Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 450 yataklı yeni Bartın Devlet Hastanesinin açılış töreninde yaptığı açıklamada, ilaç raporu olan bireylerin her defasında reçete yazdırmak amacıyla sağlık kuruluşlarına gitme zorunluluğunun kaldırılacağını duyurdu. Düzenleme, polikliniklerdeki randevu yükünü hafifletirken hastaların ilaca erişimini belirgin şekilde hızlandırmayı hedefliyor.
Rapor Süresince Tekrar Reçete Yazdırma Şartı Kalkıyor
Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının koordinasyonunda yürütülen proje, raporlu hastaların tedavi süreçlerini sadeleştiriyor. Mevcut işleyişte rapor bulunsa dahi belirli periyotlarla hekime başvurularak yenilenmesi gereken reçete mecburiyeti, yeni modelle esnetiliyor.
Sistemin ayrıntılarını paylaşan Bakan Memişoğlu, hastaların ilk reçeteyi hekime düzenlettikten sonra raporun geçerlilik süresi boyunca ek bir hekim onayına ihtiyaç duymaksızın ilaçlarını temin edebileceğini vurguladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve ekibine teşekkür eden Memişoğlu, bu ortak adımın hem vatandaşın günlük yaşam konforunu artıracağını hem de hastanelerdeki gereksiz randevu yoğunluğunu bertaraf edeceğini dile getirdi.

Batı Karadeniz'e 265 Deprem İzolatörlü Yeni Sağlık Üssü
Bakan Memişoğlu’nun müjdesini paylaştığı açılış töreni, Bartın’ın sağlık kapasitesini üst seviyeye taşıyan dev bir yatırıma sahne oldu. Toplam 450 yatak kapasitesine sahip Bartın Devlet Hastanesi; 265 sismik izolatörle güçlendirilmiş güvenli mimarisi, 80 modern polikliniği, 8 tam teşekküllü ameliyathanesi ve 104 yoğun bakım yatağıyla bölge halkının hizmetine sunuldu. Bünyesindeki 20 yataklı palyatif bakım ünitesi ve tek-çift kişilik hasta odalarıyla tesis, Batı Karadeniz'in en donanımlı merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.
Memişoğlu, 2002 yılından bu yana kent genelinde 6 hastane ile 18 sağlık tesisinin tamamlandığını, yalnızca son iki yıl içinde 276 hekim ve 100 sağlık personelinin Bartın’da göreve başladığını hatırlattı. Kent merkezinde ve Kurucaşile ilçesinde planlanan üç yeni sağlık tesisi için de proje süreçlerinin hızla sürdüğü kaydedildi.
Hastalığa Değil Sağlığa Yatırım: Koruyucu Hizmetler Genişliyor
Bakanlık olarak temel gayelerinin yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, bireylerin sağlıklı kalmasını sağlamak olduğunu belirten Memişoğlu, "koruyan, geliştiren ve üreten sağlık" vizyonunun altını çizdi. Bireylerin yaşam kalitesinin temel taşının sağlık olduğunu ifade eden Bakan Memişoğlu, erken teşhis için periyodik tarama ve kontrol çağrılarının ertelenmemesi gerektiğini hatırlattı.

Bu politikanın sahadaki yansıması olarak Bartın Organize Sanayi Bölgesi ile ortaklaşa başlatılan "Sağlığım İş Yerinde" projesine değinildi. Sanayi çalışanlarının ayağına götürülen koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında; mobil araçlarla kanser taramaları, sigara bırakma poliklinikleri, profesyonel beslenme danışmanlığı ve psikolojik destek çalışmaları kesintisiz sunuluyor. Aile hekimliği sisteminin de 1.859 ilacın doğrudan reçetelenmesi ve uzman hekim tedavilerinin devam ettirilmesi süreçleriyle güçlendirildiği aktarıldı.
Yerli Sağlık Teknolojilerinde Ortak Üretim Çağrısı
Türkiye'nin sağlık sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefine işaret eden Bakan Memişoğlu; solunum, mobil röntgen, otomatik şok ve kalp-akciğer makinelerinin yerli imkânlarla imal edildiğini, yerli ultrason cihazı üzerindeki Ar-Ge çalışmalarının ise kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Bartın Üniversitesinin yara bakımı, diyabet ve Alzheimer alanlarındaki biyoteknoloji çalışmalarını takdirle karşıladığını belirten Memişoğlu, sağlık teknolojilerinde yenilikçi projesi olan tüm araştırmacı ve girişimcileri bakanlığın "uretensaglik.gov.tr" platformu üzerinden ortak üretime davet etti.