Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek tedavisine yönelik sosyal medya paylaşımlarının çocuk sahibi olmak isteyen çiftler üzerinde gerçekçi olmayan beklentiler oluşturduğunu ifade etti. İnternetteki bazı yayınların bilimsel verilerden uzak ve ticari kaygılarla yapıldığını belirten Prof. Dr. Buyru, "Sanki herkes kapıdan geçince gebe kalacakmış gibi izlenim oluşturuluyor. Boş yere umutlandırmak da 'gebe kalamazsın' diyerek kapıyı kapatmak da doğru değil. Bilimsel gerçekler ışığında hareket etmek gerekiyor" dedi.
Sosyal medyadaki paylaşımlar umutsuzluğa sürüklüyor
Sağlık alanında internet ve sosyal medyada yer alan her içeriğin bilgilendirme amacıyla hazırlanmadığını vurgulayan Prof. Dr. Buyru, tüp bebek tedavisinin kesin sonuç garantisi varmış gibi yansıtılmasının büyük bir yanılgı olduğunu aktardı. Tedavide başarı oranının kişiden kişiye değiştiğini hatırlatan Buyru, ilk denemede sonuç alamayan çiftlerin hayal kırıklığına uğrayarak ya da maddi nedenlerle süreci terk edebildiklerini, oysa sonraki denemelerde gebelik şansının devam edebileceğini kaydetti.
Ek uygulamaların maliyeti ve bilimsel dayanağı sorgulanmalı
Başlangıçta öngörülen maliyetin, sonradan eklenen işlem ve ilaçlarla katlandığına işaret eden Prof. Dr. Buyru, başarı şansını artırma vaadiyle sunulan ek yöntemlerin bilimsel dayanağının araştırılması gerektiğini bildirdi. Kimi ek uygulamaların maliyetinin birkaç tüp bebek denemesine denk gelebildiğini dile getiren Buyru, faydası kanıtlanmamış ve hatta süreci olumsuz etkileyebilecek yöntemlere karşı çiftleri uyardı ve klinik seçiminin yalnızca sosyal medya paylaşımlarına göre yapılmaması gerektiğini söyledi.
Her 6-7 çiftten biri çocuk sahibi olmakta güçlük çekiyor
Toplumda her 6-7 çiftten birinde gebe kalma güçlüğü yaşandığını aktaran Prof. Dr. Buyru, vakaların yaklaşık yüzde 15-20'sinde yapılan tüm tetkiklere rağmen tıbbi bir neden tespit edilemediğini ve bu tablonun "açıklanamayan infertilite" olarak tanımlandığını belirtti. İleri yaş faktörünün yanı sıra genç çiftlerde de yumurtlama bozuklukları, tüp tıkanıklıkları ya da erkek kaynaklı faktörlerin kısırlığa yol açabildiğini dile getiren Buyru, her hastaya doğrudan tüp bebek tedavisi uygulamak yerine basamaklı ve kişiye özel bir tedavi haritası çıkarılmasının önemine değindi.
İlk aşamada kadın ve erkek birlikte değerlendirilmeli
Çocuk sahibi olma sürecinde yapılan tetkiklerin yalnızca kadın üzerinden yürütülmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu kaydeden Prof. Dr. Buyru, çiftlerin ilk görüşmeden itibaren birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. İlk değerlendirmede adet düzeni, ilişki sıklığı ve geçmiş sağlık öyküsünün dinlendiğini belirten Buyru, kolay uygulanabilir ve düşük maliyetli olan sperm analizinin başlangıçta mutlaka yapılması gerektiğini, kadında ise rahim, tüpler ve yumurtlama fonksiyonlarının titizlikle incelenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.