Esenler Belediyesi, 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu’nu Türk edebiyatı ve düşünce tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Sezai Karakoç’a ithaf etti. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen "Sezai Karakoç Konuşmaları" başlıklı özel program serisi, edebiyat ve düşünce dünyasının önde gelen isimlerini ağırlamaya başladı. Moderatörlüğünü Doç. Dr. Mesut Koçak'ın üstlendiği açılış oturumunda, araştırmacı-yazar Doç. Dr. Ahmet Murat konuk edilerek Karakoç'un sanat anlayışı, tasavvuf dünyası ve medeniyet vizyonu detaylıca ele alındı.
Geleneksel İmgelerden Modern Şiir Diline
Söyleşinin açılışında Karakoç’un sadece bir şair olarak değil, aynı zamanda çağını aşan bir aksiyoner ve düşünür olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Mesut Koçak, usta kalemin gelenekle kurduğu köprüyü anlattı. Karakoç’un geçmişin birikimlerini tekrarlamak yerine onları modern şiir estetiğiyle yeniden ürettiğini belirten Koçak; Mevlânâ, Yunus Emre ve Mehmet Âkif Ersoy gibi abidevi şahsiyetlerin Karakoç’un düşünsel yapısındaki yerini aktardı. Şairin klişelere saplanıp kalmadan peygamber imgelerini ve tarihî derinliği metinlerine aktarmadaki başarısına dikkat çekildi.

Necip Fazıl ile Sezai Karakoç Arasındaki Tasavvuf Farkı
Doç. Dr. Ahmet Murat ise konuşmasında Sezai Karakoç’un beslendiği kaynakları ve kişisel okuma tecrübelerini paylaştı. Henüz 15 yaşındayken şairin eserleriyle tanıştığını belirten Murat, Karakoç'un genç yaşta kendi çabasıyla Farsça öğrenip üniversitede Fransızcasını geliştirerek hem Doğu hem de Batı birikimini özümsediğini ifade etti.
Karakoç’un tasavvuf dünyasının Necip Fazıl Kısakürek’ten belirgin farklarla ayrıldığına değinen Doç. Dr. Ahmet Murat, şu değerlendirmede bulundu:
"Necip Fazıl’da tasavvuf, hayatının ilerleyen dönemlerinde dâhil olan bir yönelim iken; Sezai Karakoç’ta tasavvuf, doğup büyüdüğü çevrenin, ailesinin ve doğal atmosferinin bir parçasıdır. Karakoç’un belirli bir şeyhi olmamakla birlikte tasavvufi neşve bütün dünyasını kuşatmıştır. Bu durumu Hızırla Kırk Saat dâhil pek çok eserinde tarihteki sufi büyüklerine ve velilere yaptığı atıflarda net biçimde görürüz."

İslam Coğrafyasının Ortak Hafızası ve Umut Vizyonu
Programın son bölümünde Karakoç’un İslam dünyasının geleceğine dair geliştirdiği yaklaşım masaya yatırıldı. Karakoç’un Bağdat, Şam, Buhara gibi kadim şehirlerin yanı sıra Afrika coğrafyasını da şiirinin odağına alarak geniş bir vizyon çizdiği vurgulandı. Şairin, dönemin tüm kriz ve karışıklıklarına rağmen ümidini koruyarak ortak bir medeniyet hafızası inşa etmeye çalıştığı kaydedildi.
Yıl boyunca her ay düzenli olarak sürdürülecek "Sezai Karakoç Konuşmaları" panellerinde; şiirden iktisada, estetikten siyasete kadar birçok farklı tema çerçevesinde Karakoç’un külliyatı işlenmeye devam edecek.