Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı (ICLEI Europe) işbirliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi, farklı ülkelerden yerel yöneticiler, akademisyenler ve iklim alanında çalışan temsilcilerin katılımıyla başladı. Zirvede, iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası üzerindeki etkileri ve yerel yönetimlerin çözüm odaklı çalışmaları değerlendiriliyor.
Akdeniz’in geleceği masaya yatırıldı
Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen zirvenin ilk gününde, Akdeniz kentlerinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması ve bölgesel işbirliklerinin geliştirilmesi gündeme geldi.
Toplantılarda özellikle kuraklık, su kaynaklarının azalması, aşırı sıcaklıklar ve orman yangınları gibi giderek daha belirgin hale gelen sorunlara karşı yerel ölçekte atılabilecek adımlar üzerinde duruldu.
“Doğayı korumak geleceği korumaktır”
Zirvenin açılışında konuşan Muğla Vali Vekili İsmail Soykan, kentin doğal varlıklarının korunmasının gelecek kuşaklar açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Muğla’nın denizleri, kıyıları, ormanları ve su kaynaklarının korunması gerektiğine dikkati çeken Soykan, çevre bilincinin küçük yaşlarda oluşturulmasının önemini vurguladı. Bu kapsamda okullarda çocuklara çevre bilinci ve sıfır atık anlayışının kazandırılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Soykan ayrıca Akdeniz Havzası’nın tarih boyunca farklı medeniyetleri buluşturan önemli bir coğrafya olduğunu hatırlatarak, çevrenin korunması konusunda eğitim çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.
Muğla’nın iklim mücadelesi anlatıldı
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da kentte iklim değişikliğinin etkilerinin güçlü şekilde hissedildiğini belirterek, belediyenin çevre ve iklim odaklı çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aras, kıyıların temiz tutulması, güneş enerjisinden daha fazla yararlanılması ve deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik projelerin önemine işaret etti.
Kuraklık ve yangınlara dikkat çekildi
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise Akdeniz bölgesinde iklim krizinin etkilerinin artık günlük yaşamda daha fazla hissedildiğini söyledi.
Kuraklık ve su kıtlığının yanı sıra aşırı sıcaklıklar ile orman yangınlarının da bölge açısından önemli sorunlar arasında yer aldığını belirten Ağırbaş, iklim değişikliğine karşı ortak ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi de iklim projelerinin uygulanabilmesi için finansman kaynaklarına erişim, yerel kapasitenin güçlendirilmesi ve bilgi paylaşımının önemine dikkat çekti.
Akdeniz kentleri için ortak hareket çağrısı
Fas Şafşavan Belediye Başkanı ve ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani ise iklim krizinin tek bir ülke veya kent tarafından çözülemeyeceğini belirterek, Akdeniz kentleri arasındaki dayanışmanın artırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş da iklim değişikliğinin sonuçlarının yerel düzeyde daha yoğun hissedildiğine işaret ederek, çözüm üretme sürecinde yerel yönetimlerin önemli bir konumda bulunduğunu kaydetti.
İkinci günün gündemi belli oldu
Zirvenin ilk gününde yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolü, bölgesel işbirliği ve ortak iklim eylemi başlıkları ele alındı.
Akdeniz İklim Zirvesi’nin ikinci gününde ise “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” ile “Değişen İklim Koşullarında Dirençli Kentler” başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.