Hantavirüs ve UFO olayları Trump’ın başarısızlığını değiştirme algısı mı?
Hantavirüs vakaları ve Pentagon’un UFO açıklamasının, Trump’ın İran’da yaşadığı başarısızlığı örtme çabalarına etkisini değerlendiren Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak, “UFO meselesinde dişe çok dokunur, ortada net, gerçekliği ispatlayacak henüz bir şeyler olmadığını izliyor olmakla beraber; bununla ilgili başka şeylerin de yayınlanacağının söyleniyor oluşu, bu tarafı sıcak tutma çabaları, aynı şekilde bu yeni virüs meselesiyle alakalı açıklamalar, ‘daha önceki kapanma süreci gibi yeni bir süreci mi tetikleyecek?’ gibi bir korku ikliminin halka yine yavaş yavaş işleniyor oluşu, varoluşsal bir tehdit aslında varmış gibi bunun tekrar yeniden anlatılıyor olma durumu, bunların hepsi Trump'ın şu çözümsüz dönemi bir şekilde makyajlayıp halkın odağını başka yerlere çekmesine yarayacak meseleler.” dedi.
İşgalci İsrail GKRY’den neden toprak veya gayrimenkul satın alıyor?
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden (GKRY) Avrupa Parlamentosu (AP) bağımsız Milletvekili Fidias Panayotu, Güney Kıbrıs’ta son yıllarda gayrimenkul ve arazi geliştirme sektörlerinde yabancı yatırımların arttığını, İsraillilerin ise önde gelen yatırımcılar olduğuna dikkat çekti.
Google kayıtları ele verdi: Gülistan Doku adım adım izlenmiş!
Tunceli'de 6 yıl sonra raftan indirilen Gülistan Doku dosyasında "cinayet" şüphesiyle düzenlenen operasyonlarda aralarında Zeinal Abarakov, eski Vali Tuncay Sonel ve hastane başhekiminin de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı. Dijital incelemelerde Doku’nun telefonunun Rusça komutlarla takip edildiği belirlendi.
İşgalci İsrail’den Bney Menaşe Yahudilerini Filistin’e yerleştirme hamlesi!
İşgalci İsrail’in, Hindistan’daki Bney Menaşe Yahudilerini Filistin’e yerleştirme hamlesini yorumlayan Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “Yapılan iş, İsrail'in 1948'den bu yana sürdürdüğü yerleşimci sömürgeci projenin kategorik olarak farklı bir aşamaya geçmesi değil, aynı projenin farklı araçlarla, farklı coğrafyalardan beslenerek devam ettirilmesidir. İsrail devletinin kuruluşu, başından itibaren dünyanın dört bir yanından Yahudi nüfusu Filistin topraklarına taşıma projesine dayanmaktadır.” dedi.
BAE’nin OPEC’ten ayrılması hangi krizleri doğurur?
BAE’nin, OPEC’ten ayrılma kararının meydana getireceği krizler hakkında değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Dr. Sinan Bayraktar, “En olası krizler olarak OPEC otorite krizi kapıda görünüyor. Bunun yaratacağı tetikleme sonucu başka üyeleri de kota disiplinini sorgulamaya iter. Riyad bunu kendi enerji liderliğine meydan okuma olarak görebilir.” dedi.
Almanya olası Rusya saldırısına karşı savunma hazırlığında!
Almanya’nın, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez hazırladığı askeri strateji belgesinde Rusya’ya dikkat çekmesini değerlendiren, Altınbaş Ünv. Öğ. Üy. / ASAM Bşk Dr. Eray Güçlüer, “Almanya, Rusya’ya karşı savaş hazırlığında değil. Rusya’nın, olası saldırısına karşı savunma hazırlığında. Yoksa Almanya, Rusya’ya savaş açma niyetinde değil. Ama biliyor ki Rusya eninde sonunda Almanya’ya gelecek. O yüzden şimdiden savunma hazırlığı yapıyor.” dedi.
Lübnan “Yeni Gazze” mi olacak?
İşgalci İsrail’in, Lübnan’a yönelik saldırı ve soykırım girişimlerinin; Lübnan’ın “Yeni Gazze” olma olasılığını yorumlayan Dr. Tuba Yıldız, “İsrail, Filistin için düşündüğünü güney Lübnan için de düşünüyor ancak Lübnan ve Filistin farklı siyasal konjonktüre sahip. Bununla birlikte eğer Lübnan’da bir iç savaş çıkarmayı başarırsa; güney Lübnan’ın Gazzeleşmesi çok daha kolay olacak.” dedi.
Trump Hürmüz Boğazı’na abluka kararı ile neyi amaçlıyor?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka kararındaki amacının; ülkesinin ve kendisinin yaşadığı tüm zararları karşılamaya dönük bir hamle olduğunu dile getiren AÜSSAM Müdürü Dr. Yusuf Bahadır Keskin, “Tahran'ın, Hürmüz Boğazı'nı ABD ve müttefiklerine kapatıp kendi yanında duran veya tarafsız kalan aktörlere açma politikası var. Tahran yönetiminin, buna karşılık vermek, “Ben kullanamıyorsam siz de kullanamazsınız” diyerek karşı blok üzerindeki baskıyı arttırmak, bir baskı inşa etmek amacı var. Yani buradan İran riyaliyle veya Çin yuanı ile petrol-doğalgaz alıp götürmek isteyen ticari unsurlara müdahale edilecek muhtemelen temel amaç bu.” dedi.
ABD ile İran arasında kalıcı ateşkes olacak mı?
ABD ile İran arasında gerçekleşen 15 günlük ateşkes kararının kalıcılığı üzerine değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, “Amerika ile İran arasındaki kalıcı ateşkes ya da barış pratikte uygulanabilir yanlarıyla beraber; ideolojik olarak iki tarafın birbirine bakış açısı, varoluşsal farklılıkları nedeniyle henüz ilk aşamada çok gerçekçi gözükmüyor. Ama barışın konuşulabilmesi için bu ateşkes sürecinin doğru ve etkin yürütülmesi de oldukça önemli.” dedi.
Hürmüz Boğazı’nın ABD-İran Savaşı’ndaki etkisi nedir?
Hürmüz Boğazı’nın, ABD-İran Savaşı üzerinde oluşturduğu etkiyi değerlendiren Uluslararası Kriz Araştırmaları Merkezi (USKAM) Başkanı Prof. Dr. İsmail Şahin, “Hürmüz Boğazı krizi, bu krizin en somut askeri ve ekonomik sahası haline gelmiştir; çünkü boğazın fiilen kapanması küresel enerji arzının %20’sini tehdit ederek petrol fiyatlarını 115 dolar seviyelerine tırmandırmıştır. İran’ın boğazdaki stratejik adaları (Ebu Musa, Tunb adaları) askerileştirmesi, bölgeyi bir mayın tarlasına ve füze bataryalarıyla korunan bir geçit noktasına dönüştürerek ABD’nin askeri üstünlüğünü test etmektedir.” dedi.
Babalarını katleden iki kardeş tutuklandı
Kırıkkale’de aile içi şiddet nedeniyle çıktığı öne sürülen tartışmada babalarını balta ve bıçakla öldüren iki kardeş, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Japonya üslerine neden uzun menzilli füzeler konuşlandırdı?
Japonya’nın, caydırıcılık ve müdahale kabiliyetlerini artırmada önemli rol oynayacağı gerekçesiyle, Camp Kengun ile Shizuoka eyaletindeki Camp Fuji üslerine 1000 KM menzilli füze konuşlandırma kararını değerlendiren Ankara Üniversitesi Asya-Pasifik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (APAM) Müdürü Prof. Dr. Ali Merthan Dündar, “Bizim uzun zamandır tahmin ettiğimiz ama Japonya'nın biraz kendi kamuoyuna da göre hareket ederek yavaş yavaş, adım adım yürüttüğü silahsızlanmayı terk etme düşüncesinin somut adımları bunlar. Japonya belki Çin'i doğrudan, söylemese de belki Kuzey Kore'yi bahane ediyor. Ama bunu izah ediyor, açıklıyor. Ama bunun dışında bir de Rusya var.” dedi.
Trump İran’a yönelik nükleer tehdit meselesini neden gündemde tutuyor?
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara karşılık İran da hem savunma hem de saldırıya dönük hamlelerini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump ise İran saldırılarında nükleer altyapı ve nükleer tesislere saldırı kartını tehdit unsuru olarak kullanıyor. Amerikan uçakları da geçtiğimiz günlerde İran'ınNatanznükleer tesisini vurdu.
İran ile ABD arasında ateşkes olacak mı?
İran ile ABD arasında devam eden çatışmaların ateşkese dönüşme durumunu değerlendiren İRAM Araştırmacısı Oral Toğa, “Kısa vadede kapsamlı bir ateşkesin sağlanması güçtür. Tarafların talepleri arasında köprü kurulması zor bir mesafede bulunmaktadır. ABD nükleer programın kalıcı tasfiyesini ve boğazın koşulsuz açılmasını isterken İran savaş tazminatı, egemenlik güvenceleri ve tüm cephelerde çatışmanın durdurulmasını talep etmektedir.” dedi.
Trump İran’da kaybeden taraf mı oldu?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik enerji santralleri ve enerji alt yapısına yapılacağını söylediği saldırıları erteleme kararının; Trump’ın İran’da kaybetme durumu olarak değerlendirilmesini yorumlayan Doç. Dr. Merve Suna Özcan, “Trump, taktik düzeyde askeri üstünlük gösterebilir; fakat mevcut aşamada stratejik ve siyasi üstünlüğü kesinleştirmiş değildir. Süreç hâlâ çok katmanlı, çok aktörlü ve yüksek maliyetli bir kriz olarak devam etmektedir. Ancak en önemli husus şudur: Sivil kayıpların yaşandığı bir savaşta gerçek anlamda bir kazanan yoktur. Bu gerçeğin özellikle altını çizmek gerekir. Çünkü stratejik hesaplar, askeri başarılar ve jeopolitik kazanımlar ne olursa olsun, insan hayatının kaybı bu tür çatışmaları nihai olarak bir “başarı hikâyesi” olmaktan çıkarmaktadır.” dedi.
Trump İran’da kaybeden taraf mı oldu?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik enerji santralleri ve enerji alt yapısına yapılacağını söylediği saldırıları erteleme kararının; Trump’ın İran’da kaybetme durumu olarak değerlendirilmesini yorumlayan Doç. Dr. Merve Suna Özcan, “Trump, taktik düzeyde askeri üstünlük gösterebilir; fakat mevcut aşamada stratejik ve siyasi üstünlüğü kesinleştirmiş değildir. Süreç hâlâ çok katmanlı, çok aktörlü ve yüksek maliyetli bir kriz olarak devam etmektedir. Ancak en önemli husus şudur: Sivil kayıpların yaşandığı bir savaşta gerçek anlamda bir kazanan yoktur. Bu gerçeğin özellikle altını çizmek gerekir. Çünkü stratejik hesaplar, askeri başarılar ve jeopolitik kazanımlar ne olursa olsun, insan hayatının kaybı bu tür çatışmaları nihai olarak bir “başarı hikâyesi” olmaktan çıkarmaktadır.” dedi.
ABD İran Savaşı’nın krlı çıkanı Rusya mı oldu?
ABD ile İran arasında gerçekleşen savaşta Rusya’nın kârlı çıkma durumunu yorumlayan Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sinem Ünaldılar, “Rusya’nın savaştan karlı çıktığı kesin. Aslında Rusya-Ukrayna Savaşı öncesinde Rusya ve İran birlikte Esad rejimine destek verirken Ortadoğu’da ABD’nin aleyhine işleyen biçimde güçlenmiş durumdaydılar. Ancak Esad döneminin sona ermesi, Suriye’de Şara rejiminin inşası ve Ukrayna Savaşı Rusya’nın ilgisinin görece olarak Ortadoğu’dan çekilmesine neden olmuştu. Bugün gelinen noktada ise Moskova kendisini diplomatik bir arabulucu olarak konumlandırırken bir yandan da küresel petrol fiyatlarındaki artışın kendine sağladığı avantajdan faydalanıyor.” dedi.
ABD İran’a kara harekâtı yapacak mı?
ABD’nin, İran’a yönelik kara harekâtı düzenleme olasılığını değerlendiren DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman, “ABD’nin bölgeye yığdığı deniz piyadeleri, özel kuvvetler ve kara unsurlarından müteşekkil ordu, bir kara harekâtına hazırlık yapıyormuş gibi gösteriyor. Fakat İran’a karşı ABD’nin tek başına veya İsrail ile doğrudan bir işgal operasyonuna yönelik kara harekâtı yapması çok mümkün görünmüyor.” dedi.
Çin ABD-İran Savaşına dahil olacak mı?
Çin’in, ABD-İran Savaşı’na dahil olma durumunu yorumlayan Öğretim Görevlisi Dr. Diren Doğan, “Pekin yönetiminin doğrudan askeri müdahaleye dayalı riskli angajmanlardan sistematik biçimde kaçınma eğiliminde olduğu görülmektedir. Çin, tarihsel olarak kendisine yönelik doğrudan ve varoluşsal bir tehdit oluşmadıkça askeri çatışmaya girme yerine ekonomik, ticari ve finansal karşılıklı bağımlılık ilişkileri kurarak stratejik manevra alanını korumayı tercih eden bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, Pekin’in uluslararası sistemde nüfuzunu genişletirken aynı zamanda yüksek maliyetli askeri çatışmalardan uzak durma stratejisiyle de uyumludur.” dedi.
Kadınlar çiçek değil, eşitlik istiyor! 8 Mart mottomuz: Peki ya 9 Mart?
Yanındayız Derneği Başkanı Selen Okay Akçalı, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, eşitlik mücadelesinin sürekliliğini hatırlatan güçlü bir çağrı olduğunu söylüyor: Asıl soru, 9 Mart’ta neyin değiştiği.
İran dini liderliği için ismi geçen Mücteba Hamaney neden önemli?
İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, ABD ve İşgalci İsrail saldırısı sonucu öldürmesinin ardından yeni dini lider olarak adı geçen adaylardan biri olan Mücteba Hamaney’in isminin, dini liderlik için bugün ortaya çıkan bir durum olmadığını ve Mücteba Hamaney’in önemine dikkat çeken İran Araştırmacısı Ali Şahin, “Mücteba Hamaney, babasının fiili gölgesi durumunda olmuştur. 20 yıldır Rehberlik Ofisi’ni fiilen o yönetmiştir. Karar mekanizmalarında etkili olmuştur. Atamalar, istihbarat, para akışı ve güvenlik operasyonları büyük ölçüde onun kontrolünde olmuştur.” dedi.
İran Körfez ülkelerini vurarak neyi amaçlıyor?
İran’ın, ABD ve İşgalci İsrail tarafından uğradığı saldırının ardından, misilleme olarak işgalci İsrail başta olmak üzere ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırılardaki amacını yorumlayan Katar Lusail Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Mazhar Şahin, “Aslında İran’ın amacı Körfez ülkelerinde Amerika’nın varlığını ortadan kaldırmak. Çünkü İran, Amerika’yı kendisine bir tehdit olarak görüyor. İsrail ile kendi başına başa çıkabileceğini düşüncesinde.” dedi.
İngiltere GKRY’deki üslerini ABD’ye neden açtı?
ABD-İsrail-İran saldırıları devam ederken, İngiltere’nin GKRY’de bulunan üslerini ABD’ye açma nedenlerini yorumlayan Av. Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, “İngiltere, üsleri açtığı andan itibaren Kıbrıs öne çıktı. Kıbrıs üzerinden Batılı ülkeler Kıbrıs’ta silahlanmayı meşrulaştırmaya ve artırmaya yöneldi. Sadece Kıbrıs değil, Yunanistan da adalara füzeler yerleştirmeye odaklandı. Bu şekilde adada Kıbrıs üzerinden Türkiye’ye karşı çerçeveleme ve kuşatma stratejisi İran üzerinden sahaya görülmeden öne sürülmek istendi.” dedi.
Okullarda ders var mı, öğretmenler ne zaman ders başı yapacak?
Okullarda ders var mı, öğretmenler ne zaman ders başı yapacak? 3 Mart’ta öğretmenler neden ders bıraktı, okullar tam gün mü yarım gün mü tatil? MEB açıklaması ve son durum.
İran’da Hamaney sonrası ne olacak?
İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, ABD ve işgalci İsrail tarafından düzenlenen saldırı sonrası öldürülmesinin ardından İran’da yaşanacaklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali, “Ali Rıza Arafi’nin Anayasa Koruyucular Konseyi üyeleri arasından Konseye atanması Ali Hamaney sonrası döneme dair ipuçları vermektedir. Siyasi tarihinin en karanlık dönemini yaşayan İran için Ali Hamaney sonrası birkaç senaryo ön plana çıkmaktadır. İran rejiminin teşkilat yapısı dikey değil yatay bir örgütlenme modeli üzerine kurulu. Bu sebeple, sistem içerisindeki koordinasyon devam etmekle birlikte Liderlik anlamında ciddi sorunlar ortaya çıkabilecektir.” dedi.