Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji Kanser teşhisinde çığır açan keşif: Hastalık başlamadan yıllar önce kan testinde çıktı!

Kanser teşhisinde çığır açan keşif: Hastalık başlamadan yıllar önce kan testinde çıktı!

Bilim insanları, kanda tespit edilen özel DNA değişimlerinin prostat ve meme kanserini teşhisten 8 yıl öncesine kadar haber verebildiğini ortaya koydu.

Onkoloji dünyasında çığır açabilecek yeni bir araştırma, kanserin vücutta henüz hiçbir fiziksel ya da klinik belirti göstermediği evrelerde bile biyolojik bir ayak izi bıraktığını ortaya koydu. Cell Genomics dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışma, kandaki hücresel DNA değişimlerinin izlenmesiyle kanser riskinin teşhisten yıllar önce öngörülebileceğini kanıtlıyor.

Geleceğin Hastalıkları Geçmişteki Kan Örneklerinde Arandı

Uluslararası araştırmacılardan oluşan bilim heyeti, hastalığın başlangıç aşamasındaki moleküler süreçleri anlamak adına yıllar önce toplanmış 491 farklı kan örneğini mercek altına aldı. Katılımcıların bir kısmının zaman içerisinde prostat veya meme kanserine yakalandığı, bir kısmının ise sağlıklı kaldığı süreçte, henüz tanı konmamış dönemdeki kan değerleri detaylıca incelendi. Yapılan moleküler analizler, kanser hücresi gelişmeden önce dolaşım sisteminde belirli kırılmalar ve genetik başkalaşımlar yaşandığını gösterdi.

Prostat Kanserinde 8 Yıllık Erken Sinyal

Araştırmada elde edilen en somut ve güçlü bulgular prostat kanseri vakalarında tespit edildi. Kandaki DNA dizilimlerinde gözlemlenen belirli farklılıkların, ilerleyen yıllarda prostat kanseri tanısı alacak bireyleri diğer risk gruplarından belirgin biçimde ayırdığı görüldü. Test verilerine göre, bu yüksek riskli moleküler profili taşıyan kişilerin takip eden süreçte prostat kanserine yakalanma oranının normal bireylere kıyasla 3,55 kat daha yüksek olduğu belirlendi. Üstelik bu sinyallerin teşhisten 5 ila 8 yıl önce kanda belirmeye başladığı saptandı.

Meme Kanserinde Ek Biyolojik Takip İmkanı

Benzer bir genetik iz takibi meme kanseri vakalarında da gözlemlendi. Araştırmacılar, kandaki belirli moleküler sapmaların tanı konulmadan 1,5 ile 8 yıl öncesine kadar meme kanseri risk artışına işaret edebildiğini tespit etti. Ancak uzmanlar, meme kanserindeki verilerin prostat kanserindeki kadar belirgin olmadığına dikkat çekerek; yöntemin şu aşamada tek başına kitlesel bir tarama testi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, mevcut teşhis yöntemlerini destekleyici ikincil bir risk analiz aracı olabileceğini vurguluyor.

Rutin Tıp Uygulamaları İçin Büyük Çalışmalar Yolda

Erken evre teşhis, kanserle mücadelede tedavi başarısını doğrudan etkileyen en kritik unsur olarak kabul ediliyor. Mevcut tarama protokollerinin sınırlı olduğu ya da tespitin zorlaştığı durumlar göz önüne alındığında, sıvı biyopsi temelli kan testlerinin geleceğin koruyucu tıp anlayışında hayati bir rol üstlenmesi bekleniyor. Bilim insanları, yöntemin klinik ortamlarda standart bir tarama testine dönüşebilmesi için daha geniş katılımlı doğrulama çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.