Washington ile Tahran arasında son bir aydır tırmanan gerilimin ardından gözler bugün Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılacak kritik görüşmeye çevrildi. Taraflardan gelen açıklamalar sınırlı kalırken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un müzakerelere katılması bekleniyor. Görüşme, Haziran 2025’te İran-İsrail arasında yaşanan çatışmalar sonrası iki ülkenin ilk yüz yüze teması olacak.
ABD-İran görüşmesi bugün neden kritik?
İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı başta olmak üzere artan bölgesel tansiyonun düşürülmesi amacıyla bugün Umman’da bir araya geliyor. Bu buluşma, İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve ABD’nin İran’daki bazı nükleer tesisleri hedef almasının ardından, tarafların yeniden diplomasi zeminine dönüp dönemeyeceğini göstermesi açısından kritik önem taşıyor.
Haziran 2025’te İsrail’in İran’a karşı başlattığı ve 12 gün süren çatışmalar, bölgede dengeleri değiştirmişti. Bu süreçte İran’ın hava savunma altyapısı büyük ölçüde zarar görürken, balistik füze kapasitesi de hedef alınmıştı. ABD’nin askeri müdahalesi ise Washington-Tahran hattındaki tansiyonu en üst seviyeye taşımıştı.
Haziran 2025’ten sonra ilk temas
Bugünkü görüşme, Haziran 2025’ten bu yana ABD ile İran arasında yapılacak ilk doğrudan temas olacak. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 2 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Tahran’ın diplomasiye açık olduğunu ancak bunun “baskı ve tehdit” ile bağdaşmayacağını vurgulamıştı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Trump yönetiminden gelen müzakere mesajlarının değerlendirildiğini ve sürecin başlatılması için Arakçi’ye yetki verildiğini açıklamıştı. Bu açıklamalar, Maskat’taki görüşmenin önünü açan en önemli adımlar arasında yer aldı.
Görüşmeler öncesinde detaylar sınırlı
Bugün yapılacak ABD-İran görüşmesinin kapsamı ve formatı konusunda net bilgiler paylaşılmış değil. İran devlet ajansı IRNA’ya göre Arakçi, gece saatlerinde Maskat’a çok sayıda diplomatla birlikte ulaştı. Görüşme öncesinde İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yakın isimlerden de destek mesajları geldi.
Hamaney’in üst düzey danışmanlarından Ali Şemhani, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Arakçi için, “En üst karar alma ve askeri istihbarat düzeylerinde yetkin, stratejik ve güvenilir bir müzakereci” ifadelerini kullandı.
ABD tarafında ise görüşmelere, Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen Steve Witkoff’un liderlik etmesi bekleniyor. Amerikan basınında yer alan bilgilere göre, Trump’ın damadı Jared Kushner’in de Witkoff’a eşlik edebileceği öne sürülüyor. Witkoff’un, Umman öncesinde Abu Dabi ve Katar’da temaslarda bulunduğu belirtiliyor.
Nükleer program masanın merkezinde
Tahran yönetimi, Maskat’taki görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olmasını istiyor. İranlı yetkililer, balistik füze kapasitesi ve bölgesel faaliyetlerin müzakere konusu yapılmasına mesafeli yaklaşıyor.
Buna karşılık bölgesel diplomasi trafiği de hız kazanmış durumda. Al Jazeera’nın aktardığına göre, Mısır, Türkiye ve Katar’dan diplomatlar, İran’a şu başlıkları içeren bir çerçeve öneri sundu:
Üç yıl boyunca uranyum zenginleştirmenin durdurulması
Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması
Balistik füzelerin “ilk kullanımından kaçınılacağına” dair güvence verilmesi
Bu önerilerin bugün Maskat’ta masaya gelip gelmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
ABD’den daha geniş kapsam vurgusu
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kalıcı ve anlamlı bir anlaşma için yalnızca nükleer programın yeterli olmayacağını savundu. Rubio, gazetecilere yaptığı açıklamada, balistik füze kapasitesi, İran’ın bölgedeki silahlı gruplara verdiği destek ve ülke içindeki insan hakları durumunun da ele alınması gerektiğini söyledi.
Rubio, “Bu başlıklar olmadan yapılacak bir anlaşmanın kalıcı olacağına inanmıyorum. Yine de diplomasi şansını deneyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Maskat’tan çıkacak mesaj bekleniyor
Bugünkü ABD-İran görüşmesi, doğrudan bir anlaşma beklentisinden çok, tarafların yeniden müzakere zeminine dönüp dönmeyeceğini gösterecek bir temas olarak değerlendiriliyor. Görüşmeden çıkacak ilk mesajlar, hem Orta Doğu’daki güç dengeleri hem de küresel diplomasi açısından yakından takip edilecek.