışıklığı güçlendirmek veya kilo vermek amacıyla tüketilen bitki çayları, kontrolsüz ve yüksek miktarlarda alındığında hayati organlara zarar verebiliyor. 

Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Türkmen ile Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, "doğal olan zararsızdır" algısının ciddi sağlık riskleri barındırdığını belirtti. Vücuttaki atık maddeleri süzmekle görevli olan böbreklerin günde yaklaşık 180 litre sıvıyı filtre ettiğini hatırlatan uzmanlar, kaynağı belirsiz kürler ile gıda takviyelerinin böbrek hasarı, tansiyon dengesizliği ve elektrolit kaybını tetikleyebileceğini vurguladı.

Türk Nefroloji Derneği verilerine göre Türkiye'de her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı bulunurken, hastaların büyük bir bölümü durumunun farkında olmadan yaşıyor. Mevcut klinik tablolarda bilinçsizce tüketilen takviyelerin hastalığın ilerlemesini hızlandırdığı belirtiliyor. Gıda takviyelerinin ilaçlar gibi sıkı denetim ve ruhsat süreçlerinden geçmemesi nedeniyle ürünlerde ağır metal, pestisit ve beyan edilmemiş etken maddeler bulunabiliyor. Özellikle internetten temin edilen ürünlerin içeriğindeki bazı etken maddeler, böbreğin kan dolaşımını düzenleyen koruyucu mekanizmaları baskılayarak kalıcı doku tahribatına yol açabiliyor.

Zerdeçal ve bitkisel kürlerdeki gizli tehlikeler

İltihap giderici özelliği sebebiyle yaygın şekilde kullanılan zerdeçal ve kurkumin takviyeleri yüksek dozlarda alındığında oksalat taşı oluşumunu tetikleyebiliyor. Ağrı kesici etkisi yaratması amacıyla bazı ticari ürünlerin içerisine gizlice karıştırılan kimyasal bileşenler ise kronik böbrek hastalarında, diyabetlilerde ve hipertansiyon tanısı olan bireylerde akut böbrek hasarı tablosuna zemin hazırlıyor.

Uzmanlar, zayıflama amacıyla pazarlanan bazı bitki türlerinde yer alan aristoloşik asidin doğrudan geri dönüşümsüz böbrek yetmezliği ve idrar yolu kanserleriyle bağlantılı olduğunu ifade ediyor. Yüksek doz yeşil çay ekstreleri karaciğer toksisitesine yol açabilirken, sporcuların bilinçsizce kullandığı protein ve kreatin tozları da böbrek süzme kapasitesini zorlayabiliyor.

Yaygın tüketilen çaylar tansiyon ve sıvı dengesini bozuyor

Günlük hayatta masum görülen birçok bitki çayı, özellikle kronik hastalığı bulunan ve düzenli ilaç kullanan bireylerde beklenmedik yan etkilere neden oluyor. 

Uzmanlar tarafından dikkat çekilen riskli bitkiler ve etkileri şunlardır:

Yeşil çay ve Matcha: İçerdikleri kafein nedeniyle idrar söktürücü etki göstererek yetersiz su tüketen kişilerde sıvı dengesini bozuyor.

Hibiskus: Kan basıncını düşürücü özelliği bulunduğundan tansiyon veya idrar söktürücü ilaç kullananlarda ani tansiyon düşüşlerine yol açabiliyor.

Meyan kökü: Vücutta sıvı ve sodyum tutulumunu artırırken potasyum seviyesini düşürerek yüksek tansiyon krizlerini tetikliyor.

Sinameki: Uzun süreli ve yüksek miktarda tüketildiğinde bağırsak florasını tahrip ederek ağır mineral ve sıvı kaybına neden oluyor.

Isırgan otu: Güçlü idrar söktürücü yapısı nedeniyle mevcut böbrek ve tansiyon tedavileriyle olumsuz etkileşime giriyor.

Adaçayı: Yoğun ve uzun süreli kullanımda karaciğer ve böbrek metabolizmasını zorlayabilen aktif bileşenler barındırıyor.

Birden fazla bitkinin karıştırılmasıyla hazırlanan detoks suları ve arındırıcı kürlerin vücutta hangi biyokimyasal reaksiyonları tetiklediğinin bilinmediğini aktaran uzmanlar, organ nakli alıcıları, diyabetikler ve kalp hastalarının hekim onayı olmadan hiçbir bitkisel karışımı tüketmemesi gerektiğinin altını çiziyor.