Bolu’da yaşamını sürdüren 90 yaşındaki Mümtaze Karadaş, kendi imkanlarıyla öğrendiği geleneksel çıkrık dokumacılığını yaklaşık 50 yıldır kesintisiz sürdürerek unutulmaya yüz tutan çıkrık geleneğini yaşatmaya devam ediyor. İlerleyen yaşına rağmen tezgâhının başına geçen Karadaş, hammaddesi yün olan lifleri tek tek işleyip ipliğe dönüştürüyor ve elde ettiği bu iplerle çorap, şalvar ile çeşitli kışlık giysiler dokuyor.
Geleneksel el zanaatlarının yerini endüstriyel makine üretimine bıraktığı günümüzde, el emeğiyle yürütülen bu süreç hem kültürel mirasın korunması hem de doğal tekstil üretimi açısından büyük önem taşıyor. Karadaş’ın Bolu’da yaşattığı bu gelenek, geçmişte Anadolu kırsalında temel giyim ihtiyacını karşılayan en önemli ev içi üretim yöntemlerinden biri olarak biliniyor.
| Parametre / Detay | Bilgi / Açıklama |
|---|---|
| Zanaatkar | Mümtaze Karadaş (90 yaşında) |
| Lokasyon | Bolu / Seben |
| Deneyim Süresi | Yaklaşık 50 yıl (40'lı yaşlarında başladı) |
| Kullanılan Araç | Geleneksel Ahşap Çıkrık |
| Hammaddesi | Doğal Koyun Yünü |
| Üretilen Ürünler | Yün çorap, şalvar, pantolon, kışlık giysiler |
Günümüzde unutulmaya yüz tutan el sanatlarının başında gelen çıkrık dokumacılığı, yüksek sabır, el-göz koordinasyonu ve sürekli bir fiziksel emek gerektirir. Makineleşmenin henüz yaygınlaşmadığı dönemlerde her evin köşesinde yer alan çıkrıklar, yünün taranıp ince şeritler halinde bükülmesi esasına dayanır. Yaşlı ustanın nasır tutmuş elleriyle ahşap çarkı her döndürüşünde çıkan ritmik ses, sadece bir iplik üretim süreci değil; zamanın hızına direnen, kaybolmaya yüz tutmuş ustalık birikiminin somut bir yansımasıdır.