Bursa’nın Yıldırım ilçesinde 6 Şubat akşamı meydana gelen ve tek kurşunla hayatın karardığı silahlı saldırının sanıkları, hesap vermek üzere ilk kez hakim karşısına çıktı. Bir kişinin yaşamını yitirdiği, bir kişinin de ağır yaralandığı kanlı pusunun sanıkları duruşmada suçu birbirlerinin üzerine atarken, mahkeme başkanı sanıkların çelişkili ve akıl dışı savunmalarına sert tepki gösterdi.
Kahvehaneden Çıkışta 10 Kovanlı İnfaz Girişimi
Yiğitler Mahallesi Türkmenbaşı Caddesi üzerinde gerçekleşen olayda, Zekeriya Çağlayan ile İbrahim Çelik kahvehaneden çıkıp araçlarına yönelecekleri sırada peş peşe kurşunların hedefi oldu. Olay yerinde 10 adet boş kovan tespit eden ekipler, hastaneye kaldırılan yaralılardan İbrahim Çelik'in 6 günlük yaşam mücadelesini kaybettiğini bildirdi.
Güvenlik güçlerinin 280 saatlik kamera kaydını titizlikle incelemesi sonucu, şüphelilerin olay yerine ikiz plaka takılmış 3 farklı araçla geldikleri ve saldırının ardından izlerini kaybettirmek için İstanbul’a kaçtıkları belirlendi. Operasyonla yakalanan şüphelilerden 4'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Adım Adım Takip ve Azmettirme İddiası
Hazırlanan iddianamede, olayın arkasındaki karanlık tablonun detayları gün yüzüne çıktı. İddiaya göre; firari sanık Adnan A. azmettirici konumundayken, diğer firari sanık Taner A. ise kurbanları kahvehanede adım adım gözetledi. Taner A.'nın, kurbanların dışarı çıktığını telefonla tetikçilere bildirmesiyle pusu faaliyete geçirildi.
Duruşmada söz alan maktulün babası Süleyman Çelik, oğlunun ölmeden önce kendisine isim verdiğini belirterek çarpıcı bir iddiada bulundu:
"Oğlumun Adnan’dan 10 milyon lira civarında alacağı vardı. Refakat ederken bana kendisini vurduranın Adnan, organizasyonu yapanın ise Hakan olduğunu söyledi."
Mahkeme Başkanını Çileden Çıkaran Savunmalar
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Müjdat Değer susma hakkını kullanırken, diğer sanıkların ifadeleri mahkeme salonunda tansiyonu yükseltti.
Aracı kullandığını kabul eden ancak silah seslerini duyup paniklediğini, ne olduğunu anlamadan İstanbul’a gittiğini ve 24 saat boyunca hiçbir şey sormadığını öne süren sanık Batuhan Öztürk’e Mahkeme Başkanı şu sözlerle tepki gösterdi:
"Dönüş güzergahında olduğu için görüş açında. Nasıl görmedin? Hadi görmedin, 24 saat sonra İstanbul’da ne olduğunu soruyorsun. Aklı başında insan 5 dakika sonra sorar; şehir değiştiriyorsun, sorgulamıyorsun. Sanki 6 yaşındaki bir insanın elinden tutuyorlar da götürüyorlar!"
Diğer bir sanık Fatih Kurt’un "Polise sığınacaktım ama gişelerde polis yoktu" savunmasına da sinirlenen Mahkeme Başkanı, "Her gişede polis noktası var" diyerek sanıkların bahanelerini yüzlerine vurdu.
Firari Sanıklar İçin Yakalama Kararı Uzatıldı
Duruşmada ifade veren yaralı Zekeriya Çağlayan, kendilerine ateş eden kişinin Müjdat Değer olduğunu belirterek sanıklardan şikayetçi oldu.
Mahkeme heyeti, çelişkili ifadeler veren tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına, olayın kilit isimleri olan firari sanıklar Adnan A. ile Taner A.’nın yakalanması için yazılan müzakerelerin sonucunun beklenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.