Yeni Birlik Sağlık Fenerbahçe Medicana oyuncularından meme kanserinde erken teşhis çağrısı

Fenerbahçe Medicana oyuncularından meme kanserinde erken teşhis çağrısı

Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında sahaya pembe tişörtler ve 'Bir Sonraki Durak Mamografi' pankartıyla çıkarak erken tanının önemini hatırlattı.

Fenerbahçe Medicana A Kadın Voleybol Takımı oyuncuları, Medicana Sağlık Grubu iş birliğiyle Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde sahadan erken teşhis çağrısında bulundu. Burhan Felek Voleybol Salonu'nda Eczacıbaşı Dynavit ile oynanan karşılaşma öncesinde sarı-lacivertli voleybolcular, 'Bir Sonraki Durak Mamografi' yazılı pankart ve pembe tişörtlerle sahaya çıkarak erken tanının ve düzenli taramaların hayati önemine dikkat çekti.

Karşılaşma öncesinde uzman hekimler, kadınların herhangi bir belirti veya şikâyeti bulunmasa dahi taramalarını aksatmaması gerektiğini belirtti. Etkinlik kapsamında meme kanseriyle mücadeleyi kazanan Gönül Sevinç, Sabiha Öztürk ve Nihal Çırpı'ya çiçek takdim edildi. Kanseri geride bırakan kadınlar, Fenerbahçe Medicana'nın galibiyetiyle sonuçlanan müsabakayı tribünden izlerken, salondaki taraftarlar da pembe tişörtleriyle farkındalık çalışmasına destek verdi.

"Düzenli kontroller hayat kurtarıyor"

Etkinlikte değerlendirmelerde bulunan Medicana Tıbbi Hizmetler Direktörü Dr. Erdal İbanoğlu, dünyada her sekiz kadından birinin yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıdığına işaret etti. 15 bin kişilik kadroya sahip bir sağlık grubu olarak toplumsal farkındalığı artırmayı önemsediklerini kaydeden Dr. İbanoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor. Hastalık erken evrede tespit edildiğinde tedavi çok daha başarılı sonuçlar verebiliyor. Bu nedenle erken tanının önemini vurguluyor ve herkesi düzenli kontrollerini yaptırmaya 'Bir Sonraki Durak Mamografi' diyerek davet ediyoruz."

"40 yaşından sonra mamografi öneriliyor"

Medicana Ataköy Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cevher Akarsu ise meme kanserinin kadınlar arasında en sık saptanan kanser türlerinden biri olduğunu hatırlattı. Kendi kendine muayenenin adet başlangıcından itibaren 5 ile 7'nci günler arasında yapılması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Akarsu, şunları söyledi:

"40 yaşından sonra mamografi taramaları önerilmektedir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olanlar yüksek risk altındadır. Ancak meme kanseri tanısı alan hastaların yüzde 80'inden fazlasının ailesinde böyle bir öykü bulunmamaktadır. Dolayısıyla tüm kadınlar taramalarını eksiksiz yaptırmalıdır. Sahada başarı için takım oyunu ne kadar önemliyse sağlıkta da erken taramalar o kadar önemlidir."

"Birinci derece yakınlarda görülmesi riski katlıyor"

Meme kanserinde aile faktörünün belirleyici rolüne değinen Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bender de şöyle konuştu:

"En büyük yanlışlardan birisi 'Ailemde var ama bana olmaz' gibi bir düşünce. Maalesef ailesinde olması, birinci derece yakınlarında olması kişinin riskini ciddi şekilde artırıyor. Annesinde, kızında, kız kardeşinde görülmesi, o kişide görülme riskini iki kat artırıyor. Eğer bu yakınlarında genç yaşta ortaya çıkmışsa risk üç kat artıyor. Yakınlarında iki taraflı meme kanseri olmuşsa bu kişilerde risk dokuz kat artıyor. Bizim istediğimiz belirti ortaya çıkmadan önce çekilen mamografi ve ultrasonla bunu çok daha erken yakalamak. Erken yakaladığımız zaman yüzde 100'e yakın oranda tedavi edebiliyoruz."

"Korkmayın, kontrollerinizi ihmal etmeyin"

Yaklaşık bir yıl önce meme kanseri tanısı alan ve Prof. Dr. Cevher Akarsu'nun gerçekleştirdiği operasyonla sağlığına kavuşan Sabiha Öztürk ise deneyimlerini paylaşarak şu çağrıda bulundu:

"Prof. Dr. Cevher Akarsu sayesinde bu yolu bilgiyle yürüdüm. Buradan bütün hanımlara tek uyarım; sakın ihmal etmeyin, kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın. Ne kadar erken tanı konulursa hastalıktan kurtulma şansı da o kadar artar."