Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, adliye otoparkında haber takibi yaptığı sırada İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Ahmet Furkan Gülap’a fiziksel saldırıda bulunan sanıklar Fulya Törün ve Nuray Akyol hakkında toplam 2 yıl 1’er ay hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, adli sicil kayıtlarında kasıtlı suçlardan geçmiş mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında takdiri indirim uygulamazken, cezaların ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da yer olmadığına hükmetti.
Yargılamaya konu olan olay, 10 Haziran 2024 tarihinde Ankara Adliyesi yerleşkesinde gerçekleşti. Muhabir Ahmet Furkan Gülap, Şanlıurfa’daki karantina bölgesinden Ankara’ya getirilen 35 köpek hakkındaki soruşturma kapsamında tutuklanan Yaşama Tutunan Patiler Derneği Başkanı Buket Özgünlü’nün adliyeden çıkarılış anını görüntülemek üzere adliye otoparkında bulunuyordu.

Özgünlü’ye destek amacıyla alana gelen Fulya Törün ve Nuray Akyol, kamuoyunu bilgilendirme görevini yürüten Gülap’ın çekim yapmasını engellemeye çalışarak fiili müdahalede bulundu. Olay yeri tutanakları ve dava dosyasına giren güvenlik kayıtlarına göre polislerin araya girmesine rağmen yaklaşık 5 dakika boyunca devam eden arbedede Gülap darbedildi, kıyafeti yırtıldı ve vücudunda darp ile tırnak izleri oluştu.
2 sanığa 2 yıl 1’er ay hapis kararı çıktı
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 6. duruşmasında cumhuriyet savcısı; müşteki beyanları, tanık ifadeleri, adli muayene raporu ve kamera kayıtlarını esas alarak sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Sanıklar ve müdafileri, olay anında kalabalığın yarattığı kargaşada kasıt bulunmadığını savunarak beraat talep etti ve muhabirin maddi zararını giderdiklerini belirtti. Müşteki gazeteci Ahmet Furkan Gülap ise duruşmadaki beyanında, 5 yıldır adliyede görev yaptığını, saldırganlara defalarca basın mensubu olduğunu hatırlatmasına rağmen tırnaklarıyla boğazının çizildiğini, tişörtünün yırtıldığını ve boynundaki kolyenin koparıldığını ifade ederek manevi olarak da zarar gördüğünü ve şikayetinin sürdüğünü kaydetti.
Adliye yerleşkeleri gibi yargısal sürecin en gergin anlarının yaşandığı sahalarda muhabirlerin maruz kaldığı fiziki direnç, yalnızca bireysel güvenliği değil toplumun haber alma hakkını da doğrudan hedef alır. Kalabalık grupların adliye kapılarında oluşturduğu psikolojik baskı ve öfke ortamında, elinde kamera veya ses cihazı tutan bir basın emekçisinin hedef seçilmesi sahadaki haber üretimini savunmasız bırakmaktadır. Bu tür dosyalarda zararın sonradan maddi olarak karşılanması girişimlerine rağmen yargının cezayı tehir etmemesi ve infazı doğrudan işletmesi, sokaktaki gazetecinin mesleki dokunulmazlığı adına caydırıcı bir zemin oluşturmaktadır.
Mahkeme, her iki sanığın geçmişte kasıtlı suçlardan kesinleşmiş mahkumiyetlerinin bulunması sebebiyle cezalarda TCK 62 kapsamında takdiri indirim uygulamadı. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ya da erteleme kararı verilmeyen dosyada, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın tamamlanmasının ardından denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmalarına hükmedildi. Kararda ayrıca sanıkların, müşteki avukatına 45 bin lira vekalet ücreti ödemesi kararlaştırılırken istinaf yolunun açık olduğu bildirildi.