1994 yılının Şubat ayında ABD'deki bir hastanenin acil servisinde yaşananlar, tıp literatürüne en korkunç ve gizemli vakalardan biri olarak kazındı. İleri derecede rahim ağzı kanseri teşhisi bulunan 31 yaşındaki Gloria Ramirez, böbrek yetmezliği ve kardiyak aritmi şikayetleriyle acil servise kaldırıldığında, doktorlar ve hemşireler rutin bir hayatta kalma mücadelesine başladıklarını sanıyorlardı. Ancak hastanın kolundan alınan tek bir tüp kan, tüm acil servisi bir anda biyolojik bir karantina alanına çevirdi.
Şırıngadaki Tuhaflık: Amonyak Kokusu ve Yağlı Kristaller
Ramirez’i stabilize etmek amacıyla uygulanan ilk müdahalelerin ardından, durumunun ağırlaşması üzerine kan tahlili yapılmasına karar verildi. Hastadan kan alan hemşire Susan Kane, enjektörü çeker çekmez odada keskin ve ağır bir amonyak kokusu belirdiğini fark etti.
Sadece koku değil, alınan kanın yapısı da normalden oldukça farklıydı. Tüpteki kanda yağ benzeri parçacıklar ve garip kimyasal kristalleşmeler göze çarpıyordu. Durumun anormalliğini fark eden ekip, kan örneğini incelemek üzere birbirine aktarırken acil serviste akılalmaz bir zincirleme reaksiyon patlak verdi.
Dominos Etkisi: Sağlık Çalışanları Birer Birer Devrildi
Kan tüpünün açılmasıyla birlikte ilk olarak hemşire Kane yüzünde şiddetli bir yanma hissettiğini belirterek olduğu yere yığıldı. Ona yardıma koşan ve hastanın başucunda bulunan Dr. Julie Gorchynski ile solunum terapisti Maureen Welch de dakikalar içinde ağır belirtiler göstermeye başladı. Nefes darlığı, şiddetli mide bulantısı ve kontrolsüz kas spazmları yaşayan sağlık personeli birer birer şuurunu kaybetti.
Kısa sürede 23 acil servis çalışanı kandan sızan zehirli gaz benzeri etkiler nedeniyle fenalaştı. Hastane yönetimi acil servisi derhal tahliye etmek zorunda kaldı.
Yoğun Bakım Krizine Dönüşen Müdahale
Etkilenen çalışanların büyük bir kısmı acil gözlem altına alınırken, durumu ağır olanlar yoğun bakıma kaldırıldı. Olayın en ağır mağdurlarından Dr. Julie Gorchynski, haftalarca hastanede tedavi gördü ve doku yıkımına bağlı olarak kemik nekrozu yaşadı. Bütün bu kaosa neden olan 31 yaşındaki Gloria Ramirez ise yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen aynı gece yaşamını yitirdi.
Olayın ardından yürütülen adli ve tıbbi incelemeler, Ramirez'in vücudundaki kimyasal bileşiklerin nasıl zehirli bir gaza dönüştüğünü tam olarak netleştiremedi. Gloria Ramirez, tıp dünyasında "Zehirli Kadın" lakabıyla anılmaya ve vaka bilimin en büyük faili meçhul gizemlerinden biri olmaya devam ediyor.