Diplomatik temaslarının ardından kameraların karşısına geçen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel gündemi sarsacak değerlendirmelerde bulundu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile gerçekleştirdiği Ukrayna zirvesinin hemen sonrasında basın mensuplarına konuşan Rubio, Washington'ın dış politika stratejilerine dair kritik mesajlar paylaştı.
İran'a Yönelik Yaptırım ve Baskı Hattı Sertleşiyor
Orta Doğu'da tırmanan gerilime ve İran ile süregelen çatışmalara değinen Rubio, Tahran yönetiminin diplomasi kanallarını tıkadığını savundu. İran'ın mevcut şartlarda bir anlaşmaya varma niyetinde olmadığını öne süren ABD Dışişleri Bakanı, baskı politikalarının dozajının artırılacağını vurguladı. Rubio, Tahran'a yönelik tutumlarını "İran bir uzlaşıya hazır değil. Bunun karşılığında ağır bir bedel ödeyecekler. Akılları başlarına gelene kadar bu bedel her geçen gece daha da katlanacak" sözleriyle özetledi.
Bölgedeki vekalet savaşlarına da dikkat çeken Rubio, Yemen'deki Husi hareketine çağrıda bulundu. Husilerin İran tarafından yönlendirildiğini iddia eden Bakan, "İran tarafından kandırıldılar. Umuyorum ki durumun farkına varıp gerilimi tırmandırmaktan vazgeçerler" ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile Nükleer Ortaklık ve Küba Tartışması
Orta Doğu diplomasisinde Suudi Arabistan'ın rolüne övgüler yağdıran Rubio, Riyad yönetimini stratejik bir müttefik olarak tanımladı. Suudi Arabistan ile varılan nükleer anlaşmanın arkasında duran ABD Dışişleri Bakanı, atılan bu adımın bölgesel istikrar ve küresel dengeler açısından oldukça mantıklı ve doğru bir karar olduğunu dile getirdi.
Açıklamalarının devamında Latin Amerika eksenine geçen Rubio, Küba yönetimini sert bir dille hedef aldı. Havana'daki rejim liderlerinin ülkeyi yönetme becerisinden yoksun olduğunu iddia eden Rubio, Küba halkının özgürlük ve refah içinde yaşamayı hak ettiğini ifade etti. Mevcut yönetim anlayışının devam etmesi halinde ülkenin bir geleceğinin olamayacağını savunarak Havana yönetimine yüklendi.